Sigorta şirketi tarafından çalışanları adına munzam sosyal güvenlik ve yardımlaşma sandığına yapılan ödemelerin gelir vergisi tevkifatına tabi ücret niteliği taşıdığına ilişkin Danıştay kararı.
Özet: Bir sigorta şirketinin, çalışanları adına munzam sosyal güvenlik ve yardımlaşma sandığına ödediği işveren katılım paylarının gelir vergisi (stopaj) kesintisine tabi tutulmaması talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin bu ödemelerin ücret niteliğinde menfaat sayıldığı ve vergi tevkifatına tabi tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın reddedilmesine dair kararları, şirket tarafından ödemelerin ücret tanımına girmediği ve Anayasa Mahkemesinin kanunilik ilkesi ile mülkiyet hakkı ihlali kararlarının emsal gösterilmesine rağmen, Danıştay tarafından yapılan tevkifatın hukuka uygun olduğu ve bölge idare mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bir temyiz nedeni bulunmadığı kanaatiyle onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Sigorta ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Başkanlığı/...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı tarafından, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan ... Sigorta Şirketi Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı'na çalışanları adına ödenen tutarlar üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmaması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2021 yılının Aralık dönemine ait muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması ve ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Davacı tarafından ... Sigorta Şirketi Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı'na ilişkin vakıf senedi uyarınca ödenen işveren katılım payının, şirket çalışanlarına hizmet karşılığı sağlanan bir menfaat olduğu ve ücret niteliğini taşıdığının kabulü ile vergi tevkifatına tabi tutulması gerektiği nitekim Anayasa Mahkemesi'nce de 2013 yılı sonrasında uyuşmazlık konusu vergilendirme işlemi için öngörülebilirliğin mevcut olduğunun belirtildiği dolayısıyla davacının ihtirazi kayıtla verdiği beyannameye istinaden yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava konusu ihtilafla aynı mahiyette olan dosyalarda Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluna gidilmesi üzerine ... başvuru nolu dosyada 21/2/2015 tarih ve 29274 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2014 tarihli kararda yapılan tarhiyatların kanunilik ilkesine aykırı olduğuna ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmedildiği, kanunilik ilkesi, ücretin tanımı ve unsurları açısından ele alındığında dava konusu katkı payı ödemelerinin Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde yer verilen unsurları taşımadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Munzam Vakfa yapılan ödemelerle çalışanların ücret niteliğinde menfaat sağladığı hususunun açık olduğu, vakfa ödenen katkı paylarının ücret sayılarak vergilendirilmesine ilişkin işlemlere yönelik öngörülebilirliğin 2013 yılında verilen Danıştay Daire kararlarıyla sağlandığı, yapılan gelir vergisi tevkifatının yasal olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca...-TL maktu harç alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.