Kooperatif Genel Kurul kararına aykırı olarak yönetim kurulu tarafından yetki aşılarak bedelsiz devredilen taşınmazlar için açılan tapu iptali ve tescil davası.
Özet: Davacı kooperatif, eski yönetim kurulu üyelerinin, genel kurulun site yönetimi için kurulacak bir işletme kooperatifine belirli şartlar ve davacı kooperatifin uzantısı olması koşuluyla taşınmazların bedelsiz devri yetkisini kötüye kullanarak, kendi özel işletmeleri gibi kurdukları davalı kooperatife değerli taşınmazları hukuka aykırı ve sebepsiz yere devrettiği iddiasıyla, söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve kendi adına tescili için dava açmıştır.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
: Tapu İptali ve Tescil
ASIL DAVA TARİHİ
:█████/2012
Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden ;
DAVA
: Tapu İptali ve Tescil
DAVA TARİHİ
:█████/2017
Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyası yönünden ;
DAVA
: Tapu İptali ve Tescil
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2025
DAVA
: Istanbul Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı uyarınca mahkememize gelen dava dilekçesi ile , davacı kooperatifin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde kayıtlı olduğunu, 1977 yılında binlerce küçük ve orta ölçekli kuru ... tarafından toplu iş yeri yapı kooperatifi olarak kurulduğunu, ve halen faaliyette olduğunu, tasfiyeye girmediğini, ortaklarının büyük bir kısmına iş yerlerinin teslim edilmiş olmasına rağmen halen iş yerlerini almayan ortakları bulunduğunu, davalı kooperatifin ise , davacı kooperatifin 28/4/2007 tarihli olağan genel kurul gündeminde 9. Sırada yer alan gündem konusu karara dayalı olarak yine davacı kooperatifin üyelerinin ortaklığında kurulması kararlaştırılan bir kooperatif olması gerekirken , genel kurulun verdiği yetkiden sapılarak, 2007 yılında davacı kooperatifin yönetim ve denetim kurulunu teşkil eden toplam 19 kişi tarafından 23/8/2007 tarihinde adeta kendi aralarında bir özel işletme gibi kurulan işletme kooperatifi olduğunu, davacı kooperatifi kuran ve yöneten kişilerin aynı tarihte davalı kooperatifinde yönetim ve denetim kurulu üyeliklerini yaptıklarını, İstanbul Ticaret Sicili Gazetesinin 17/5/2007 tarih ve ... sayılı nüshasında 613.sayfasında yayımlanan davacı kooperatifi 28/4/2007 tarihinde olağan genel kurulu toplantı tutanağının gündemin 9.sırada, davacı yapı kooperatifin henüz ortaklarının tamamını dükkan yapıp teslim edemediğinden kanunen tasfiyeye girememesi nedeniyle fakat bitirilip teslim edilen dükkanlar bakımından sitenin yönetilmesi ihtiyacı karşısında yine davacı kooperatifin ortaklarının ortaklığında ayrı bir site işletme kooperatifi kurulmasında ve sitenin yönetilmesi konusunda da kurulacak bu işletme kooperatifinin yetki devri yapılmasını karar verildiğini, yine aynı gündemde kurulacak işletme kooperatifinin davacı kooperatife ortak yapılması ve yine davacı kooperatifin ortaklarının da işletme kooperatifinde ortak olması koşulu ile , davacı kooperatifin mülkiyetinde bulunan dava dilekçesinde ada ve parsel numaraları yazılan yerlerle birlikte 20619 parselde mukim ve o dönemde idare binası olarak kullanılan C-28 Blok bürolarının yukarıdaki şartlar dahilinde işletme kooperatifine tahsisi ve bedelsiz devri için dönemin yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiğini, davacı kooperatif mal varlığı içinde önemli bir değere karşılık gelen taşınmazların davacı kooperatifin uzantısı olarak kurulması planlanan davalı kooperatife tahsisen-bedelsiz devredilmek suretiyle davacı kooperatifin ortaklarına hizmet verilmesinin karara bağlandığını, ancak , kendisine yetki verilen dönemin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin sadece kendilerinden oluşan 19 kişinin kurucu ortaklığında davacı kooperatiften tamamen bağımsız ve kopuk ayrı bir işletme kooperatifi kurduklarını ve verilen yetkiyi de amacı dışında kullanılarak kendi kurdukları bu kooperatife dava konusu taşınmazları bedelsiz şekilde devrettiklerini, taşınmazların davacı kooperatifin ve ortaklarına mal varlıklarının bu şekilde sebepsiz ve hukuka aykırı olarak el değiştirdiğini, yönetim kurulu üyelerinin █████/2010 tarihli genel kurulunda ibra edilmeyerek, yeniden seçilmeyerek görevlerinden uzaklaştırıldığını, hatta davacı kooperatifin dahi evrak ve defterlerini teslim etmediklerini bu nedenle bir çok davalar açıldığını, bu sırada mahkeme vasıtasıyla ele geçirilen defterlerin incelenmeye alındığını, 2004-2010 yılları arasındaki yönetim kurulu karar defterleri incelendiğinde, yukarıda anlatılan bedelsiz taşınmaz devrinin tespit edildiğini, bunun üzerine davacı kooperatif genel kurulunun toplantıya davet edilerek, 02/7/2011 tarihinde genel kurulun bilgilendirildiğini, aynı toplantıda genel kurul tarafından "amacı dışında yetki aşılarak devredilen taşınmazlar için tapu iptali ve tescil davası açılması ve 28/4/2007 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda yetki devri ile devredilen site yönetiminin davacı kooperatife geri iade edilmesi " için davacı kooperatifin yeni yönetiminin oy birliği ile görevlendirildiğini, davalı kooperatiften bilgi talep edildiğini, ancak taleplerinin reddedilmesi üzerine site yönetim yetki devri sözleşmesinin feshedilerek , şarta bağlı ve bedelsiz verilen taşınmazların davalı uhdesinde sebepsiz kalmasına bağlı olarak iadesinin istendiğini, taşınmazların sebepsiz yere uhdelerinde kaldığını, davalı tarafın 29/8/2011 tarih ... sayılı noter cevabında açıkça ikrar ettiklerini, yönetim kurulu ve denetim kurulunun , genel kurulun iradesinin dışına çıkıp yetki ihlal ederek, kendi özel işletmeleri gibi kurup, yönettikleri davalı işletme kooperatifine davacı kooperatifin dava konusu taşınmaz mal varlıklarını devretmelerinin davacı kooperatifin tahsis amacına aykırı olmakla batıl olduğunu, temelden yoksun olduğunu, bu bakımdan butlan sakat ve illiyetten yoksun tapu tescil işleminin iptali suretiyle davacı kooperatif adına tekrar tescilinin zorunlu olduğunu, ayrıca BK 244/3.maddesi gereğince , bağışlanan taraf , bağışlamayı sınırlandıran yükümlülüğünü haklı bir neden olmaksızın icra etmezse bağışlanan malların istirdat edebileceği hususunun açıkça hükme bağlandığını, davalı tarafın ihtarnamesinde, site yönetim yetki devri sözleşmesini dahi inkar ederek, davacı kooperatiften bu yetkiyi almadığını belirtir davacıyı tanımayarak taşınmazların bedelsiz devredilmesinin dayanağının kalmadığı ve tahsis koşulunun ihlal edildiğini ortaya çıktığını belirterek ... İlçesi ... Mahallesinde Kain 20619 parselde mukim ve o dönemde idare binası olarak kullanılan C-28 Blok olarak geçen binanın tamamının davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı kooperatif adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile , öncelikle işbölümü itirazında bulunduklarını, müvekkili kooperatifin , davacı kooperatifin kayıtlı ortağı olmasına rağmen işbu davada 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu çerçevesinde Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davacı kooperatifin şu anki yönetiminin iş başına geldiği █████/2010 tarihli genel kurulu aleyhine ... ATM nin ... esas sayılı dosyasından , kooperatif yönetiminin işbu davayı açma yetkisini aldığı 02/7/2011 tarihli genel kurul aleyhine de İstanbul ...ATM nin ... esas sayılı dosyalarından iptal davaları açıldığını, davacı kooperatifin davacı sıfatının olup olmadığının belirlenmesi için bu davalının beklenmesi gerektiğini, davacı kooperatifin 28/4/2007 tarihli genel kurul kararı ile tahsis edilen bilahare 2008 tarihli faaliyet raporu ile genel kurulda ibrası alınan davaya konu blokun ... Sitesinin idare binası olduğunu, ...'in kapladığı alan dikkate alındığında kar amacı olmayan 2500 iş yerine hizmet verecek idare hizmet binasının devri ile ilgili genel kurul kararına █████/2010 tarihinde yeni seçilen ve davayı açan kooperatif yöneticilerin de katılarak kararı oy birliği ile kabul ve ibra ettiklerini, bu nedenle bu kararın iptaline yönelik açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, işlemi üzerinden 2-5 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davanın zamanaşımı süresi için 1163.Sayılı Yasanın 98.maddesinin yollamasıyla TTK nın 309/2.hükmünün uygulanmasının gerektiğini, ayrıca kooperatif genel kurulu ile ilgili alınan kararlara KK 53.maddesi gereğince , bir aylık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı takdirde kararın kesinleşeceğini, bu nedenle zamanaşımı defi ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını , davacı görünen kooperatifin tüzel kişiliğinin , genel kurul kararlarının iptalini isteme haklarının olmadığını, KK.53. Maddesinde genel kurul kararlarına karşı kimlerin dava açabileceğinin düzenlendiğini, kooperatif tüzel kişiliğine bu yetkinin verilmediğini, davacıların aktif husumet ehliyetlerin olmadığını, kooperatif namına dava açma hakkının denetçilere ait olduğunu, davacı kooperatif ortakların da , işletme kooperatifine ortak edilmesi ifadesinin doğru olmadığını, kararda böyle bir ibare bulunmadığını, davacı kooperatif yönetiminin █████/2010 tarihinde göreve geldikten sonra ... Sitesinin yönetmek iddiası ile müvekkili kooperatife karşı husumetle saldırı başlattığını , bu hususta taraflar arasında ceza davası bulunduğunu, davacı kooperatifin ana sözleşmesinde site yönetimi yetkisinin bulunmadığını, davalı kooperatifle ilgili ilk onayın 28/4/2007 tarihli genel kurul toplantısının 9.maddesi ile alındığını, bu kararda davacı yeni yönetim kurulu üyelerinde vekaleten katıldıklarını, kararda davacı kooperatif ortaklarının da işletme kooperatifine ortak edilmesinin gerçeği yansıtmadığını ifadenin doğrusunun önceliğin kooperatif ortaklarına verilmesi olduğunu, davalı kooperatifin 19 ortakla kurulduğunu şu an ortak sayısının 250 yi aştığını ,genel kurul kararına uygun olarak işletme kooperatifinin █████/2008 tarih ve 512 sayılı yönetim kurulu kararı ile yapı kooperatifine ortak edildiğini ve █████/2008 tarih 515 sayılı kararı ile de dava konusu taşınmazın işletme kooperatifine bedelsiz olarak ferdileşme yoluyla tahsis edildiğini, davacı kooperatifin 2008 yılı faaliyetlerinin ibra edildiğini, genel kurulda alınan kararın iptali için bir aylık sürede dava açılmadığını, 2010 yılı genel kurulunun , yasal yollardan yapılan 2007 ,2008 ve 2009 yılları genel kurul toplantılarının alınan kararları ve ibraları etkilemeyeceğini, davanın açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı kooperatifin yapı kooperatifi olup , 400000 metre karelik kapalı alandaki 3000 iş yerine iskan alarak kat mülkiyeti kurduğunu, tapuların ortaklara dağıtıldığını, site yönetim yetkisinin davalı kooperatifte olduğunu, 2008 yılından başlamak suretiyle site yönetim aidatlarının davalı kooperatifçe toplanmaya başlandığının , güvenlik, temizlik , benzeri hizmetlerinin işletme kooperatifince verilmeye başlandığını , dava konusu blokun 3000 kat malikinden oluşan gıda sitesine hizmet eden ofis binası olduğunu, müvekkilinin site yönetim yetkisi ve görevini █████/2008 tarihli yöneticilik devir sözleşmesi ile üstlendiğini, davacının tarafı olmadığı bir sözleşmeyi sonlandırma yetkisinin de olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
: Dava, genel kurul kararının butlanı nedeniyle tapu iptal tescil istemine ilişkindir .
Deliller , davacı kooperatifin █████/2012 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve bu toplantıda alınan karara dayanılarak devrin yapılması için alınan 8/8/2007 ve 491 sayılı , █████/2008 tarih 512 sayılı yönetim kurulu kararları , ticaret sicili kayıtları, ihtarnameler , tapu kayıtları, kooperatif ana sözleşmeleri, bilirkişi incelemesi .
... Asliye Hukuk Mahkemesince , yapılan iş bölümü itirazı nedeniyle yapılan değerlendirme sonucunda Kooperatifiler Kanunun 99. maddesine göre, bu kanundan doğan davalara ticari dava olduğu belirtilerek görevsizlik kararı üzerine mahkememizin yukarıda esasına kaydı yapılmıştır.
Davacı kooperatife ait 28/4/2007 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 9. Maddede "2006 yılında yapılan genel kurul toplantısında çalışma programı ve 2007 yılı bütçesinde detaylı açıklaması verilen sözleşmenin onaylanmasının ve zemin altı otopark projesi ile yapılan işlemler ve bu amaçla tanzim edilerek , imza altına alınan yap işlet devret sözleşmesinin yeni kurulacak ve ...'i tümüyle işletecek olan site yönetiminin işletme kooperatifine devri ve bu devir yapılır iken işletme kooperatifinin kooperatifimize ortak edilmesi suretiyle bedelsiz yapılmasına, ve kurulacak kooperatifin önceliğin kooperatif ortaklarına verilmesine, devrin ... Belediyesi ile yapılan yap işlet devret sözleşmesi hükümlerine göre yapılmasının bu tarihe ve inşaatın bitimine kadar yapılmış ve yapılacak masrafların işletme kooperatifinden talep edilmemesinin , öncelikle işletme kooperatifinde site yönetiminin kabulü ile ilgili hukuki sürecin tamamlanması koşulunun müteakip devrin yapılması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine, (yani , site yönetimi ile işletme kooperatifi arasında yapılacak sözleşmeden sonra ) ayrıca halen cami yeri olarak kullanılan ... bağımsız bölüm numaralı yerlerin yukarıdaki şartlar dahilinde bedelsiz olarak işletme kooperatifine tahsisi için yönetim kuruluna yetki verilmesine, benzer şekilde 20619 parselde mukim halen idare binası olarak kullanılan C-28 Blok bürolarında bedelsiz olarak yeni işletme kooperatifine devri hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesinin oybirliği ile karar verildi " şeklinde karar alındığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce ... esas sayılı dosyadan yapılan yargılama neticesinde iki kez bilirkişi heyet raporu alınmış , iki heyet raporu arasında çelişki olması nedeniyle 3.heyet raporu alınarak , █████/2017 tarih .... sayılı ilamı ile ; "Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin █████/2015 tarih █████████ esas , █████████ karar nolu ilamında da belirttiği üzere , anılan hükümler emredici nitelikte olup bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları batıl olup, bu kararlar baştan beri hüküm ifade etmezler, ve bunların batıl olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. " Aynı dairenin █████/2013 tarih 2013/... esas 2013/... karar nolu ilamında da "yokluk halinde , hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet / varlık kazanamamaktadır, hukuken yok olan bir işleme hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir " denilmektedir. Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporlarından ikinci bilirkişi heyeti raporu ve üçüncü heyetteki ayrık görüş raporu doğrultusunda , taşınmazın bedelsiz devrine ilişkin karar , eşitlik ilkesine aykırı olarak bir ortağa sermayenin iadesi yoluyla mal varlığının korunması ilkesinin ihlal etmesi nedeniyle butlan ile sakat olup, butlanın herhangi bir zamanla sınırlı olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği de dikkate alınarak , genel kurulu mal varlığını koruma ilkesini ihlal edecek bir karar almaya yetkili olmaması , yetkili olmadığı bir hususta yönetim kuruluna yetki veremeyeceği kararın bu yönüyle ile butlan ile sakat olduğu, ayrıca TTK 391-1/b gereğince de butlan ile sakat olması nedeniyle borçlandırıcı - tasarruf işlemi de geçersiz olup tüm bu nedenle davacının davasının kabulü ile İstanbul ili ... İlçesi, ... Mahallesinde kain Parsel No 20619 olan , Blok No C-28 olan 8, 9 , 10 , 11 , 12 , 13, 14 ,15 ,16 ,17 ,18, 19 , 20 , 21, 22 , 23 , 24 , 25 , 26 , 27, 28 , 29, 30 , 31 , 32 , 33 , 34 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline " karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul BAM 17 HD'nin █████/2019 tarih █████████ Esas █████████ Karar nolu ilamı ile "...Sonuç olarak, davacı kooperatifin █████/2007 tarihli genel kurulunda alınan dava konusu taşınmazın davalı kooperatife bedelsiz devre ilişkin kararın ortaklar arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bir ortağa sermayenin iadesi niteliği taşıdığı, bu haliyle K.K 91, T.T.K 391 ve 447 maddelerine göre, kooperatifin mal varlığının korunması ilkesine aykırı olduğu, bu karara dayanılarak gayrimenkulün tapuda yapılan devri işleminin geçersiz ve tescilin yolsuz tescil olduğu, bu nedenle davanın kabulüne ve tapu kaydının iptaline ilişkin ilk derece mahkemesince verilen kararın esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilin istinaf başvurusunun HMK 353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İstinaf ilamına karşı davalı tarafça Yargıtaya Temyiz Yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2020 tarih █████████ Esas █████████ Karar nolu ilamı ile "Dava, davacı kooperatifin 28.04.2007 tarihli genel kurulunda alınan 9 numaralı karar uyarınca kurulmuş davalı işletme kooperatifine yine aynı genel kurul kararı gereği yapılan taşınmaz devrinin iptali ile yeniden davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Kooperatifler hukukunda, üyelik şartlarını taşıyanların kooperatifçiliğin temel esaslarından biri olan “açık kapı ilkesi” uyarınca kooperatif üyeliğine kabulü zorunlu olup, yönetim kurulunun bu durumda takdir yetkisi yoktur.
Diğer yandan, kooperatiflerde üyelik ilişkisinin kurulması kooperatif yöneticilerinin gerçekleştirdikleri üyelik kaydı ile olabileceği gibi, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre aidat yatırma, kooperatif bünyesinde çalışma gibi eylemlerle zımnen üyeliğin benimsenmesi yolu ile de üyelik ilişkisinin kurulması mümkündür.
Somut olayda, davacı kooperatifin 28.04.2007 tarihli genel kurulunun 9. gündem maddesi uyarınca kurulan davalı işletme kooperatifine, davacı kooperatifin bahsi geçen genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin, gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen “öncelik” dolayısıyla gerekse de yukarıda bahsi geçen açık kapı ilkesi nedeniyle, müracaatları suretiyle ortak olabilecekleri tartışmasız olup, mahkemece davalı işletme kooperatifi tarafından işbu açık kapı ilkesini ve dolayısıyla Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunulup bulunulmadığının araştırılması ile oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde verilen ilk derece mahkemesi kararı ile bölge adliye mahkemesinin bu karara karşı istinaf isteminin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür." denilerek istinaf mahkemesince verilen kararın bozulduğu görülmüştür.
Yargıtay bozma ilamı üzerine dosya mahkememizin ███████ nolu esasına kayıt edilmiş ve Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. Mahkememizin ███████ nolu esasına kayıt edilen dosyadan yapılan yargılama neticesinde ; "Davacı vekili tarafından █████/2021 tarihli dilekçe ile davalı kooperatifin 19 kişiyle kurulduğu halen bu 19 kişinin kontrolünde olduğu, üyelik şartlarını sağlasa bile istemedikleri kişileri kooperatife üye yapmadıkları, dosyaya sundukları belgelerden de anlaşılacağı üzere üyelik şartlarını sağladığı halde 20 kişinin davalı kooperatife üyelik için █████/2016 ve █████/2016 tarihlerinde başvuru yaptıklarını, davalı tarafın tebligatlar üzerindeki üyelik başvurusuna gelince tebligatları almadıklarını bu sefer bu amaçla notere başvuru yapıldığını, yine tebligatların alınmadığını noterle bu durumun tespit edildiğini belirterek Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan hukuki mütalaanın dosyaya sunulduğu görülmüştür. Hukuki mütalaa incelendiğinde; davacı kooperatife ait taşınmazın bedelsiz olarak davalı kooperatife devrinin, davacı kooperatif ortaklarının anılan taşınmaz üzerindeki mal varlığı haklarını ihlal edip etmediği hususunun uyuşmazlığın temelini teşkil ettiğini, davacı kooperatif ortaklarının, kooperatif taşınmazı üzerinde dolaylı olarak mülkiyet hakkına (ekonomik) sahip olduğu, taşınmazın, tasfiye halinde tasfiye bakiyesinde belirleyici olacağı, gelir-gider farkından yararlanma hakkını etkileyeceği, payını devredecek ortakların pay bedelinin, taşınmazın davacı kooperatif malvarlığı içinde bulunup bulunmadığına göre ciddi ölçüde değişeceği, davacı kooperatif üyelerinden birinin dahi bu hakkından mahrum edildiğini tespit edilmesi halinde yargıtay kararına işaret edilen anlamda eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı sonucuna varılması gerektiği, bu kapsamda, davacı kooperatif ortağı olup da davalı kooperatifte ortak olmayanların mevcudiyeti, bu kişilerin davalı kooperatife ortak olmak için yeterince bilgilendirilmemiş olması, davalı kooperatife üye olabilecek davacı kooperatif ortaklarının listesinin hazırlanmamış olması, üyelik başvurusu için gönderilen bazı tebligatların alınmamış olması karşısında yargıtay kararında vurgulanan eşitlik ilkesi ile açık kapı ilkesinin ihlal edilmiş olduğu kanaatine ulaşıldığının anlaşıldığını, kooperatif yöneticisinin beyanları , taraf vekillerinin beyanları, üye sayıları , dosyadaki bilgi ve belgeler ile somut olayın özellikleri dikkate alındığında, taşınmazın bedelsiz devrini gerektiren bir durumun mevcut olmadığını, tür değiştirme yolu ile işletme kooperatifine geçişin mümkün olduğunu, bedelsiz devir (tahsis) işleminin kooperatifler kanunun 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, davacı kooperatif üyelerinden bazılarının davalı kooperatife üyelik sürecinde fiili zorluk çıkartılmış olduğunun tespit edildiğini, bu manada tebligatların alınmamasından imtina edilmiş olmasının dahi açık kapı ilkesiyle bağdaşmadığını, davacı kooperatif üyelerinin davalı kooperatife de üye olmasını hukuken zorlaştıran bir diğer uygulamanın da █████/2008 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6 numaralı gündeminde davalı kooperatif ortak sayısının 500 ile sınırlandırılması olduğunu, bu sınırlandırmanın █████/2018 tarihine kadar değiştirilmemiş olduğunun görüldüğünü, bu genel kurulda ise 525 e çıkartılmış olduğunu, sadece çanak üye sayısının 880 olduğu bir dönemde yapılan bu sınırlamanın dahi tek başına açık kapı ilkesine aykırı davranıldığının gösterildiğini, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 7. Maddesinde kooperatife getirilmesi zorunlu sermayenin en az 7.000 TL olarak belirlendiğini, bu şartın üyeliği zorlaştırılan, açık kapı ilkesini ihlal eden bir tutum olduğunu, davacı kooperatif üyelerinin taşınmaz üzerindeki dolaylı mülkiyet (ekonomik mülkiyet) hakkının ihlal edilmiş olduğunu, davalı kooperatif vekillerinin farklı tarihlerdeki dilekçelerinde davacı kooperatifle hiç ilgilerinin olmadığını, yetkinin (ve bir anlamda taşınmaz mülkiyetinin) tamamen ve sadece kat mülkiyeti mevzuatına göre elde edildiğini ifade etmiş olmalarının da en başta eşitlik ilkesine uymak gibi bir çabanın mevcut olmadığını gösterdiğini, davacı kooperatifte üye olmayan kişilerin de ana sözleşmeye göre (kiracılar gibi) üye olabileceği ve olduğu bir düzenin kurulmuş olmasının da eşitlik ve mal varlığının korunması ilkesine uyulmadığını ortaya koyduğunu belirttiği görülmüştür.
Davacı vekilince verilen █████/2021 tarihli dilekçe ve ekindeki yukarıda özetlenen hukuki mütalaaya karşı davalı vekilince sunulan dilekçe incelendiğinde, davalı kooperatifin amacının ana sözleşmenin 6. Maddesinde ortaklığa kabul şartlarının da 10. Maddede açıklandığını, davalı kooperatifte açık kapı ilkesinin uygulandığını, bu ilke gereği tüm sitede bulunan kişilerin ortak olması için ortak kabul işlemlerine devam ettiğini, şu an kooperatifte 373 ortak olduğunu, kooperatife girişte gönüllü olup ve başvuru yapmak gerektiğini, başvuru yapmayan kişilerin zorla üye yapılmasının mümkün olmadığını, davacı vekilince belirtilen 500 ve 525 kişinin bir sınırlama değil hedef olarak konulan üye sayısı olduğunu, nitekim yargıtay bozma ilamından sonra davalı kooperatifin █████/2021 tarihli ve 3 nolu yönetim kurulu kararı ile üye sınırlamasının kaldırıldığını, ortaklığa giriş için ödenmesi gereken sermayenin objektif olduğunu, 100 TL ödeme yapan ve diğer şartları taşıyan herkesin üye olabileceğini, davete rağmen başvuru yapmayan kişilerin zorla üye yapılamayacağını, davacı vekilinin 20 kişinin ihtarname ile üyelik başvurusu yaptığını ve bu kişilerin üye yapılmadıklarını bahsederek açık kapı ilkesinin ihlal edildiğini iddia ettiğini, iddianın doğru olmadığını, noter marifetiyle tebliğ edilmeye çalışılan daha sonra da muhtara bırakılan evrakların bir başvuru değil ihtarname olduğunu bu ihtarnamede ismi geçen kişilerin şahsi olarak başvurmaları hususunun davacı vekiline gönderilen █████/2018 tarihli iadeli taahhütlü mektupla istendiğini ancak buna rağmen başvuru yapılmadığını , davacı vekilinin beyanının doğru olmuş olsaydı bu 20 kişinin üyeliğin tespit ve tescili için dava açmaları gerekeceğini, kiracıların ortak olabilmesi hususunun açık kapı ilkesinin bir gereği olduğunu, ana sözleşmenin 6.maddesinde de bahsedildiği üzere davalı kooperatifin amacının ... Sitesinin maliklerinin , kullanıcılarını ortak ihtiyaçlarını karşılamak ve siteyi en iyi şekilde yönetmek olduğunu, bu amaca uluşmak için kiracıların da üye olmasının en doğru karar olduğunu, davacı ve davalı kooperatif ortaklarının aynı olmasının mümkün olmadığını, davaya konu taşınmazın yönetim binası olarak kullanıldığını, hukuki mütalaanın taraflı ve hatılı yorumlar içerdiğini belirttiği görülmüş ve dilekçesine davalı kooperatifin yönetim kuruluna ait █████/2021 tarihli kararı eklediği, incelendiğinde "yargıtay kararında belirtildiği üzere kooperatifimizin kurulduğu tarihte ... ... üyesi olup halen taşınmaz mülkiyeti devam eden kişilerin ve ortaklık şartlarını taşıyanların açık kapı ilkesi gereği üye yapılmalarının sağlanmasına ve bu nedenle hedef olarak belirlenmiş 525 ortak sayısının kaldırılmasına bu kararın ilk yapılacak genel kurul onayına sunulmasına karar verilmiştir" denildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin yukarıda özetlenen dilekçesine karşı davacı vekili █████/2021 tarihli dilekçesinde, █████/2021 tarihinde yönetim kurulu kararı alınarak üye sayısı sınırının kaldırılması kararının hukuken devrinin bulunmadığını, 500-525 üye sınırlamasının kooperatifin genel kurulunca alındığını, genel kurulda alınan bir kararın yönetim kurulu kararı ile kaldırılmasının mümkün olmadığını, diğer yandan 13 yıl üye sayısının 500 ile sınırlamak kararının █████/2021 tarihinde kaldırılmasının geçmişe yönelik açık kapı ilkesine ve dolayısıyla bu ilkeye aykırılığı ortadan kaldırmayacağı gibi yargıtay bozma kararından sonra alınan kararın iyiniyet kurallarına da aykırı olduğunu , davalı vekilinin dilekçesinde ödenmesi gereken sermaye payının 1 yıldır 100 TL olduğunu iddia etmesine karşın kooperatifin ana sözleşmesinin 7. Maddesinde yatırılması gereken paranın 7.000 TL olarak görüldüğünü, bu şartın da açık kapı ilkesini ihlal ettiğini, kooperatife üyelik için istenen belgeleri gösteren yazıda sermaye payının 5.000 TL olarak talep edildiğini, bunu muhalif üyelere uyguladıklarını, mevcut davalı kooperatifin üyelerinden böyle bir bedel alınmadığını, bunun da açık kapı ilkesine aykırılık olduğunu, 20 kişinin gönderdiği dilekçelerin ihtarname olduğunun iddia edildiğini, █████/2016 tarihli iade taahhütlü belge ile noter belgesinin içeriklerinin aynı olduğunu, iadeli taahhütlü zarf üzerindeki parçada "işletme kooperatifine üyelik başvurusu" ibaresinin yer aldığını, davalı kooperatifin █████/2018 tarihinde şahsen başvuru talep ettiğini, bu talep üzerine başvuru yapan kişilerin █████/2018 tarihinde dilekçeleri alındığını ancak ortaklığa kabul edilmediği gibi hiç cevap da verilmediğini, davacı kooperatif üyesi olmayan kiracıların da davalı kooperatife üye yapıldığını, bunu doğal sonucu olarak kooperatif ortaklarının dolaylı mülkiyetinde olan taşınmazdan, bu taşınmazdan hiç hakkı olmayan kişilerin de yararlandığını, dava konusu taşınmazlara bağlı olarak davacı kooperatife üye olmayan kişilere de ödeme yapılması anlamına geleceğini belirttiği görülmüştür.
Uyulan yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacı ve davalı kooperatife ait pay defterleri, karar defterleri , tüm defter ve belgeler üzerinde yerinde inceleme yapılarak bozma ilamı ve dosya içerisinde bulunan uzman görüş raporları da incelenerek rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
...'in ayrık görüşü ile hazırlanan ek rapor incelendiğinde, çoğunluk görüş rapronuda; "davalı kooperatifin kuruluşundan █████/2010 tarihine kadar 19 kayıt üyesinin olduğu, daha sonra bir miktar üye sayısının artması neticesinde █████/2018 tarihli genel kurulda 320 kayıtlı üyenin bulunduğu █████/2020 tarihli genel kurulda ise 366 üye, haziran 2001-2021 tarihi itibariyle 373 üyesinin bulunduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından sunulan mütalaadaki eşitlik ve açık kapı ilkesinin ihlal edildiği yaklaşımlarına , öncelikle eşitlik ve açık kapı ilkesinin değerlendirilmesinin yapıldığı bölüm de belirtilen, herkesin kooperatife serbestçe girme ve çıkma hakkı konusunda keyfiliği söz konusu olmayacağı , asıl olanın amacın elde edilmesine imkan sağlamak olduğu bu nedenle ana sözleşmelerde ortak olma şartlarının , ortalığa girmek isteyenler için eşit işlem koşuluna bağlı kalınarak belli yükümlülükler içeren ağır şartlar içerebileceği, yine gerek öğreti gerekse yargı kararlarında belirtildiği gibi , kooperatiflerde sermaye payı ve bunun dışında giriş, kayıt, yıllık aidat veya belli rakımın ödenmesinin ana sözleşmelere konulabileceği , ana sözleşmelerde kurucular tarafından bu şartların konulması sorgulanamayacağı gibi hukuki sorun da yapılamayacağı davalı kooperatifçe eşitlik ve açık kapı ilkesini ihlal eden gerek karar gerekse fiili bir durumun bulunmadığını, ayrık görüş raporunda ise davacı kooperatifin █████/2008 tarihindeki yönetim kurulu tarafından alınan karar ile dava konusu taşınmazın davalı kooperatife bedelsiz olarak devredildiğini, davacı kooperatifin 13 yönetim kurulu üyesi 3 denetçesinin diğer 3 ortakla birlikte 19 kurucu ile davalı kooperatifi kurduklarını, 2010 yılına kadar davalı kooperatifin bu 19 üyeyle devam ettiğini, daha sonra üye sayısının 101'e çıktığını, davacı kooperatifin 2007 yılında 1856 ortağının bulunduğunu, davacı kooperatifin taşınmazının bedelsiz devredildiği davalı kooperatifin 2010 yılına kadar 19 üyeli olarak devam etmesinin açık kapı ilkesinin uygulanmadığının bir kanıtı olduğunu, Kooperatifler Kanunun 23. Maddesinde eşitlik kuralına yer verildiğini, eşitlik ilkesine sadece malvarlıksal hakları değil, yönetsel ve aydınlatıcı hakları da kapsadığını, davalı kooperatif açısından eşitlik ilkesinin iki yönlü olarak açıkça ihlal edildiğini, öncelikle davalı işletme kooperatifini diğer üyeler karşısında otopark işleterek gelir elde etme , giderlere katılmama ve bedelsiz taşınmaz maliki olmak gibi son derece ayrıcalıklı haklara kavuştuğunu, 2010 yılına kadar 19 üyeyle devam eden davalı kooperatifin davacı kooperatif ortakları karşısında bariz üstünlük elde ettiklerini, esasında davalı kooperatifin genel kurulunda alınan 9 nolu karar dikkatlice incelendiğinde burada amaçlananın davacı kooperatif ortaklarının davalı kooperatife de ortak olmasının sağlanması olduğunun görüldüğünü, böylelikle davacı kooperatife ait taşınmaz üzerinde ekonomik mülkiyeti bulunan ortakların bu hakkın işletme kooperatifi nezdinde de devamının sağlanmasının amaçlandığını aksi durumda davacı kooperatifin malvarlığına dair değerli bir gayrimenkulü mülkiyetinden çıkartıp, yeni bir kooperatife devrederek ortaklarını bu değerden mahrum etmesinin bir açıklamasının olmayacağını, tüm bu nedenlerle hem eşitlik hem açık kapı ilkesinin ihlal edildiğini belirttiği görülmüştür.
Rapora karşı taraf vekillerince kendi aleyhlerine olan bölümlere yönelik olarak itiraz dilekçeleri verdikleri görülüştür.
Davalı tarafından █████/2021 tarihinde dosyaya sunulan uzman görüş raporu incelendiğinde, dosyadaki tüm bilirkişi ve uzman görüş raporlarının tek tek değerlendirilerek davalı kooperatifin eşitlik ve açık kapı ilkesini ihlal eden bir uygulamasının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporunda gerek çoğunluk görüşte gerekse azınlık görüşte yargıtay bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmadığı belirtilerek itiraz dilekçeleri de incelenerek gerekçeli ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi için tekrar dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
█████/2022 tarihli rapor incelendiğinde; davalı kooperatifin kurulduğu tarihten güncel tarihe kadar gerçekleşen genel kurul kararları, yönetim kurulu kararları, işletme kooperatifin üye kayıt bilgilerinde yer alan bilgilerin birer kopyası alınarak rapora iki klasör halinde eklendiğini, davalı kooperatifin- davacı yapı kooperatifinin yönetim ve denetim kurulu üyesi olan 19 üye ortak tarafından █████/2007 tarihinde kurulduğunu, bu tarihte davacı kooperatifin üye sayısının 1856 olduğunu, davalı kooperatifte █████/2022 tarihi itibariyle güncel üye sayısının 399 olduğunu, yargıtay kararından hareketle davacı kooperatif üyelerinin öncelikli ortak olma hakkı tanınması ve açık kapı ilkesi gereği ortak olabileceği ancak ortak olunabilmesi için en başta müracaat edilmesi ve kooperatifler hukukunda yer alan üyelik şartlarının taşınması gerektiğinin anlaşıldığını, davacı yapı kooperatifin 1856 üyesinin davalı kooperatifin zorunlu ortağı olması gerektiği iddiasının ilgili yargıtay bozma ilamında yer bulmadığını, öncelikli ortak olma hakkı olarak kabul edildiğini, öncelikle müracaat gerektiğini, dava tarihi olan █████/2012 tarihine kadar davacı kooperatif üyelerinin ayrı ayrı ya da topluca ortaklık başvurusu yaptıklarına dair herhangi bir bilgi ve belgenin yer almadığını, davacı kooperatif vekilinin müracaat edildiğini ancak davalı kooperatif tarafından tebligatların , müracaatların kabul edilmediği yönündeki iddialarını ispatlamayamadığın, davacı vekilince sunulan dilekçe ve belgelerin dava tarihinden sonraya ait olduğunu, davalı kooperatifçe alınan kararlarda müracaat sayılarına , üyelik şartlarını taşımayanlara ilişkin bir bilgiye yer verilmediğini, davalı kooperatif evraklarında ortaklık müracaatlarına ilişkin bir verinin yer almadığını, davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 7. Maddesinde sermayenin en az haddinin 7.000 TL olarak belirlendiğini, 8. Maddesinde "bir ortaklık payının değeri 1 YTL olup, ortaklar en çok 5.000 pay taahhüt edebilirler ancak her ortağın en az 1000 pay taahhüt etmesi zorunludur" hükmünü içerdiğini, davalı kooperatifin █████/2008 tarihinde yapılan genel kurulunda kabul edilecek üye sayısının 500 olarak belirlendiği, █████/2018 tarihinde ortak sayısının 525 e çıkartıldığı, davalı kooperatifin üye sayısının hiç bir zaman 500 ve 525 rakamına ulaşmadığını, █████/2010 tarihinde alınan genel kurul kararı ile sermayenin en az haddinin 95.000 TL'ye çıkartıldığını, ve paylar başlıklı 8. maddede "bir ortaklık payının değeri 100 TL'dir Ortaklar en çok 5.000 pay taahhüt edebilirler ancak her ortağın en az 50 pay taahhüt etmesi zorunludur" şeklinde değiştirildiğini, ortaklar pay defteri incelendiğinde, 5000 TL olarak belirlenen sermaye payının hiç bir ortak tarafından ve sermaye payının 5.000 TL olarak uygulandığı dönemde üye olan ortaklar tarafından 5.000 TL olarak ödenmediği, 100 TL ile 500 TL arasında ödemeler yapıldığının görüldüğünü, alınan bu kararla kuruluşta 1 TL olarak belirlenen 1 adet ortaklık payının değerinin 100 TL'ye çıkartıldığı, her ortağın 1000 pay taahhüt etmesi zorunluluğunun ise 50 paya düşürüldüğünü, kuruluştan dava tarihine kadar üye kaydına ilişkin olarak hazırlanan tablonun raporun 10. Sayfasında sunulduğunu, bu tabloda üye kabulüne ilişkin alınmış yönetim kurulu kararları bu kararlarda belirtilen sermaye payları ve üye kayıt defterlerinde yer alan sermaye payı ödemelerinin bulunduğunu, tablo incelendiğinde, temmuz 2010'a kadar hiç üye kaydı yapılmadığı, başvuruya ve başvurunun reddine ilişkin bir belgeye davalı kooperatif belgelerinde rastlanmadığını ancak yönetim kurulunca belirlenen sermaye paylarının dışında üyelerce ödeme yapıldığını, bazı ortakların sermaye paylarını hiç ödemediğini, bazı ortakların ödemiş oldukları sermaye paylarının aidat hesaplarına virman edildiğinin görüldüğünü, yönetim kurulunca farklı tarihlerde farklı sermaye paylarının belirlenmesi , belirlenen sermaye paylarının altında veya üstünde ödeme kabul edilmesine bir anlam verilemediğini, dava tarihinden rapor tarihine kadar olan dönem değerlendirildiğinde ise; "20 Şubat 2018 tarihine kadar 100 TL, █████/2018 tarihine kadar 5.000 TL olmasına" şeklinde karar alındığını, alınan bu kararda pay değerleri ve zorunlu pay taahhütlerine ilişkin bilgiler olmasa da ortaklarca ödenmesi gereken bir payın değerinin önceki kararda olduğu gibi 100 TL olarak sabit kaldığı, zorunlu pay taahhüdünün 1 paydan tekrar 50 paya çıkartıldığı sonucunun çıktığını, daha sonra 04 Ekim- 31 Ekim 2019 tarihine kadar 100 TL, Kasım 2019 tarihinden itibaren 5000 TL'ye çıkartıldığını, █████/2020 tarihinde 100 TL'ye düşürüldüğünü, dava tarihinden rapor tarihine kadar üye sayısı yönetim kurulu kararı ve tahsil edilen tutarların raporun 12 ve 13. Sayfasında tablo halinde gösterildiğini, sermaye paylarına ilişkin kararlar incelendiğinde 500-100 - 5000 TL rakamlarının belirlendiğini ancak ödemeler kısmına bakıldığında ödemelerin tamamının 100 TL olarak tahsil edildiğinin görüleceğini, mali müşavir bilirkişinin çözüm yaklaşımı kapsamında görüşünün; davacı kooperatifin 1856 üyesinin ciddi bir ekonomik menfaatinin söz konusu olduğunu bu menfaatlerin korunması gerektiğini, menfaatlerin korunması için çözüm önerisi kapsamında ya yapı kooperatifinin nevi değişikliği ile işletme kooperatifliğine dönüştürülmesi ya da yapı kooperatifinin tasfiye edilmesi sonrasında davaya konu taşınmazların rayiç değerleri üzerinden yine 1856 üye adına ayni sermaye olarak işletme kooperatifine sermaye olarak konulması ile olabileceğini, ticaret hukuku nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ... tarafından yukarıda yer alan tespitlere aynen katılmakla birlikte ilaveten dava tarihinden sonra davacı yapı kooperatifinin 20 üyesinin 2016 yılında üye olmak için başvuruda bulunduğunu, bununla birlikte davacı kooperatif üyelerinin dava tarihinden önce hakları konusunda bilgi sahibi olup olmadıkları, başvuru yapıp yapmadıkları noktasında yeterli veri olmadığını ancak somut uyuşmazlıkta 2007 yılında davacının 1856 ortağı olduğu ve malvarlığına ait bir gayrimenkule bedelsiz olarak kendi ortaklarından kurulacak yeni bir işletme kooperatifine devretme kararı aldığı, yeni kooperatifin ise aynı zamanda davacının yönetim kurulu ve denetçileri olan üyelerinin dışında sadece 3 ortağının bulunması ve bu 19 kişiden oluşan ortaklık yapısının 3 yıla aşkın biçimde korunmasının açık kapı ilkesinin uygulanmadığının kanıtı olduğunu, davaya konu taşınmazların bedelsiz olarak devredilmesinin 1856 üyenin haklarının yok edilmesi anlamına geleceğini belirttiği görülmüştür.
Taraf vekillerince raporun kendi aleyhlerine olan kısmı ile ilgili olarak rapora itiraz ettikleri görülmüştür.
Uyulan yargıtay bozma ilamı, dosyada mevcut uzman görüş raporları ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacı kooperatifin üye sayısı 1856 olup , davacı kooperatifin yöneticisi, deneticisi ve ilaveten 3 üyesi olmak üzere davalı kooperatifin kurulduğu 2007 yılından 2010 yılına kadar 19 üyeli olarak devam ettiği, 28 Şubat 2008 tarihli genel kurul kararı ile üye sayısının 500, 06 Ocak 2018 tarihinde de üye sayısının 525 ile sınırlandırıldığı, daha sonra da yargıtay bozma ilamı akabinde █████/2021 tarihinde davalı kooperatifin yönetim kurulunun toplanarak üye sayısı sınırının açık kapı ilkesi gereğince kaldırılmasına ve bu kararın genel kurul onayına sunulmasına şeklinde karar alındığı, davalı kooperatifin yönetim kurulunca açık kapı ilkesine uyma adına üye sınırlamasını kaldırdığı, dava tarihine kadar davacı kooperatif üyelerinin başvurusunun reddedildiğine ilişkin herhangi bir belgeye ulaşılamamış ise de davacı taraf eylemli olarak yapılan başvuruların davalı kooperatifçe kayda alınmadığını iddia etmiş olup, 2016 yılında ise yaklaşık 20 üyenin noter marifetiyle açıkça kooperatife üye olmak için başvuru yaptığı ancak ilgili noter katibi tarafından tutulan █████/2016 tarihli tutanak incelendiğinde, söz konusu ihtarnamenin tebliğ edilmek üzere davalı kooperatife gelindiği ve kooperatif başkanı olduğunu beyan eden ... tarafından evrağın tebliğ alınmadığı ve imzadan imtina ettiği görülmüş, bunun üzerine aradan yaklaşık 1,5 yıl geçtikten sonra █████/2018 tarihinde üyelik başvurusu yapan ve noter ihtarnamesinde adı bulunan üyelere değil de , iş bu dosyanın davacı vekiline gönderilen iadeli taahhütlü yazıda isimleri belirtilen kişileri müracaatlarının sağlanması rica olunur şeklinde yazı gönderildiği görülmüştür. Davalı kooperatife üyelik başvurusu herhangi bir zaman dimiliyle sınırlandırılmamış olup, dava tarihinden sonra 2016 yılında yapılan üyelik başvurusu talebinin bulunduğu evrakın bile alınmaması hususu, dava tarihinden sonraya ilişkin olsa bile açık kapı ilkesinin kooperatif tarafından ihlal edildiği sonucunu taşımaktadır. Dava tarihinden sonra 2016 yılında gönderilen noter ihtarnamesinde açıkça üyelik başvurusu talebinin bulunmasına rağmen kooperatif başkanınca ihtarnamenin alınmadığı , aradan yaklaşık 1,5 yıl geçtikten sonra dosyanın davacı vekiline şahısların müracaatlarını sağlanması rica olunur diyerekten yazı gönderilmesinin açık kapı ilkesinin ihlali olduğu sonucuna varılmıştır. Yine bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere üyelik için belirlenen sermaye paylarına uyulmaksızın, davalı kooperatife üye yapılanlardan daha az miktar alındığı ana sözleşmede daha fazla miktar yazılı olmasına rağmen üye yapılmak istenen kişilerden daha az bedel talep edilmesinin, davalı kooperatifin üye yapmak istediği kişilere ayrıcalıklı davrandığı ve bunun eşitlik ilkesini zedelediği kanaatine varılmasına neden olmuştur. Öncelik davacı kooperatifin üyelerine ait olması gerekirken davalı kooperatifin ana sözleşmesinde kiracıların da üye olabileceği yönünde düzenleme bulunduğu, bu durumun davacı kooperatif ortaklarının dolaylı mülkiyeti olan taşınmazdan yararlanmalarını ve dolayısıyla ekonomik mülkiyetini zedeleyeceği sonucu da çıkmaktadır. Özellikle 20 kişinin noter ihtarnamesi ile üyelik için başvurmasına ve bu başvurunun noter katibi tarafından tebliğ edilmek üzere davalı kooperatife gidildiğinde, davalı kooperatif başkanının ihtarnameyi almaktan imtina ettiği, bunun açık kapı ilkesinin açıkça ihlali anlamına geldiği, davacı kooperatifin 1856 üyesi olmasına rağmen üye sayısının 500-525 ile sınırlandırma hususunun da açık kapı ilkesine aykırılık taşıyacağı ve bu durumun davalı kooperatif yönetimince de tespit edilerek yargıtay bozma ilamından sonra alınan karar ile bu sınırlamanın kaldırıldığı ve söz konusu kararın genel kurul onayına sunulmasına şeklinde karar alındığı, noter marifetiyle yapılan üyelik başvurularının kooperatif başkanınca kabul edimediği dikkate alındığında bu durumların açık kapı ve eşitlik ilkesine aykırılık taşıdığı sonucuna varılarak " █████/2022 tarih ███████ esas ████████ karar sayılı ilam ile , dava konusu taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karara karşı davalı vekilince Yargıtay'a temyiz yoluna başvurulması üzerine , Yargıtay 6. H.D.'nce █████/2023 tarih █████████ esas ████████ karar sayılı ilamı ile, mahkememiz kararı bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamında ;
"Dava konusu taşınmazın davalı işletme kooperatifine genel kurul kararı ile devir şartları belirlidir. Bu genel kurul kararı uyarınca davalı kooperatif gerekli hizmetleri yapacak, kooperatif üyelerinden talep edenleri de kooperatife üye kabul edecektir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ise de, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, davalı işletme kooperatifinin, davacı kooperatifin üyelerine hizmet için kurulduğu, davaya konu taşınmazların devri karşılığında davalı kooperatifçe otopark ve benzeri yatırımlar ile hizmetlerinin yapıldığı, davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin, gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen “öncelik” dolayısıyla gerekse de açık kapı ilkesi nedeniyle, müracaatları suretiyle ortak olabilecekleri hususları tartışmasız olup, davalı işletme kooperatifi tarafından, açılan dava tarihi itibariyle açık kapı ilkesini ve dolayısıyla Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunduğuna dair herhangi bir eylemlerinin bulunduğu kesin olarak ispatlanmadığı gibi davalı işletme kooperatifinin tüm üyelere hizmet vermediği hususu iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dosyanın alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, anılan hususlarda müşahhas olaylar var ise belirlenip bu hususları tartışan gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu, yeterli olmayan bilirkişi kök ve ek raporuna itibar edilerek davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. " denilmiştir.
Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Bu aşamada ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.
Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasında DAVA DİLEKÇESİ : Davacı vekilinin ... Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde, Müvekkili davacı yapı kooperatifinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde kayıtlı 1977 yılında küçük ve orta ölçekli kuru gıda toptancılar tarafından toplu işyeri yapı kooperatifi olarak olarak kurulduğunu, halen faaliyette olduğunu, davalı Kooperatifin ise davacı kooperatifin █████/2007 tarihli olağan genel kurul gündeminde 9 uncu sırada yer alan gündem konusu karara dayalı olarak yine davacı kooperatifin üyelerinin ortaklığında kurulması kararlaştırılan bir kooperatif olması gerekirken, genel kurulun verdiği yetkiden saparak ve o dönemde (2007 yılında ) davacı kooperatifin yönetim ve denetim kurulunu teşkil eden toplam 19 kişi tarafından █████/2007 tarihinde kendi aralarında bir özel işletme gibi kurulan işletme kooperatifi olduğunu, davacı kooperatifin 28.04.2007 tarihli Olağan Genel Kurulu Toplantı Tutanağında, gündemin 9. Sırasında davacı yapı kooperatifi henüz ortakların tamamına dükkan yapıp teslim edemediğinden kanunen tasfiyeye girmemesi nedeniyle ve fakat bitirilip teslim edilen dükkanlar bakımından sitenin yönetilmesi ihtiyacı karşısında, yine davacı kooperatifin ortaklarının ortaklığında ayrı bir site işletme kooperatifi kurulmasına ve sitenin yönetilmesi konusunda da kurulacak bir işletme kooperatifine yetki devri yapılmasına karar verildiğini, aynı gündemde kurulacak işletme kooperatifinin davacı kooperatife ortak yapılması ve yine davacı kooperatifin ortaklarının da işletme kooperatifinde ortak olması koşulu ile davacı kooperatifin mülkiyetinde bulunan ve o tarihte mescit yeri olarak kullanılan 4...Pafta,45 Ada 4 Parsel C-13 Blok 2. Kat 9 Nolu bağımsız bölüm ve aynı ada ve parselde C-30 Blok zemin kat 7 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazların işletme kooperatifin tahsisi ve bedelsiz devri için dönemin yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin karar verildiğini ,daha sonrasında ise █████/2007 tarihinde yönetim kurulu kararı olmaksızın taşınmazları davalı kooperatif adına tescil edildiğini, aynı tarihli ve gündem sayılı genel kurulu kararın davacı kooperatifin eski yönetimi tarafından hukuka aykırı olarak davalı İşletme kooperatifine İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. 20619 parsel C28 bloktaki taşınmazlara ilişkin yapılan bağışlama işlemine karşı davacı kooperatif tarafından İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile genel kurul kararının yok hükmünde ve butlanı nedeniyle tapu iptal ve tescil davası ikame edildiğini ve mahkemenin müvekkili kooperatif lehine olarak davanın kabulüne, davaya konu 28.04.2007 Genel Kurul Kararının 9. maddesinin (Aynı genel Kurul kararı dava konusudur.) Genel Kurulun mal varlığını koruma ilkesini ihlal edecek bir karar almaya yetkili olmaması ve yetkili olmadığı bir hususta yönetim kuruluna yetki veremeyeceği nedeni ile ve ayrıca TTK 391/1-b gereğince de butlan ile sakat olduğu gerekçesi ile C28 Bloktaki taşınmazların müvekkil kooperatif adına tapuya tesciline karar verdiğini belirterek , davacı kooperatifin 28.04.2007 tarihli 9 nolu Genel Kurulu Kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile dava konusu hukuka aykırı olarak bağışlanan İstanbul ili ... ilçesi ... mah. 45 ada 4 parsel C-30 Blok 7 nolu bağımsız bölüm ve İstanbul ili ... ilçesi ... mah. 45 ada 4 parsel C-13 Blok 9 nolu bağımsız bölüm taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ve müvekkil davacı kooperatif adına tesciline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekilince ... Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan cevap dilekçesinde, Müvekkilinin 350 civarında üyesinin mevcut olduğunu, açık kapı ilkesi gereği kooperatife üye olma koşullarını taşıyan herkesin üye olabildiğini, özel bir işletme olmadığını tüm kat maliklerinin haklarını koruyan setinin bakım onarım gibi ihtiyaçlarını karşılayan sitede malik olan üyelerin kurduğu bir kooperatif olduğunu, İstanbul 18 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı ilamı ile bu durumun açıkça bildirildiğini, davacı tarafından emsal olarak gösterilen mahkeme kararının hatalı olduğunu, davaya konu olayda ancak iptal edilebilirlik söz konusu olduğunu, sunun için yasal başvuru süresinin bir ay olduğunu, davaya konu genel kurul kararının üst organ olan genel kurul tarafından alındığını, davaya konu gayrimenkulün sitenin mescidi olarak kullanılmakta olup tüm kat maliklerinin ortak alanı olduğunu, alınan kararla bazı gayrimenkullerin devredildiği davalı kooperatifin her ne kadar şekil yönünden tek bir tüzel kişilik olarak görülse de ,davacı kooperatifin vergisel ve lehe diğer kolaylaştırıcı nedenlerle tüm üyelerinin menfaatine uygun amaçlı kurulduğunu belirterek ; haksız ve dayanaksız davanın reddine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesince taşınmaz başında keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunda dava konusu her iki bağımsız bölümün birleştirilerek bir bütün halinde cami olarak kullanıldığı, giriş bölümü bulunduğu ayrıca cami içerisinde bir ofis oluşturulduğu tespitinin yapılarak dava konusu hususla ilgili koopatarif mevzuatıda dikkate alınarak rapor sunulduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilerek , dava konusu edilen taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verildiği, kararın davalı tarafça istinaf edildiği, istinaf incelemesini yapan İstanbul 45. H.D.'nin █████/2023 tarih █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı ile ; "Davaya konu uyuşmazlıkla emsal nitelikte bulunan tarafları ve dava sebebi aynı olan, aynı genel kurul kararına istinaden davacıya ait iken ve o dönemde idare binası olarak kullanılan, C-28 Blok nolu binanın davalı işletme kooperatifine devrine ilişkin taşınmazın aynı hukuki nedenlerle tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili talepli İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esasına kayıtlı açılan davanın kabulüne karar verildiği, İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesince aynı gerekçelerle alınan kararın Kooperatifler Kanunu'nun 23.maddesi uyarınca eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ve aynı zamanda Kooperatifler Kanunu 42. maddenin 6. fıkrasına göre, gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile, alınacak gayrimenkulün niteliğini ve yerini azami fiyatına, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını münhasıran belirlemek yetkisinin kooperatif genel kuruluna tanındığı ve bu yetkinin başka bir organa devir edilemeyeceği düzenlemesi mevcutken, somut olayda bir bedel karşılığı dahi olmadan dava konusu gayrimenkulün devri için yönetim kuruluna yetki verilmesinin mal varlığının korunması ilkesine de aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23 H.D.'nin █████/2022 tarih █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı ile, ilk derece mahkemesinin bozulduğu, mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak açık kapı ilkesinin zedelendiği görüşü ile davanın kabulüne karar verildiği, verilen ikinci kararın temyiz edilmesi üzerine verilen kararın davalı vekilince tekrardan temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih █████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın davalı işletme kooperatifine genel kurul kararı ile devir şartları belirlidir. Bu genel kurul kararı uyarınca davalı kooperatif gerekli hizmetleri yapacak, kooperatif üyelerinden talep edenleri de kooperatife üye kabul edecektir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ise de, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, davalı işletme kooperatifinin, davacı kooperatifin üyelerine hizmet için kurulduğu, davaya konu taşınmazların devri karşılığında davalı kooperatifçe otopark ve benzeri yatırımlar ile hizmetlerinin yapıldığı, davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin, gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen “öncelik” dolayısıyla gerekse de açık kapı ilkesi nedeniyle, müracaatları suretiyle ortak olabilecekleri hususları tartışmasız olup, davalı işletme kooperatifi tarafından, açılan dava tarihi itibariyle açık kapı ilkesini ve dolayısıyla Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunduğuna dair herhangi bir eylemlerinin bulunduğu kesin olarak ispatlanmadığı gibi davalı işletme kooperatifinin tüm üyelere hizmet vermediği hususu iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dosyanın alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, anılan hususlarda müşahhas olaylar var ise belirlenip bu hususları tartışan gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu, yeterli olmayan bilirkişi kök ve ek raporuna itibar edilerek davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur gerekçesiyle ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizce de emsal dosyada verilen Yargıtay bozma ilamı benimsenmiş olup Yargıtay bozma ilamında ayrıntılı şekilde ifade edildiği gibi davalı işletme kooperatifi tarafından işbu açık kapı ilkesini ve dolayısıyla Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunulup bulunulmadığının araştırılarak bu hususta denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına " şeklinde karar verildiği, İstinaf kararı sonrasında dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı esasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonunda █████/2023 tarih ████████ karar sayılı ilam ile kendi dosyaları ile İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasının taraflarının aynı olduğu, aynı genel kurul kararının butlanı nedeniyle tapu iptali istenildiği, İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasından verilecek kararın mahkemelerindeki dosyasında verilecek kararı doğrudan etkileyeceği gerekçesi ile dosyalarının İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.
Bu aşamada ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının da mahkememiz dosyası ile birleştirildiği görülmüştür.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası Mahkememiz dosyası DAVA DİLEKÇESİ : Davacı vekilinin ... Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde, " Birleştirme Talebimiz Yönünden; Müvekkil davacı kooperatife ait taşınmazların mutlak butlanla(kesin hükümsüzlük) sabit genel kurul kararına dayanılarak davalı işletme kooperatifine devredilmesine ilişkin tarafımızca İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. (yeni esas ████████ ) sayılı dosya ikame edilmiş, mahkemece █████/2017 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, Yargıtay 23.Hukuk Dairesi █████████ Esas sayılı dosyasından bozma kararı verilmiş, ███████ E. Sayılı dosyada yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece yeniden davanın kabulüne karar verilmiş, Yargıtay 6. Hukuk dairesi █████████ E. Sayılı dosyasında bozma kararı verilmiş olup yargılama yerel mahkeme tarafından bozmaya uyulmuş ve ████████ E. Sayılı dosyada yargılama devam etmektedir. İşbu davadaki talebimiz ile devam eden davadaki talebimiz farklı maddi vakıalara dayanmakla aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan işbu davaların birleştirilmesi gerekmektedir. Aşağıda ayrıntılı olarak dava konusu bakımından maddi vakıaların farklılığı Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bozma ilamı da göz önüne alınarak açıklanmıştır. Derdestlik Yönünden Açıklamalarımız;
Taraflar arasında aynı talebe ilişkin olarak ikame edilmiş olan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosyada █████/2012 tarihinde dava açılmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi dava tarihi olan █████/2012 tarihinden önceki açık kapı ilkesini ve Koop. K. 23'e göre eşitlik ilkesini ihlal edici eylem ve uygulamaların değerlendirilmesini gerekçe göstererek bozma kararı vermiştir. Bozma ilamında dava tarihi olan █████/2012 tarihinden sonraki açık kapı ilkesini ve Koop. K. 23'e göre eşitlik ilkesini ihlal edici eylem ve uygulamaların göz önüne alınmayacağını belirtmiştir.
İşbu davamızda 18. ATM ████████ E. dosyasında dava tarihi olan █████/2012 tarihinden sonraki açık kapı ilkesini ve Koop. K. 23'e göre eşitlik ilkesini ihlal edici eylem ve uygulamalarına aşağıda ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Başka bir ifadeyle İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava konusu maddi vakıalar ile işbu davada yer verilen dava konusu maddi vakıalar farklıdır. Somut olayda; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosyasın dava tarihi olan █████/2012 tarihinden sonra gerçekleşen maddi vakıalar; █████/2016 tarihindeki 20 kişilik üyelik başvurusunun davalı işletme kooperatifi tarafından kabul edilmemesi, üyeler arasında farklı sermeye payları talep edilmesi, genel kuruldan ortaklık sayısı sınırlanması vb. gibi nedenlere dayalı olarak açık kapı ilkesi ve Koop. K. 23'e göre eşitlik ilkesini ihlal edici eylemler işbu davamızın yeni maddi vakıa olarak dava sebebini teşkil etmektedir. Dava sebebi, yukarıda yer verilen emsal Yargıtay kararında görüleceği üzere hukuki sebep değil davanın temelini oluşturan maddi vakıalardır. Maddi vakıaların farklı olması durumunda dava sebebinin aynı olmasından bahsedilemez. Bu nedenle iki dava arasında derdestlik durumu söz konusu değildir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayılı Dosyasında Dava Tarihi Olan █████/2012 Tarihinden Sonra Gerçekleşendavalı Kooperatifin Açık Kapı İlkesine Aykırı İşlemleri; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosyada bozma ilamında "açılan dava tarihi itibariyle açık kapı ilkesini" olup olmadığı yönünde bozma kararı vermiştir. Mezkur mahkemede devam eden dava 2012 yılında açılmış olup Yargıtay bu kapsamda 2012 tarihi itibari ile açık kapı ilkesini değerlendirmiştir. Tarafımızca açılan işbu yeni davada ise 2012-2023 yılları arasındaki açık kapı ilkesini ihlal eden işlemlere yer verilecektir. Üyelik Başvuruları Kabul Edilmemiştir. Davalı kooperatife █████/2016 tarihinde iadeli taahhütlü olarak müvekkil kooperatife üye 20 kişinin üyelik başvurusu tarafımızca yapılmış, tebligatın alınmaması üzerine .... Noterliği █████/2016 tarih ... yevmiye numarası ile aynı kişilerin ortaklık başvurusu noter katibi vasıtasıyla yapılmış, davalı işletme kooperatifinin Kooperatif Başkanı olan Kemal Kılıç tarafından tebligat alınmaktan imtina edilmiş, bu husus noter marifetiyle tespit edilmiştir. Müvekkil yapı kooperatifi üyeleri tarafından yapılan başvurular üzerine davalı işletme kooperatifi hiç bir yönetim kurulu kararı almamıştır. Yaklaşık 2 yıl geçtikten sonra davalı işletme Koop. 27.02.2018 tarihinde şahsen başvuru talep etmiştir. Yaklaşık 2 yıl hiçbir yönetim kurulu kararı almadığı gibi usulsüzlüğe ilişkin de bir beyan söz konusu olmamıştır. Ancak başvuru kabul edilmemiş yok sayılmıştır. Yapılan bu işlemlerin gerçekliği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Yukarıda açıklandığı gibi davalı işletme kooperatifinin yapılan yazılı ve resmi belgelerle başvurulara rağmen üyelik/ortaklık başvurularını kabul etmemesi açık kapı ilkesini ve eşitlik ilkesine aykırı bir uygulamadır.
Dava Tarihinden Önce Farklı Sermaye Payı Talep Edilerek Eşitlik İlkesine Aykırı Davranmıştır.
Davalı işletme kooperatifi ortaklık kabullerinde farklı tarihlerde, farklı kişilerden, farklı sermaye payı alarak Koop. K. 23. maddesine göre eşitlik ilkesine aykırı davranmıştır. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosyasında bozmadan önceki bilirkişi ek raporunun 11. Sayfasında, davalı yönetim kurulu sermaye paylarının belirlenmesinde farklı kararlar aldığı, sermaye payının 100,00 TL olarak tahsil edildiği, ancak değişik kararlarda 100,00 TL, 500,00 TL, 5.000,00TL olarak belirlendiği belirtilmiştir. Görüldüğü üzere tüm ortaklardan 100,00 TL sermaye payı tahsil edildiği, bazı dönemler için 5.000,00TL sermaye payı da belirlendiği tespiti dosyada yer almaktadır.
Davalı İşletme kooperatifine başvuru yapan kişiden yukarıdaki şekilde sermaye payı ve belgeler istenmektedir. Bu belge istemi davalı tarafın koop.’un kurulduğu tarihten itibaren istenmiştir.
Başvuru belgelerinden görüleceği üzere 5.000,00 TL muhalif olarak görülen kişilerden talep edilmektedir. Eğer davalı taraf kendine yakın gördüğü kişileri üye almak istiyorsa 100,00TL veya hiç sermaye payı almaksızın üyelik kaydı yapmaktadır. Bu farklı uygulama eşitlik ilkesine aykırılık teşkil eder. Davalı tarafın bu şekilde işlem yapmasının nedeni istediği kişiyi ortak kaydetmek istemediğini ortak olarak almamaktır.
Davalı kooperatifin kuruluşundan itibaren kendine yakın üyelerden 100,00 TL sermaye payı alınmış, (İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosyada bozma öncesi ek raporda da tespit edildiği üzere hiç alınmayan üye dahi bulunmaktadır.) muhaliflerden veya kendilerine yakın görmedikleri üyelerden 5.000 TL talep edilmiştir.
İzah edilemez bir şekilde belli dönemlerde sermaye payı artırılmış, sonra azaltılmış, sonra tekrar yükseltilmiştir. Bu uygulama ile davalı Koop. in kontrollü bir şekilde belirlediği dönemler için eşitlik ve açık kapı ilkesini ihlal edecek şekilde sermaye payı tutarları belirlediği anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenlerle davalı kooperatifin dava tarihi öncesinde eşitlik ilkesine aykırı uygulamaların mevcut olduğu İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosyası bilirkişi raporları ve dosyaya sunulan deliller ile sabittir.
Bu aşamadan sonra Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere açık kapı ilkesi ve eşitlik ilkesi gereğince müvekkilin tüm ortaklarının davalı üyeliğine kabul edilmesi gerekmektedir. Ancak bu iki ilkenin ihlal edilmesi hakinde davalı İşletme Koop.’na ortaklığının engellenmesi durumunda yapılan devir işlemi geçersiz olacaktır.
3. üye sayısı sınırlandırılmıştır.
28.04.2007 tarihinde yapılan Genel Kurul tarihinde davacı kooperatifin ortak sayısı 1856’dır. (Dosya kapsamındaki 28.04.2007 tarihli Genel Kurul tutanağı 1. Sayfa). Bu genel kurul tarihindeki müvekkil yapı koop. üye/ortak sayısı 1856 olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur.
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 28 Şubat 2008 tarih ve 7009 sayılı nüshasının 386. Sayfasında (Dosya kapsamındaki- Gazete Sureti) ilan edilen 30 Ocak 2008 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6 numaralı gündeminde şu ifadelerle davalı kooperatif ortak sayısı 500 ile sınırlandırılmıştır: “Kooperatif ortak adedinin şimdilik 500 ile sınırlandırılmasına, bu rakamın Yapı Kooperatifinin tasfiye süreci ve ... gelişmesine bağlı olarak ileriki toplantılarda artırılmasına ..”
6 Ocak 2018 tarihinde ortak sayısı 525’e çıkarılmış; bu tarihe kadar 500 sınırı hep korunmuş, hali hazırda da 525 kişilik ortaklık sınırı devam etmektedir.
Yargıtay bozma ilamının gereği olarak 28.04.2007 tarihinde yapılan Genel Kurul tarihinde davacı kooperatife ortak sayısı 1856 olup, bu ortakların öncelik ve açık kapı ilkesi gereğince İşletme Kooperafine ortak yapılması zorunlu olduğu halde, davalı işletme kooperatifinin 30 Ocak 2008 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6 numaralı gündeminde ortak sayısı 500 ile sınırlandırılması kararı açık kapı ilkesini ve eşitlik ilkesini ihlal etmektedir. Başka bir ifadeyle davalı İşletme Kooperatif’i 1856 kişinin öncelikli ortak olma hakkı olduğu halde bu ortaklardan sadece 500 kişiye kadar kişiyi ortak yapacağı, artan kişileri de ortak yapmayacağı, ortak sayısını kontrol altında tutma çabası içinde olduğu aldığı genel kurul kararıyla sabittir.
Aşağıdaki tabloda görüleceği üzere davalı işletme Kooperatif’i uzun süre (3,5 yıl) 19 ortakla devam etmiş, hiçbir zaman 322 Ortak sayısını geçmemiştir. Davalı İşletme Kooperatifi’nin bu şekilde davranmasının nedeni Kooperatifi kontrol altında tutmak, ortak sayısını arttırarak kontrolü kaybetmemek, kendileri gibi düşünen insanları ortak yaparak, muhalif olan insanları ortaklığa kabul etmemektedir.
Davalı işletme kooperatifi █████/2007 tarihinde 19 ortakla kurulmuş olup; (Aşağıda kronolojik olarak üye sayılarına yer verilmiştir.)
-█████/2008 tarihli olağan genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 19 olduğu ve bu genel kurulun 6. Maddesinde ortaklık sayısını 500 kişiyle sınırlandırılması kararı alınmış,
-█████/2009 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 19 olduğu
-█████/2010 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 19 olduğu
-█████/2010 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 101 olduğu
-█████/2011 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 147 olduğu
-█████/2012 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 224 olduğu
-█████/2013 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 251 olduğu
-█████/2014 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 303 olduğu
-█████/2015 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 322 olduğu
-█████/2016 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 315 olduğu
-█████/2017 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 313 olduğu
-█████/2018 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 320 olduğu
-█████/2018 tarihli genel kurul tarihinde toplam ortak sayısının 320 olduğu
İşletme koop. Yargıtay bozma ilamında ve ayrık raporda belirtildiği gibi 28.04.2007 tarihinde yapılan Genel Kurul tarihinde davacı kooperatife ortak sayısı 1856 olup, bu ortakların öncelikli olması ve açık kapı ilkesi gereğince İşletme Kooperafine ortak yapılması zorunluluğu vardır. İşletme Koop. 1856 kişinin girişini engelleyemeyeceği gibi açık kapı ilkesini ortadan kaldıran davranışlarda da bulunamaz. Nitekim GK 9. Maddede “yeni kurulacak ve ...’ı işletecek kooperatife, davacı kooperatif üyelerinin öncelikli olarak ortak kaydedilmesine” şeklinde ibaresinin yer aldığı, Yargıtay bozma ilamında “…28.04.2007 tarihli genel kurulunun 9. Gündem maddesi uyarınca kurulan davalı işlet kooperatifine, davacı kooperatifin bahsi geçen genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin, gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen “öncelik” dolayısıyla gerekse de yukarıda bahsi geçen açık kapı ilkesi nedeniyle,…” tespiti ile 1856 kişinin öncelikle üye/ortak olma hakkı vardır.
Davacı kooperatifin malvarlığına dahil olan gayrimenkulün bedelsiz olarak davalı kooperatife devredilmesi sonucunda üyelerin açık kapı ilkesine göre işletme koop. üye olması ile ekonomik mülkiyeti bu şekilde korunacaktır. Her ne kadar dava konusu taşınmaz tüzel kişiliğe haiz koop.’in ise de aslında üyelerin taşınmaz üzerinde ekonomik mülkiyet hakkı vardır. 1856 kişinin tamamının işletme koop.’ne üye alınmasının sınırlanması durumunda ekonomik mülkiyet hakkı zedelenecektir.
Davalı taraf, █████/2021 tarihinde yönetim kurulu kararı alarak 525 üye sayısı sınırını kaldırılması kararının işbu davada hukuken bir değeri bulunmamaktadır. 500 ve 525 üye sayısı sınırlama kararı koop. genel kurulunda alınmış, genel kurulda alınan bir kararın yönetim kurulu kararı ile kaldırılması mümkün değildir. Yönetim kurulu genel kurulun yetkisini gaspedemez. Diğer taraftan yaklaşık 13 yıl üye sayısının 500 ile sınırlanma kararının █████/2021 tarihinde kaldırılması geçmişse yönelik açık kapı ilkesini ve dolayısıyla eşitlik ilkesine aykırılığı ortadan kaldırmayacağı gibi davalı tarafın bu kararı Yargıtay bozma ilamından sonra aldığı aşikar olup TMK. M. 2 dürüstlük kurallarına uygun bir davranış şekli değildir. Aslında davalı tarafın bu tutumu açık kapı ilkesinin ihlalinin ikrarı ve açık göstergesidir. " denilerek dava konusu İstanbul ili ... İlçesi ... Mah. Blok C-28 olan 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14,15 ,16,17,18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesince dilekçeler aşaması tamamlanmadan , arada bağlantı olduğu gerekçesiyle ... esas sayılı dosyanın █████/2023 tarihinde mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekilince mahkememiz dosyası ile birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına karşılık olduğu mahkememize ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde ; Birleşen davanın konusu, sebepleri ve dayanağını maddi vakıaların aynı olduğunu belirterek derdestlik itirazında bulunmuş, cevap dilekçesinin devamında da İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesince verilen daha önceki iki kararında Yargıtay tarafından bozulduğunu ve açık kapı ilkesi ve eşitlik ilkesinin ihlal edilmediğinin belirlendiğini, üyelik başvurusu red edilen tek kişi dahi bulunmadığını, davacının davacı sıfatının olmadığını, öncelikle davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesini, davanın işin esasına girmesi halinde zaman aşımı defi talebinde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası ile ilgili olarak derdestlik itirazında bulunmuş ise de, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında taraflar ile tapusu iptal edilen taşınmazlar aynı ise de maddi vakıanın farklı olduğu, maddi vakıa olarak ilk davadan sonra gerçekleşen olaylara dayalı olarak ve özellikle █████/2016 tarihinde iadeli taahhütlü mektup ile başvurup ve akabinde gelişen olaylara dayanıldığından maddi vakıanın farklı olması nedeniyle derdestlik itirazı red edilmiş, davanın dayanağının █████/2007 tarihli genel kurulda alınan 9 nolu gündem maddesinin butlat/yok hükmünde olduğu iddiasını da kapsaması nedeniyle zamanaşımı defininde reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasında alınan 1 nolu ara kararı gereğince ;
"a-Kök raporda bulunan Yargıtay bozma ilamında açık kapı ilkesinin "...davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin...." değerlendirilmesi gerektiği yönünde hüküm bulunması gerekmesi nedeniyle, öncelikle davaya konu genel kurul tarihi olan █████/2007 tarihi itibari ile davacı kooperatifin ortaklarının isimlerinin dilekçe ile dosyaya bildirilmesi, b-Birleşen dosyalarda ve özellikle birleşen ... ATM nin dosyasında davacı kooperatif tarafından istinaf mahkemesine hitaben yazılan █████/2021 tarihli dilekçede ; █████/2016 tarihinde iadeli tahhütlü olarak 20 kişinin üyelik başvurusunu yapıldığını, tebligatın alınmaması üzerine ... Noterliğinin █████/2016 tarih ... yevmiye numarası ile aynı kişilerin noter vasıtası ile başvuru yaptıklarını (notere ait ihtarname incelendiğinde, 20 kişi adına vekili Av. ... tarafından dilekçe verildiği) ancak tebligatın alınmadığını, daha sonra davalı kooperatifin █████/2018 tarihinde şahsen başvuru yapılmasını istediğini, başvuru yapan şahısların █████/2018 tarihinde dilekçelerinin alındığını ancak ortaklığa kabul edilmediği gibi cevap da verilmediğinin iddia edilmesi nedeniyle ; Başvuran 20 kişinin █████/2007 tarihi itibari ile davacı kooperatifin üyeleri olup olmadığı, söz konusu 20 kişiye ait şahsen yapılan dilekçelerin ve eklerinin tek tek dosyaya bırakılması , şahsen başvurunun ne şekilde yapıldığı, davalı kooperatif tarafından dilekçeler üzerine alındı kaşesi basılıp basılmadığı, basılmış ise bunun bir suretinin dosyaya sunulması, şahsen yapılan başvurular üzerine davalı kooperatifçe ne gibi işlemler yapıldığı ve buna ilişkin alınan kararların dosyaya sunulması ayrıca davacı vekilince ... ATM nin dosyasına isitnafa hitaben sunulan dilekçe ekinde ek -10 olarak site işletme kooperatifi ortaklığı için gereken evrak listesi bulunduğundan gerçek kişilerin dilekçelerine söz konusu hususları ekleyip eklemediği ve ek-10'da belirtilen banka şubesine sermaye paylarını yatırıp yatırmadıkları konusunda yazılı olarak beyanda bulunmaları ilgili belgeleri eklemeleri hususunda taraf vekillerine 4 hafta süre verilmesine, c-Birleşen ... ATM nin dava tarihi █████/2023 , birleşen ... ATM deki dosya dava tarihi ise █████/2017 olduğu görülmekle kök dava incelendiğinde, dava tarihi olan █████/2012 tarihi itibari ile davanın açılması için davacı kooperatifin █████/2011 tarihindeki genel kurul toplantısında davacı kooperatif yönetim kuruluna yetki verildiği görüldüğünden , birleşen dosyalardaki dava tarihi itibari ile davacı kooperatifin yönetim kurulu üyelerinin kimler olduğu, yönetim kurulu üyeleri kök davadan sonra değişmiş ise birleşen dosyaların açılması için davacı kooperatif tarafından yeni yönetim kuruluna dava açmak için yetki verip vermediği, vermiş ise buna ilişkin genel kurul toplantı tutanağının dosyaya sunulması için davacı vekiline 4 hafta süre verilmesine, " şeklinde ara karar kurulmuş yine aynı duruşmada alınan 3 nolu ara kararı doğrultusunda ; "1 nolu ara kararında belirtilen hususlar tamamlandıktan yada verilen süre dolduktan sonra dosyanın kök dosya ve birleşen dosyalarda rapor verenler ayrıca uzman görüşü sunanlar dışında belirlenecek bir mali müşavir , bir kooperatif uzmanı, birde ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilerek ; Davacı ve davalı kooperatife ait 2007 yılından itibaren 2024 yılına kadar ki kooperatife ait tüm defter ve belgelerin bilirkişiler tarafından yerinde HMK 218 maddesine göre incelenerek , Dosyada kök dosya , birleşen ... ATM nin ... esas sayılı dosyası ve birleşen ... ATM ye ait ... esas sayılı dosyası bulunduğu ve birleşen dosyalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinden, kök dosya yönünden dava tarihi █████/2012 olup bu dosyaya ait Yargıtay 6 Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih █████████ esas ████████ karar sayılı bozma ilamı bulunduğu, ... ATM ye ait ... esas sayılı dosyada dava tarihinin █████/2017 olduğu, ... ATM ye ait ... esas sayılı dosyada dava tarihinin █████/2023 olduğu bilirkişiler tarafından dikkate alınarak, kök dosyadaki Yargıtay bozmasına göre dava tarihine göre dosyaların değerlendirilerek, Yargıtay bozma ilamında "1.Dava konusu taşınmazın davalı işletme kooperatifine genel kurul kararı ile devir şartları belirlidir. Bu genel kurul kararı uyarınca davalı kooperatif gerekli hizmetleri yapacak, kooperatif üyelerinden talep edenleri de kooperatife üye kabul edecektir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ise de, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki, davalı işletme kooperatifinin, davacı kooperatifin üyelerine hizmet için kurulduğu, davaya konu taşınmazların devri karşılığında davalı kooperatifçe otopark ve benzeri yatırımlar ile hizmetlerinin yapıldığı, davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin, gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen “öncelik” dolayısıyla gerekse de açık kapı ilkesi nedeniyle, müracaatları suretiyle ortak olabilecekleri hususları tartışmasız olup, davalı işletme kooperatifi tarafından, açılan dava tarihi itibariyle açık kapı ilkesini ve dolayısıyla Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunduğuna dair herhangi bir eylemlerinin bulunduğu kesin olarak ispatlanmadığı gibi davalı işletme kooperatifinin tüm üyelere hizmet vermediği hususu iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dosyanın alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, anılan hususlarda müşahhas olaylar var ise belirlenip bu hususları tartışan gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu, yeterli olmayan bilirkişi kök ve ek raporuna itibar edilerek davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." denildiği dikkate alınarak, iş bu Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda asıl kök dosya ve birleşen dosyalar yönünden her birinin dava tarihi esas alınarak , dava tarihinden önceki olaylar değerlendirilerek her 3 dosyadan ayrı ayrı rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, Ayrıca Kooperatifler Kanunu , Ticaret Kanunu, davalı kooperatifin ana sözleşmesi incelenerek kooperatife üyelik başvurusunun nasıl yapılacağı , hangi evrakların eklenmesi gerektiği....gibi hususlarda da bilirkişiler tarafından her 3 dava açısından değerlendirme yapılmasının istenilmesine, " karar verilmiştir.
Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında dava tarihi itibari ile taşınmazların değeri mahkemece saptanmış ise de ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında dava tarihi itibari ile taşınmazların rayiç değerleri saptanmadığından keşif yapılarak dava tarihi olan █████/2023 tarihi itibari ile taşınmazların değerinin saptanması yönünde de ara karar kurulmuştur. Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dava tarihi itibariyle taşınmazların rayiç değerleri bilirkişi heyetince █████/2024 tarihli rapor ile saptanmış ve toplam değerin 49.444.000,00TL olduğu tespit edilerek birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası kapsamında eksik harç davacı vekilince tamamlanmıştır.
Açık kapı ve eşitlik ilkesinin zedelenip zedelenmediği hususunda alınan heyet raporu incelendiğinde, bilirkişi heyetince 2006 yılına ait genel kurul toplantısının yapıldığı, █████/2007 tarihli toplantıda alınan 9 nolu kararın rapora geçirilerek raporun devamında ; "Davacı Kooperatifin. 21.03.2007 tarih 482 nolu yönetim kurulu kararında; 2006 yılına ait Genel Kurul Toplantısının 28.04.2007 tarihinde yapılacağının bildirilerek 12 Maddelik Gündemin belirlendiği, Gündemin 9. Maddesinin “Otopark İnşaatı ve Otoparkın İşletmesi ile ilgili karar alınması” olarak ifade edildiği, duyuruda 9. Madde ile ilgili detayların verilmediği, Duyurulan gündem maddesinde “Zemin altı Otopark Projesi ilgili Yap İşlet Devret Sözleşmesinin kurulacak Site yönetimi İşletme Kooperatifine devredileceğinden, İşletme kooperatifinin davacı kooperatife üye yapılacağından ve Cami yeri olarak kullanılan 4/5 -7/1 pafta 45 ada 4 parsel C 13 Blok 2. Kat 9 nolu bağımsız bölüm ve aynı ada ve parselde C 30 blok zemin kat 7 nolu bağımsız bölüm numaralı yerlerin .... Bedelsiz olarak İşletme Kooperatifine tahsisi için yönetim kuruluna yetki verileceğinden, ayrıca idare binası olarak kullanılan C 28 Blok bürolarının bedelsiz olarak İşletme Kooperatifine devri hususunda yönetim kuruluna yetki verileceğinden bahsedilmediği görüldü. Şeklinde olduğu ve oy birliği ile karar verildiği, ortaklar listesine kayıtlı 1856 ortaktan 249 ortağın asaleten, 410 ortağın vekaleten olmak üzere 659 ortağın Genel Kurula katıldığı görüldü. Davacı Kooperatifin 25.02.2008 tarih 512 nolu kararında “Sitenin Yönetimini üstlenen ....... İstanbul ... ... Site İşletme Kooperatifinin 3614 ortak numarası ile Yapı Kooperatifine ortak edilmesine” karar verildiği, yönetim kurulu kararının 28.04.2007 tarihinde yapılan 2006 yılı Genel Kurulunda alınan 9. Maddeye dayandırıldığı görüldü. Bir Gurup davacı kooperatif ortağının, 04.07.2011 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu na başvurarak 02.07.2011 tarihinde yapılan ... ... İmalat Sanayi Ve Depocuları Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi'nin 02.07.2011 tarihli Genel Kurul toplantısındaki hazirun usul ve yasaya aykırı oluşturulması, kooperatif ortağı olan 378 kişinin hazirun cetvelinde gösterilmemesi ve toplantıya alınmaması nedeni ile tescil edilmemesi yönünde dilekçe verdikleri, İst. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 14.07.2011 tarihli cevabi yazısında, Genel Kurul Kararlarının 07.07.2011 tarihinde tescil edildiği, Genel Kurul kararlarının iptalinin kesinleşmiş yargı kararları ile mümkün olacağının bildirildiği görüldü. Davacı ... ... İmalat Sanayi Ve Depocuları Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi'nin 16.10.2010 tarihinde Ortaklar Listesine Kayıtlı 1002 ortaktan 413 ortağın asaleten 376 ortağın vekaleten olmak üzere 789 ortağın katılımı ile gerçekleştiği, toplantı nisabının sağlandığı görüldü. Davalı İşletme kooperatifinin 28.01.2011 tarihli Genel Kurulunda 2011 İşletme Projesi ve yapılacak işler ile ilgili ek avans alınması işin İşletme Kooperatifine yetki verilmesine karar verildiği, ... aidat yapısının belirlenmesi ve gerekirse artışlar kontolar yapılması konusunda İşletme kooperatifine yetki verilmesine karara verildiği, görüldü. 28.01.2011 tarihli Hazirun' un 286 kişiden oluştuğu, Genel Kurula 217 kişinin katıldığı, kararların oy birliği ile alındığı tespit edildi. Davalı İşletme kooperatifinin 03.03.2012 tarihli Genel Kurulunda, ortaklık pay değerinin 100,00 TL olarak Belirlendiği görüldü. 03.03.2012 tarihli hazirun' un 224 kişi olduğu, Genel Kurula 106 kişinin katıldığı, kararların oy birliği ile alındığı tespit edildi Davalı Kooperatifin Site İşletme Kooperatifi Ana sözleşmesinin Amaç ve Faaliyet Konuların içeren Madde 6 , Sermaye Paylarını İçeren Madde 7 ve Ortaklık Şartlarını içeren Madde 10 ve Ortaklığa Kabul Madde 11 maddelerinin aşağıdaki gibi düzenlendiği görüldü (Dosyada Mübrez) Davalı Kooperatif vekilince, Davalı İşletme Kooperatif üyeliğine alınmadığı iddia edilen taşınmaz bilgileri belirtilen 19 kişi ile ilgili 14.04.2016 tarihinde .... Noterliğinden davalı işlemeci kooperatife keşide edilen ihtammamede Kooperatif ana sözleşmesinin Üçüncü bölüm Madde 10/2 de belirtildiği üzere Kooperatife üye olmak için “ site dahilinde işyeri maliki, işyeri hakkı sahibi, genel hizmet tesislerinden birinin maliki veya kiracısı olmak gerekir” hükmü ve devam eden maddeler göre kooperatife üyeliklerinin gerçekleştirilebilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını ihtaren bildirdikleri görüldü. Davalı Kooperatif Genel Müdür ...' nın Davacı vekili ...' e hitaben yazdığı 27.02.2018 tarihli yazıda özetle 19 kişini adı zikredilerek müracaatlarını sağlanmasını bildirdiği görüldü. Gerek Davacı kooperatiften gerekse davalı kooperatiften incelemede alınan dokümanlarda; Site İşletme kooperatifi Ortaklık için Gerekli Evrakların Listesi; Davacının Beyanında Sermaye Payının 5.000,00 TL olarak Belirtildiği görüldü. Site işletme kooperatifi ortaklığı için gereken evrakların gerçek kişiler ve tüzel kişiler için ayrı ayrı saptandığı, gerçek kişiler için başvurusu sırasında tapu fotokopisi - kimlik fotokopisi- 2 resim - 5.000,00TL sermaye payı - beyan evraklarına imza arandığı, davalının beyanında sermaye payının 100,00TL olarak belirtildiği görüldü. Ortaklık Senedi (İçeriği: Kimlik Bilgileri, Adres, Kooperatife giriş- çıkış tarihleri, Sahip Olduğu Hisse Adedi- Kooperatif kabul onayı, Otağın ve Yönetim Kurulu İmzaları) Gerçek Kişiler için Başvuru Dilekçesi, Tüzel Kişiler için Vekalet- temsil- Yetkilendirme Belgesi, Olduğu görüldü. Davacı kooperatifçe Bazı Davacı kooperatif üyelerinin14.03.2018 tarihli imzalı Başvuru Dilekçesi örneklerinin sunulduğu görüldü (....). Davacı Kooperatif ortağı 19 kişinin, Ortakları/Üyeleri içeren Hazirun Cetvellerinin incelenmesi ve karşılaştırılması sonucunda davalı Kooperatifte üye kayıtlarının olmadığı tespit edildi. Ek- 17,18-19 Hazirun Cetvelleri) Davalı kooperatifin 2007-2008-2009-2010-2011-2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018- 2019-2020-2021-2022-2023-2024 yılları ticari defter kayıtlarında, Ortaklar Sermaye Payları Hesaplarının incelenmesi sonucunda; 19 kurucu ortağın kuruluşta 1.000,00 TL Sermaye taahhüdü ile pay aldığı, 2008-2009 yıllarında yeni üyenin olmadığı, 2010 yılında davalı Kooperatife 500 TL Sermaye payı ortaklığa alındığı, 2011 yılından sonra Ortaklık Sermaye Payının 100 TL olduğu ve bu tarihten sonra ortaklığa 100,00 TL sermaye payı ile alındığı, Değişik dönemlerde Bazı üyelerin Y.K. kararı ile ortaklığın: ortakların Sermaye Paylarının Y.K. Kararı ile 250,00 TL' ye düşürüldüğü, 2013-2024 tarihleri arası Sermaye Payının 100,00 TL olarak uygulandığı, yeni üyelerin 100,00 TL sermaye payı ile ortaklığa alındığı, 500 Sermaye Hesabında kurucu üyelerin Sermaye payının 1.000,00 TL, diğer üyelerin 500,00 TL , 250,00 TL ve 100,00 TL olarak görüldüğü, Tespit edildi. Davalı kooperatifin Ticari Defterlerinin incelenmesi sonucunda 500 Sermaye Hesabında kurucu üyelerin Sermaye payının 1.000,00 TL, diğer üyelerin 500,00 TL, 250,00 TL ve 100,00TL olarak görüldüğü, 5.000,00 TL Ortaklık Sermaye payı uygulamasının hiçbir dönemde yapılmadığı tespit edildi. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████Esas sayılı dosya incelemesi; Davacı kooperatifin 28.04.2007 Tarihli Genel Kurulda - ortaklar listesine kayıtlı 1856 ortaktan 249 ortağın asaleten, 410 ortağın vekaleten olmak üzere 659 ortağın Genel Kurula katıldığı, bu genel kurulda 9. Gündem Maddesinin oy birliği ile kabul edildiği görülmüştür. 9. Madde ile ortakların tamamına dükkan yapıp teslim edemediğinden kanunen tasfiyeye girmemesi nedeniyle ve fakat bitirilip teslim edilen dükkanlar bakımından sitenin yönetilmesi ihtiyacı karşısında, yine davacı kooperatifin ortaklarının ortaklığında ayrı bir site işletme kooperatifi kurulmasına ve sitenin yönetilmesi konusunda da kurulacak bir işletme kooperatifine yetki devri yapılmasına karar verildiğini, aynı gündemde kurulacak işletme kooperatifinin davacı kooperatife ortak yapılması ve yine davacı kooperatifin ortaklarının da işletme kooperatifinde ortak olması koşulu ile davacı kooperatifin mülkiyetinde bulunan ve o tarihte mescit yeri olarak kullanılan 4/5-7/1 Pafta,45 Ada 4 Parsel C-13 Blok 2. Kat 9 Nolu bağımsız bölüm ve aynı ada ve parselde ...Blok zemin kat 7 nolu bağımsız bölüm ve C-28 de kayıtlı taşınmazların işletme kooperatifin tahsisi ve bedelsiz devri için dönemin yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin karar verildiği görülmüştür. Davacı Kooperatifin 25.02.2008 tarih 512 nolu kararı ile “Sitenin Yönetimini üstlenen .... ... İstanbul ... ... Site İşletme Kooperatifinin 3614 ortak numarası ile Yapı Kooperatifine ortak edildiği tespit edilmiştir. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan kararların kooperatifin tüm üyelerine gönderildiğine dair dosyada evrak bulunmamaktadır. Açık kapı ilkesi ve dolayısıyla Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesinden söz edebilmek için tüm kooperatif üyelerinin alınan bu karardan haberdar olması gerekir. Aksi taktirde kendi üyelik aidatları ile yapılan ve davacı kooperatife dolayısı ile kendilerine ait olan taşınmazı bedelsiz olarak yeni bir kooperatife bırakmaları söz konusu olur. Davada tüm ortakların dolayısı ile kooperatifin değerli bir Malvarlığının ileride kurulacak bir ortağa bedelsiz tahsisinde kooperatifin eski üyelerin herhangi bir menfaati olmadığı açıktır. Davacı şirketin 13 yönetim kurulu üyesi ve 3 denetçisinin diğer 3 ortakla birlikte toplam 19 kurucu ile davalı şirketi kurdukları ve yine bunlardan 5'inin hem davalı hem davacı şirketin yönetim kurulunda 3 denetçiden ikisinin de yine hem davalı hem davacı şirket denetim kurulunda görev aldıkları anlaşılmıştır. Davacı şirketin genel kurulunda alınan uyuşmazlık konusu 9 nolu gündem maddesine ilişkin kararın yaklaşık 3 ay sonrasında 29 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanan davalı kooperatifin, 11 Kasım 2010 yılında tescil ve ilan edilen genel kuruluna kadar 19 üyeli devam ettiği, bu genel kurulda alınan esas sözleşmenin sermayeye ilişkin 7. Paylara ilişkin 8. Maddelerinin değişikliğinden 10 gün sonra gerçekleştirilen genel kurul toplantısında 101 üyeye ulaştığı görülmektedir. Davalı kooperatifin 3 yılı aşkın bir süre davacı şirketin yöneticilerinden ve denetçilerinden oluşan ortaklık yapısının bu süre zarfında değişmemesinin açık kapı ilkesi ile ne kadar bağdaştığı düşündürücüdür. Davacının 2007 yılında 1856 ortağı olduğu ve mal varlığına ait bir gayrimenkulü ivazsız olarak kendi ortaklarından kurulacak yeni bir işletme kooperatifine devretme kararı aldığı, yeni kurulan davalı Kooperatifin ise aynı zamanda davacının yönetim kurulu ve denetçileri olan üyelerinin dışında sadece 3 ortağı bulunması ve bu 19 kişiden oluşan ortaklık yapısının 3 yılı aşkın biçimde korunması davalı Kooperatifin açık kapı ilkesini uygulamadığı tarafımızca değerlendirilmiştir. Koop. K. m. 23 hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Söz konusu eşitlik ilkesi, eşit konumda olan üyelere aynı şekilde davranmak hususunda yükümlülük öngörmektedir. Yönetim Kurulu'nun bu ilkenin dışına çıkarak bir ortağa ayrıcalıklı hak ve yükümlülükler sağlaması ancak genel kurulun bu hususta yönetim kuruluna yetki vermiş olması ile mümkündür. Davalı işletme kooperatifi diğer üyeler karşısında otopark işleterek gelir elde etme, giderlere katılmama ve bedelsiz taşınmaz maliki olmak gibi haklara kavuştuğu, işletme kooperatifine üye olmayan diğer üyeler zarar görmektedir. Davacı kooperatifin o dönemdeki yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan sadece 3 üyenin yönetici ve denetçi olmadığı, davalı Kooperatife 3 yılı aşkın hiçbir yeni üye kaydı yapılmaması ki İşletme kooperatifine üye olma koşulları karşısında davacı Kooperatifin ortakları karşısında üstünlük sağlamışlardır. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan 9 numaralı karar ile davacı kooperatife ait taşınmaz üzerinde ekonomik mülkiyeti bulunan ortakların bu hakkının işletme kooperatifi nezdinde de devamının sağlanması amaçlanmıştır. Aksi durumda davacı kooperatifin malvarlığına dahil değerli bir gayrimenkulü mülkiyetinden çıkarıp, yeni bir kooperatife devrederek ortaklarını bu değerden mahrum bırakması Kooperatifçiliğin ana ilkesine aykırıdır. İşletme kooperatifinin 10. Ve 11 maddede davalı kooperatife üye olma ve üye olmak içi gerekli evraklardan bahsedilmiştir. 10. Madde Ortaklığa başvurmak için 2 şarttan birini karşılamak gerekli olup, Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip gerçek ve tüzel kişi olmak 2. İse tüm kooperatifler tarafından talep edilen evraklar, diğeri ise davacı kooperatifte mal sahibi yada kiracı olmak, 11. Madde ise yazılı başvuru ile tüm yükümlülükleri kabul etmekle birlikte yönetim kuruluna başvurmak şeklindedir. Davalı kooperatifin açık kapı ilkesi ve Kooperatifler Kanunu 23. Maddede belirtilen eşitlik ilkesine uymadığı değerlendirilmiş olup takdir mahkemenindir. .... Asliye Tic. Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasının incelenmesi ; Davacı kooperatifin 28.04.2007 Tarihli Genel Kurula ortaklar listesine kayıtlı 1856 ortaktan 249 ortağın asaleten, 410 ortağın vekaleten olmak üzere 659 ortağın Genel Kurula katıldığı, bu genel kurulda 9. Gündem Maddesinin oy birliği ile kabul edildiği görülmüştür. 9. Madde ile ortakların tamamına dükkan yapıp teslim edemediğinden kanunen tasfiyeye girmemesi nedeniyle ve fakat bitirilip teslim edilen dükkanlar bakımından sitenin yönetilmesi ihtiyacı karşısında, yine davacı kooperatifin ortaklarının ortaklığında ayrı bir site işletme kooperatifi kurulmasına ve sitenin yönetilmesi konusunda da kurulacak bir işletme kooperatifine yetki devri yapılmasına karar verildiğini, aynı gündemde kurulacak işletme kooperatifinin davacı kooperatife ortak yapılması ve yine davacı kooperatifin ortaklarının da işletme kooperatifinde ortak olması koşulu ile davacı kooperatifin mülkiyetinde bulunan ve o tarihte mescit yeri olarak kullanılan 4/5-7/1 Pafta,45 Ada 4 Parsel C-13 Blok 2. Kat 9 Nolu bağımsız bölüm ve aynı ada ve parselde C-30 Blok zemin kat 7 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazların işletme kooperatifin tahsisi ve bedelsiz devri için dönemin yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin karar verildiği görülmüştür. Davacı Kooperatifin 25.02.2008 tarih 512 nolu kararı ile “Sitenin Yönetimini üstlenen .... ... İstanbul ... ... Site İşletme Kooperatifinin 3614 ortak numarası ile Yapı Kooperatifine ortak edildiği tespit edilmiştir. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan kararların kooperatifin tüm üyelerine gönderildiğine dair dosyada evrak bulunmamaktadır. Açık kapı ilkesi ve dolayısıyla Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesinden söz edebilmek için tüm koooperatif üyelerinin alınan bu karardan haberdar olması gerekir. Aksi taktirde kendi üyelik aidatları ile yapılan ve davacı kooperatife dolayısı ile kendilerine ait olan taşınmazı bedelsiz olarak yeni bir kooperatife bırakmaları söz konusu olur. Davada tüm ortakların dolayısı ile kooperatifin değerli bir Malvarlığının ileride kurulacak bir ortağa bedelsiz tahsisinde kooperatifin eski üyelerin herhangi bir menfaati olmadığı açıktır. Davacı şirketin 13 yönetim kurulu üyesi ve 3 denetçisinin diğer 3 ortakla birlikte toplam 19 kurucu ile davalı şirketi kurdukları ve yine bunlardan 5'inin hem davalı hem davacı şirketin yönetim kurulunda 3 denetçiden ikisinin de yine hem davalı hem davacı şirket denetim kurulunda görev aldıkları anlaşılmıştır. Davacı şirketin genel kurulunda alınan uyuşmazlık konusu 9 nolu gündem maddesine ilişkin kararın yaklaşık 3 ay sonrasında 29 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanan davalı kooperatifin, 11 Kasım 2010 yılında tescil ve ilan edilen genel kuruluna kadar 19 üyeli devam ettiği, bu genel kurulda alınan esas sözleşmenin sermayeye ilişkin 7. Paylara ilişkin 8. Maddelerinin değişikliğinden 10 gün sonra gerçekleştirilen genel kurul toplantısında 101 üyeye ulaştığı görülmektedir. Davalı kooperatifin 3 yılı aşkın bir süre davacı şirketin yöneticilerinden ve denetçilerinden oluşan ortaklık yapısının bu süre zarfında değişmemesinin açık kapı ilkesi ile ne kadar bağdaştığı düşündürücüdür. Davacının 2007 yılında 1856 ortağı olduğu ve mal varlığına ait bir gayrimenkulü ivazsız olarak kendi ortaklarından kurulacak yeni bir işletme kooperatifine devretme kararı aldığı, yeni kurulan davalı Kooperatifin ise aynı zamanda davacının yönetim kurulu ve denetçileri olan üyelerinin dışında sadece 3 ortağı bulunması ve bu 19 kişiden oluşan ortaklık yapısının 3 yılı aşkın biçimde korunması davalı Kooperatifin açık kapı ilkesini uygulamadığı tarafımızca değerlendirilmiştir. Koop. K. m. 23 hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Söz konusu eşitlik ilkesi, eşit konumda olan üyelere aynı şekilde davranmak hususunda yükümlülük öngörmektedir. Yönetim Kurulu'nun bu ilkenin dışına çıkarak bir ortağa ayrıcalıklı hak ve yükümlülükler sağlaması ancak genel kurulun bu hususta yönetim kuruluna yetki vermiş olması ile mümkündür. Davalı işletme kooperatifi diğer üyeler karşısında otopark işleterek gelir elde etme, giderlere katılmama ve bedelsiz taşınmaz maliki olmak gibi haklara kavuştuğu, işletme kooperatifine üye olmayan diğer üyeler zarar görmektedir. Davacı kooperatifin o dönemdeki yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan sadece 3 üyenin yönetici ve denetçi olmadığı, davalı Kooperatife 3 yılı aşkın hiçbir yeni üye kaydı yapılmaması ki İşletme kooperatifine üye olma koşulları karşısında davacı Kooperatifin ortakları karşısında üstünlük sağlamışlardır. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan 9 numaralı karar ile davacı kooperatife ait taşınmaz üzerinde ekonomik mülkiyeti bulunan ortakların bu hakkının işletme kooperatifi nezdinde de devamının sağlanması amaçlanmıştır. Aksi durumda davacı kooperatifin Malvarlığına dahil değerli bir gayrimenkulü mülkiyetinden çıkarıp, yeni bir kooperatife devrederek ortaklarını bu değerden mahrum bırakması Kooperatifçiliğin ana ilkesine aykırıdır. İşletme kooperatifinin 10. Ve 11 maddede davalı kooperatife üye olma ve üye olmak için gerekli evraklardan bahsedilmiştir. 10. Madde Ortaklığa başvurmak için 2 şarttan birini karşılamak gerekli olup, Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip gerçek ve tüzel kişi olmak 2. İse tüm kooperatifler tarafından talep edilen evraklar, diğeri ise davacı kooperatifte mal sahibi yada kiracı olmak, 11. Madde ise yazılı başvuru ile tüm yükümlülükleri kabul etmekle birlikte yönetim kuruluna başvurmak şeklindedir. Davalı kooperatife █████/2016 tarihinde iadeli taahhütlü olarak davacı kooperatife üye 20 kişinin üyelik başvurusu yapıldığı, taleplerin alınmaması üzerine .... Noterliği █████/2016 tarih ... yevmiye numarası ile aynı kişilerin ortaklık başvurusu noter katibi vasıtasıyla yapıldığı, bu başvuru yapan kişilerin davalı kooperatifin 10 ve 11. Maddesinde belirtilen koşulları yerine getirdiği tespit edilmiş ama işletme kooperatifi yönetim kurulu tarafından verilmiş olumlu yada olumsuz bir karara rastlanmamıştır. Oysa ana sözleşmesine göre 15 gün içerisinde başvurucuya bilgi vermesi zorunludur. Davalı kooperatif ana sözleşmesine uymamıştır. Davalı kooperatif ilk yıllarda 2007,2008,2009 yıllarında sermaye payı 1.00,00 TL talep etmiş, 2010 ve 2011 yılında 500,00 TL talep etmiş 2012 ve devamı yıllarda 100,00 TL talep etmiştir. Sermaye payı enflasyon ile ters orantılı olmuş olup bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalı kooperatifin açık kapı ilkesi ve Kooperatifler Kanunu 23. Maddede belirtilen eşitlik ilkesine uymadığı değerlendirilmiş olup takdir mahkemenindir. .... Asliye Tic. Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasının incelenmesi; Davacı Kooperatifin 25.02.2008 tarih 512 nolu kararı ile “Sitenin Yönetimini üstlenen .... Kooperatifinin 3614 ortak numarası ile Yapı Kooperatifine ortak edildiği tespit edilmiştir. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan kararların kooperatifin tüm üyelerine gönderildiğine dair dosyada evrak bulunmamaktadır. Açık kapı ilkesi ve dolayısıyla Kooperatifler Kanununun 23. maddesindeki eşitlik ilkesinden söz edebilmek için tüm koooperatif üyelerinin alınan bu karardan haberdar olması gerekir. Aksi taktirde kendi üyelik aidatları ile yapılan ve davacı kooperatife dolayısı ile kendilerine ait olan taşınmazı bedelsiz olarak yeni bir kooperatife bırakmaları söz konusu olur. Davada tüm ortakların dolayısı ile kooperatifin değerli bir Malvarlığının ileride kurulacak bir ortağa bedelsiz tahsisinde kooperatifin eski üyelerin herhangi bir menfaati olmadığı açıktır. Davacı şirketin 13 yönetim kurulu üyesi ve 3 denetçisinin diğer 3 ortakla birlikte toplam 19 kurucu ile davalı şirketi kurdukları ve yine bunlardan 5'inin hem davalı hem davacı şirketin yönetim kurulunda 3 denetçiden ikisinin de yine hem davalı hem davacı şirket denetim kurulunda görev aldıkları anlaşılmıştır. Davacı şirketin genel kurulunda alınan uyuşmazlık konusu 9 nolu gündem maddesine ilişkin kararın yaklaşık 3 ay sonrasında 29 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanan davalı kooperatifin, 11 Kasım 2010 yılında tescil ve ilan edilen genel kuruluna kadar 19 üyeli devam ettiği, bu genel kurulda alınan esas sözleşmenin sermayeye ilişkin 7. Paylara ilişkin 8. Maddelerinin değişikliğinden 10 gün sonra gerçekleştirilen genel kurul toplantısında 101 üyeye ulaştığı görülmektedir. Davalı kooperatifin 3 yılı aşkın bir süre davacı şirketin yöneticilerinden ve denetçilerinden oluşan ortaklık yapısının bu süre zarfında değişmemesinin açık kapı ilkesi ile ne kadar bağdaştığı düşündürücüdür. Davacının 2007 yılında 1856 ortağı olduğu ve mal varlığına ait bir gayrimenkulü ivazsız olarak kendi ortaklarından kurulacak yeni bir işletme kooperatifine devretme kararı aldığı, yeni kurulan davalı Kooperatifin ise aynı zamanda davacının yönetim kurulu ve denetçileri olan üyelerinin dışında sadece 3 ortağı bulunması ve bu 19 kişiden oluşan ortaklık yapısının 3 yılı aşkın biçimde korunması davalı Kooperatifin açık kapı ilkesini uygulamadığı tarafımızca değerlendirilmiştir. Koop. K. m. 23 hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Söz konusu eşitlik ilkesi, eşit konumda olan üyelere aynı şekilde davranmak hususunda yükümlülük öngörmektedir. Yönetim Kurulu'nun bu ilkenin dışına çıkarak bir ortağa ayrıcalıklı hak ve yükümlülükler sağlaması ancak genel kurulun bu hususta yönetim kuruluna yetki vermiş olması ile mümkündür. Davalı işletme kooperatifi diğer üyeler karşısında otopark işleterek gelir elde etme, giderlere katılmama ve bedelsiz taşınmaz maliki olmak gibi haklara kavuştuğu, işletme kooperatifine üye olmayan diğer üyeler zarar görmektedir. Davacı kooperatifin o dönemdeki yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan sadece 3 üyenin yönetici ve denetçi olmadığı, davalı Kooperatife 3 yılı aşkın hiçbir yeni üye kaydı yapılmaması ki İşletme kooperatifine üye olma koşulları karşısında davacı Kooperatifin ortakları karşısında üstünlük sağlamışlardır. 28.04.2007 tarihli genel kurulda alınan 9 numaralı karar ile davacı kooperatife ait taşınmaz üzerinde ekonomik mülkiyeti bulunan ortakların bu hakkının işletme kooperatifi nezdinde de devamının sağlanması amaçlanmıştır. Aksi durumda davacı kooperatifin malvarlığına dahil değerli bir gayrimenkulü mülkiyetinden çıkarıp, yeni bir kooperatife devrederek ortaklarını bu değerden mahrum bırakması Kooperatifçiliğin ana ilkesine aykırıdır. İşletme kooperatifinin 10. Ve 11 maddede davalı kooperatife üye olma ve üye olmak için gerekli evraklardan bahsedilmiştir. 10. Madde Ortaklığa başvurmak için 2 şarttan birini karşılamak gerekli olup, Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip gerçek ve tüzel kişi olmak 2. İse tüm kooperatifler tarafından talep edilen evraklar, diğeri ise davacı kooperatifte mal sahibi yada kiracı olmak, 11. Madde ise yazılı başvuru ile tüm yükümlülükleri kabul etmekle birlikte yönetim kuruluna başvurmak şeklindedir. Davalı kooperatife █████/2016 tarihinde iadeli taahhütlü olarak davacı kooperatife üye 20 kişinin üyelik başvurusu yapıldığı, taleplerin alınmaması üzerine .... Noterliği █████/2016 tarih ... yevmiye numarası ile aynı kişilerin ortaklık başvurusu noter katibi vasıtasıyla yapıldığı, bu başvuru yapan kişilerin davalı kooperatifin 10 ve 11. Maddesinde belirtilen koşulları yerine getirdiği tespit edilmiş ama işletme kooperatifi yönetim kurulu tarafından verilmiş olumlu yada olumsuz bir karara rastlanmamıştır. Oysa ana sözleşmesine göre 15 gün içerisinde başvurucuya bilgi vermesi zorunludur. Davalı kooperatif ana sözleşmesine uymamıştır. Davalı kooperatif ilk yıllarda 2007,2008,2009 yıllarında sermaye payı 1.00,00 TL talep etmiş, 2010 ve 2011 yılında 500,00 TL talep etmiş 2012 ve devamı yıllarda 100,00 TL talep etmiştir. Sermaye payı enflasyon ile ters orantılı olmuş olup bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalı kooperatifin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28 Şubat 2008 tarih ve 7009 sayılı nüshasının 386. Sayfasında ilan edilen 30 Ocak 2008 tarihli olağan genel kurul toplantısının 6 numaralı gündeminde ortak sayısı 500 ile sınırlandırılmıştır: Davalı kooperatifin açık kapı ilkesi ve Kooperatifler Kanunu 23. Maddede belirtilen eşitlik ilkesine uymadığı değerlendirilmiş olup takdir mahkemenindir." şeklinde görüş bildirdikleri ve raporun sonuç kısmında hem asıl dosya hemde birleşen dosyalar yönünden Kooperatifler Kanunu'nun 23.maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine uyulmadığı sonucuna vardıkları tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı tarafından verilen itiraz dilekçesinde, genel kurulda alınan kararın tüm kooperatif üyelerine gönderilmediği hususunda bilirkişilerin görüş bildirdirdiği, üyelerini hebardar etmesi gereken tarafın davacı kooperatif olduğunu, çünkü bu karar alındığında henüz davalı kooperatifin kurulmadığını, davalı kooperatifin kurulmadığı bir tarihte eşitlik ilkesine ve açık kapı ilkesine aykırı hareket ilkesine aykırı etmesinin söz konusu olmayacağını, Yargıtay bozma ilamında müşahhas yani somut örnekler olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerektiğinin bildirildiğini, bilirkişiler tarafından herhangi bir somut örnek sunulamadığını çünkü böyle bir örnek olmadığını, kooperatife üyelik başvurusu yapılıp red edilmiş tek bir kişi dahi tespit edilemediğini, 20 kişi tarafından hep birlikte noter ihtarnamesi ile sunulan evrakta gerçek kişilerin dilekçelerine üyelik için gerekli olan evrakları ekleyip eklemediği, banka şubesine sermaye paylarının yatırılıp yatırılmadığı konusunda bilirkişilerin hiçbir değerlendirme yapmadıklarını, bahsedilen 20 kişi arasında şahsen başvuru yapan tek bir kişi bile olmadığını, 20 kişi adına noter ihtarnamesi ile müracaat eden kişinin iş bu dosyada davacıların vekili olan Av. ... ... ... olduğunu, amacın üyelik başvurusu yapmak değil delil toplamak niteliğinde olduğunu, bu kişilerden hiçbirinin kooperatif üyeliğinin tespit edilmesi için dava da açmadıklarını, kooperatifçe talep edilen tapu fotokopisi , kimlik fotokopisi, resim , sermaye payı ve beyan evraklarına imza işlemlerini yapmadıklarını, bu işlemlerin yapıldığına dair davacı vekilince dosyaya hiçbir evrak sunulmadığını belirtmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunan davacı vekili ise beyanında, ... Noterliğinin █████/2016 tarih ... yevmiye numaralı evrakı ile 20 kişi tarafından ortaklık başvurusunun noter katibi vasıtası ile yapıldığını, yönetimin bu konuda hiçbir karar almadığını, yaklaşık 1,5 yıl geçtikten sonra █████/2018 tarihinde şahsen başvuru talep edildiğini, üyelik için toplu veya tek tek şekilde başvuru yapılabileceğini, yapılan başvuruların kooperatif tarafından yok sayıldığını, usulsüz başvuru olması halinde yönetim kurulunun karar alarak usulsüzlükleri tek tek belirtmesi gerektiğini ancak bu koşulların yerine getirilmediğini, 2007 yılında 18 üyenin 1.000,00TL sermaye ödeyerek uyulduğu, 2010 yılında 250,00TL kararlaştırılmasına rağmen 30 üyeden 250,00TL , 12 üyeden 1.000,00TL alındığını, yine 2010 yılında sermaye payının 250,00TL kararlaştırılmasına rağmen 12 üyeden 100,00TL , 24 üyeden 250,00TL , 2 üyeden 500,00TL alındığını, 2 üyeden hiç sermaye payı alınmadığını, 2010 yılında sermaye payının 250,00TL olmasına rağmen 12 üyeden 250,00TL, 4 üyeden 100,00TL sermaye payı alındığını, 2 üyeden hiç alınmadığını, 2010 yılının devamında sermaye payının 500,00TL'ye çıkartıldığını buna rağmen 7 üyeden 250,00TL, 1 üyeden 100,00TL sermaye payı alındığını, 2 üyeden hiç alınmadığını, 2011 yılında 500,00TL kararlaştırılmasına rağmen 250,00TL - 500,00TL arasında sermaye payı alındığını, █████/2018 tarihinden sonra ise 5.000,00TL sermaye payı alınmasına karar verildiğini, 20 kişinin noter ihtarnamesi ile başvurusunun akabinde █████/2018 tarihli yazıda 19 kişinin adının zikredilerek tek tek başvuru yapılması ve 5.000,00TL sermaye payı ödenmesinin istenildiğini, 19 kişi dışında hiç kimseden 5.000,00TL istenmediğini, 2012-2024 yılları arasında kimseden 5.000,00TL sermaye payı alınmadığını bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, davacı kooperatifin ortak sayısının 1856 iken davalı kooperatifin üye sayısının önce 500 sonra da 2018 yılında 525 kişi ile sınırlandırıldığını, █████/2021 tarihinde alınan yönetim kurulu kararında ise davalı kooperatifçe ortak sayısının sınırlandırılmasına ilişkin sınırlandırılmanın tümden kaldırıldığını, hali hazırda üye sınırlandırılmasının bulunmadığını ancak bu kararın ilk davanın açıldığı tarihten 13 yıl sonra alınarak sınırlamanın kaldırıldığını belirttiği görülmüştür.
Asıl dosya yönünden en son alınan bilirkişi raporunda daha önceki bilirkişiler tarafından belirlenen ve değinilen olayların aynen tekrarlanıldığı, Yargıtay 6 H.D.'nin █████████ esas ████████ karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde müşahhas olay tespitinin yapılamadığı, değinilen tüm sebeplerin daha önceki bilirkişiler tarafından değinilen yine mahkememizin önceki kararlarında irdelenen durumların tekrarlanarak rapora yazıldığı, uyulan Yargıtay 6 H.D.'nin █████████ esas ████████ karar sayılı ilamında açıkça vurgulandığı şekilde davalı işletme kooperatifinin, davacı kooperatifin üyelerine hizmet için kurulduğu, davaya konu taşınmazların devri karşılığında davalı kooperatifçe otopark vb yatırımlar ile hizmetlerin yapıldığı, davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin , gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen "öncelik" dolayısıyla gerekse de açık kapı ilkesi nedeniyle, müracaatları sureti ile ortak olabilecekleri hususları tartışmasız olup, davalı kooperatifin açık kapı ilkesine ve dolayısıyla Kooperatifler Kanunun 23.maddesinde eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunduğuna dair herhangi bir eylemlerinin bulunduğu kesin olarak ispatlamadığı gibi davalı işletme kooperatifinin tüm üyelere hizmet vermediği hususu iddia ve ispat edilemediğinden asıl davanın uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Birleştirilen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında taraflar ve dava konusu taşınmazlar aynı olup, dava sebebi olarak davalı kooperatifin █████/2016 tarihinde iadeli taahhütlü olarak 20 kişinin aynı tek evrak ile üyelik başvurusu yaptığı, tebligatın alınmaması üzerine ... Noterliğinin █████/2016 tarih ... yevmiye numarası ile aynı kişilerin tek evrak ile ortaklık başvurusunun noter katibi vasıtası ile yapıldığı, davalı kooperatif başkanı ... tarafından tebligatın alınmaktan imtina edildiğini, yapılan başvurularla ilgili yönetim kurulu kararı alınmadığı, yaklaşık 2 yıl geçtikten sonra █████/2018 tarihinde şahsen başvuru istenildiği, iddiasına dayalı olarak açık kapı ilkesinin zedelendiği gerekçesi ileri sürülmüş olup bu husus irdelendiğinde ise, iş bu dosyada davacı vekili olan Av. ... tarafından 20 kişi adına noter ihtarnamesi ile üyelik başvurusunda bulunulmuş ise de, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere üyelik için gerçek kişilerce tapu fotokopisi - kimlik fotokopisi - 2 adet resim - 5.000,00TL sermaye payı yatırılması ve beyan evraklarına imza atılması gibi koşullar arandığından , 20 kişinin birlikte ihtarname ile bu belgeler eklenmeden ve şahsi olarak beyan evraklarına imza atılmadan yapılan başvurunun başvuru koşullarını taşımadığı kanaatine varılmıştır. Davacı taraf bu kişilerden 5.000,00TL sermaye payı istenildiğini bildirmiş olup, daha önceki bozulan mahkeme kararımızda da belirtildiği üzere, davalı kooperatif tarafından daha önceki yıllarda da bir miktar sermaye payı tespit edilmiş ise de, uygulamada farklı farklı miktarlar tahsil edildiği, daha önceki bozulan mahkememiz kararında bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulanmış ise de uyulan Yargıtay bozma ilamında bu durumun eşitlik ilkesine ve açıklık ilkesini zedeleyen bir durum olarak değerlendirilmediği , kaldı ki üye olmak isteyen kişilerin gerekli evrakları tamamladıktan sonra kooperatif üyeliğinin tespiti yada fazla sermaye payı alındığı yönünde ilgili mahkemede dava açabilecek iken bu hususta hiçbir dava açılmadığı, davalı kooperatifçe █████/2018 tarihinde şahsi başvuru istenmesine rağmen , ihtarname de isimleri bulunan hiçbir üyenin 2018 yılından iş bu davanın açıldığı 2023 yılına kadar şahsi başvuru yapmadığı, davalı kooperatifin █████/2021 tarihli kararı ile üye sınırlaması ile kararı kaldırdığı, dolayısıyla birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası yönünden de açık kapı ilkesinin dolayısıyla eşitlik ilkesinin zedelendiği yönünde bir eylemin ispatlanamadığı bu nedenle bu davanın da reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası açısından değerlendirme yapıldığında yine aynı genel kurul kararına dayalı olarak dava konusu iki bağımsız bölümün davalı kooperatif adına geçirildiği ve birleştirilerek bir bütün halinde söz konusu yerin cami olarak kullanıldığı, hem taşınmazın kulanım niteliği hem de asıl dosya ve birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesine ilişkin dosya açısından yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ████████ Karar nolu ilamında belirtildiği üzere davacı kooperatifin davaya konu genel kurul tarihinde ortağı olan kişilerin gerek bu genel kurul kararı ile kendilerine verilen öncelik dolayısıyla gerekse de açık kapı ilkesi nedeniyle müracaatları suretiyle ortak olabilecekleri hususları tartışmasız olup, davalı kooperatif tarafından açık kapı ilkesinin dolayısıyla kooperatifler kanunun 23. Maddesindeki eşitlik ilkesini bertaraf edecek uygulamalarda bulunduğuna dair herhangi bir eylemlerinin bulunduğu kesin olarak ispatlanamadığı gibi davalı işletme kooperatifinin tüm üyelere hizmet vermediği hususu davacı tarafından iddia dahi edilmediğini ve ispat edilemediği dikkate alınarak asıl ve birleşen davaların aşağıdaki şekilde reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememiz asıl dosyası Yargıtay denetiminden geçerek Yargıtay tarafından bozulmuş ancak diğer birleşen dosyalar İstinaf'a tabi olduğundan Yargıtay 6 HD'nin ████████ esas ████████ karar sayılı ilamında da belirttiği üzere, asıl dosya yönünden Yargıtay'a temyiz yolu , birleşen dosyalar yönünden ise İstinaf'a kanun yolu açılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
A-Asıl Dava Yönünden,
1-Davacının davasının reddine,
2-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 344.605,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından 759,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce resen ilgilisine iadesine,
6- Mahkememizin █████/2022 tarih 2021/... esas 2022/... karar sayılı ilamı Yargıtay tarafından bozulduğundan, mahkememizce bu dosyadan yazılan harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iptal edilmesi için ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
7-İş bu dava nedeniyle 615,40TL maktu karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, peşin alınan 34.643,60TL'den mahsubu ile, fazla alınan 34.028,20TL karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
B-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyası Yönünden,
1-Davacının davasının reddine,
2-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 200.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce resen ilgilisine iadesine,
5- ... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2020 tarih ... nolu ilamı İstinaf tarafından kaldırıldığından, ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen karar doğrultusunda yazılan, harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iptal edilmesi için ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
6-İş bu dava nedeniyle 615,40TL maktu karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, peşin alınan (dava da 1.707,75TL + tamamlama harcı olarak 20.520,00TL =) 22.227,75TL karar ve ilam harcıdan mahsubu ile, fazla alınan 21.612,35TL karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
C-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyası Yönünden,
1-Davacının davasının reddine,
2-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.550.440,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce resen ilgilisine iadesine,
5-İş bu dava nedeniyle 615,40TL maktu karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, peşin alınan (dava da 34.155,00TL + tamamlama harcı olarak 810.225,00TL =) 844.380,00TL karar ve ilam harcıdan mahsubu ile, fazla alınan 843.764,60TL karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde asıl dosya yönünden Yargıtaya temyiz yolu, birleşen dosyalar yönünden ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!