Danıştay 8. Daire, motorlu taşıyıcı kooperatifi üyesine tahditli taşımacılıkta eşitlik ilkesi ve bağlayıcı yargı kararları doğrultusunda ABB yetki belgesi verilmesi talebini inceliyor.
Özet: Davacı, tahdit uygulamasının getirildiği tarihte murisinin kooperatif üyeliğinin devam etmesi ve diğer emsal üyelere tanınan haklardan eşitlik ilkesi gereği yararlanması gerektiği iddiasıyla, kendisine ABB yetki belgesi verilmemesine dair UKOME kararının iptalini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, davacının talebini haklı bularak iptal kararını vermişken, Bölge İdare Mahkemesi davacının emsal Danıştay kararının tarafı olmaması ve önceki benzer başvuruların reddedilmiş olması gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararından ayrışan bir hüküm kurmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...MÜDAHİL (DAVALI YANINDA)
: ... KooperatifiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: : S.S. 46 Numaralı Yeni Çolaklı ve Çevresi Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi üyesi olduğu yargı kararıyla belirlenen davacı tarafından, aynı durumdaki diğer kooperatif üyeleri hakkında önceki yargı kararları doğrultusunda verilen ABB yetki belgesinin tarafına da verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair UKOME Genel Kurulunun ... tarih ve .../... sayılı kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:...... K:... sayılı kararda; Manavgat Belediye Başkanlığınca 2006 yılında, SS. 46 Nolu Yeni Çolaklı ve Çevresi Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine kayıtlı (41) kırk bir adet ticari minibüs dahil olmak üzere Manavgat belde ve köylerine taşımacılık faaliyetinde bulunan tüm ticari (toplam 349) minibüslere hiçbir ayrım yapılmaksızın plaka tahdidi getirildiği ve çalışan tüm araç sahiplerine ticari plaka verildiği, davacının murisi...'e ve bu tarih itibariyle kooperatif üyeliğinden çıkartılmış olan kooperatif üyelerine ticari plaka verilmediğinin anlaşıldığı, kooperatif üyeliğinden çıkartılma işleminin yerinde olmadığının Mahkeme kararıyla tespitinden sonra kooperatif üyeliğinden çıkartılan kişiler tarafından çeşitli tarihlerde taşımacılık izni verilmesi istemiyle davalı idareye başvurularda bulunulduğu ve bu başvuruların reddi üzerine davaların açıldığı ve açılan bu davalarda ilk başta davanın reddine karar verildiği, ancak ilerleyen süreçte bazı kooperatif üyeleri tarafından bu kez, başka kooperatif üyelerince açılan davalar sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2018 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararıyla yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı ve anılan kararın eşitlik ilkesi gereğince kendilerine de uygulanması gerektiği bahsiyle aynı istemle yeniden davalı idareye başvurdukları, başvurularının haklarında daha önce tesis edilen yargı kararı ve gerekçeleri dikkate alınarak reddedildiği, bu işlemlere karşı açılan davalarda ise, tahdit uygulamasının getirildiği tarihte kooperatif üyeliği devam ettiği anlaşılan kişilere eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri uyarınca tahdit kapsamında faaliyetlerine izin verilmesi gerektiğinin belirtildiği ve taşımacılık izni verilmemesine ilişkin işlemlerin iptaline karar verildiği, söz konusu bu kararlardan da anlaşılacağı üzere, bahsi geçen kooperatif üyeliğine bağlı taşımacılık izni alınabilmesi için tahdit uygulamasının getirildiği tarihte kooperatif üyeliğinin devam etmesinin yeterli olduğu, bu bakımdan davacının durumu değerlendirildiğinde, tahdit uygulamasının getirildiği tarihte davacının murisi ...'in kooperatif üyesi olduğu, kooperatif üyeliğinin hiçbir şekilde sonlandırılmadığı, yani kooperatif üyeliğinin hiçbir şekilde kesintiye uğramadığı ve davacının da murisi ...'e ait kooperatif üyelik ve haklarını alarak kooperatif üyesi olduğu göz önüne alındığında, Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlayıcı niteliği bulunan yargı kararlarına uygun olarak ve Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen kanun önünde eşitlik ilkesi uyarınca davacının da, murisi ...'in üyeliği nedeniyle tahdit uygulamasınının getirildiği tarih itibarıyla kooperatif üyeliği şartını taşıdığı ve idarenin de buna uygun olarak işlem tesis etmek zorunda olduğunun kabulü gerektiği, aynı konuya ilişkin bu doğrultuda yargı kararları da verildiği ve davacı dışında bir kısım kooperatif üyelerine tahdit kapsamında faaliyetlerine izin verildiği, tahdit uygulamasının getirildiği tarihte kooperatif üyeliğinin devam ettiği anlaşılan davacının taleplerinin de, kooperatife kayıtlı tüm taşımacılık faaliyetinde bulunanların tahdit kapsamında faaliyetlerine izin verildiği göz önüne alınarak eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri uyarınca kabul edilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu UKOME Genel Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında; her ne kadar davacı tarafından Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2018 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararıyla yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı iddia edilse de; davacının bahsi geçen davanın tarafı olmadığı, bir kısım davacılar tarafından dava konusu başvuru öncesinde aynı istemle yapılan başvurunun reddine dair UKOME kararına karşı açılan davada ... İdare Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, bu karardaki gerekçeler de dikkate alındığında, davalı idarenin taşımacılık yapan kooperatiflere üye sayısı kadar araç ile taşımacılık yapma hakkı vermekte zorunlu olduğuna dair mevzuatta herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, aksi durumun kabulü halinde ise, ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlama ve koordinasyonunu sağlama yetki ve sorumluluğunun Ulaşım Koordinasyon Merkezi'ne ait değil de, kendilerine 6360 sayılı Kanun öncesinde belirlenen güzergahlarda İl Trafik Komisyonu Başkanlıkları ile belirli sayıda araç ile taşımacılık yapma hakkı verilen ve genel kurul kararı uyarınca Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan koşullar dahilinde sınırsız sayıda üye kaydı yapabileceği açık olan kooperatiflere ait olacağı, belirlenen güzergahta ilave olarak taşımacılık faaliyeti gerçekleştirmesine ihtiyaç duyulan bir yoğunluk bulunmaması nedeniyle kesinleşmiş yargı kararları gözetilmek suretiyle hareket edildiği anlaşılmakla, başvurunun reddine dair tesis edilen dava konusu UKOME Genel Kurulu kararında hukuka aykırılık, aksi yönde verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu ... İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
: Davalı idare ve müdahil Kooperatif tarafından, davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:İLGİLİ MEVZUAT
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları; (d) bendinde ise, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Uyuşmazlık; Kooperatifi üyesi olduğu yargı kararıyla belirlenen davacı tarafından, aynı durumdaki diğer kooperatif üyeleri hakkında önceki yargı kararları doğrultusunda verilen ABB yetki belgesinin tarafına da verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair UKOME kararından kaynaklanmakta olup, dava konusu işlemin mevcut taşımacılık faaliyeti bulunmayan davacının süregelen ticari faaliyetinin engellenmesi sonucunu doğuran bir yönü bulunmadığı dikkate alındığında temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesi'nin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu sonucuna varıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, █████/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.