Trafik kazasında ölüm sonucu destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin müteveffa yayanın ağır kusuru nedeniyle davayı reddetmesi üzerine sigorta şirketinin sorumluluğu ve kusur değerlendirmesine yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalılardan birinin idaresindeki aracın çarpması sonucu oğlunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi sigorta şirketini sorumlu tutarken, bölge adliye mahkemesi müteveffanın yüzde yüz kusurlu olduğuna hükmederek davayı tüm davalılar yönünden reddetmiş, davacı ise temyiz dilekçesinde sürücünün mental engelli birini traktörüne bindirmeye çalışmasına müsaade etmesi ve aracını hareket ettirmeden önce kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğunu, olayın oluş şekline dair raporların varsayımsal olduğunu ve sürücünün kendi ifadesiyle çeliştiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın 22.06.2015 günü .... Mahallesinde davacının oğlu ...'e çarparak ölümüne sebep olduğunu, kazaya konu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının davalı ...Ş. tarafından yapıldığını, oğlunu kaybetmiş olmaktan dolayı manevi çöküntü içinde olup ayrıca maddi destekten yoksun kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, yargılama sırasında maddi tazminat istemini 137.105,23 TL olarak artırmıştır.
II.CEVAP
:
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalılardan ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 137.105,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine; kazanın müteveffa yayanın ağır kusurundan ileri geldiği, illiyet bağının kesildiği, davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, mahkemece kusur raporları dosya kapsamına uygun görülerek davalı sürücü ve işleten yönünden davanın reddine karar verilmesine karşın, işletenin hukuki sorumluluğunu karşılamayı amaçlayan sigorta şirketinin zarardan sorumluluğuna hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece atıf yapılan Yargıtay ilamının somut olaya uygun düşmediği, davalı ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ...Ş.'nin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.03.2020 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ATK raporuna göre mütevaffanın, traktör ile römork arasına girerek traktöre binmeye çalıştığı esnada dengesini kaybederek yere düşmesi ve römorkün altında kalması sonucu vefat ettiğini, ancak bu hususun doğru olmadığını, ATK raporu düzenlenirken Jandarma Trafik tarafından düzenlenen olay yeri tespit tutanağındaki görüşe dayanıldığını, ancak jandarma trafik olay yeri tespit tutanağında, olayın oluş şekli anlatılırken olasılığa atıf yapıldığını ve bu durumun “muhtemelen” sözcüğü ile belirtildiğini, ancak olayın bu şekilde meydana gelmediğinin araç sürücüsü olan davalı ...'nın kendi ifadesinden açıkça anlaşıldığını, araç sürücüsünün mental engelli olduğunu bildiği birini traktörüne bindirmekle veya binmesine müsaade etmekle zaten kusurlu davrandığını, şoförün, aracını hareket ettirmeden önce gerek müteveffanın ve gerekse de başka birinin aracın önünde/altında/etrafında veya eklentilerinin (romörk) önünde/altında/etrafında tehlike oluşturacak vaziyette bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gerektiğini, bu durumda sürücünün kusursuz olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, araç sürücüsünün kusurundan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, yerel mahkeme kararının doğru olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, maliki, zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada meydana gelen ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Haksız fiile dayalı tazminat davalarında kusurun belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Kaza tesbit tutanağında; kazanın oluşumunda traktör sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, mütevaffa yayanın (KTK m 68 c) yaya yollarında geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları yasaktır kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda da müteveffanın %100 kusurlu, sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, davalı sürücünün jandarmada verdiği ilk ifadesinde; müteveffanın gelip traktöre bindiğini, kendisinin indirmek istediğini fakat inmediğini, kendisiyle beraber önde yanında gittiğini, kendisinin bir evde durduğunu ve zekat verdiğini tekrar köy içerisinde devam ettiğini, bu sırada ...'ın yanında olmadığını farkettiğini, kendisinin indi gitti diye düşündüğünü belirtmesi, sorgudaki ifadesinde ise; römorka yüklü buğdayları dağıtırken yolda giderken müteveffayı römorkun üzerinde gördüğünü, kendisini römorktan aşağı indirdiğini daha sonra yoluna devam ettiğini beyan ettiği görülmekle, alınan kusur raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, soruşturma dosyası, sürücünün beyanları ve davacı vekilinin itirazları da değerlendirilmek suretiyle tarafların kusur oranlarının tesbiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Üst Kuruldan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!