Devre mülk niteliğindeki hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinde haksız şartlar nedeniyle sözleşmenin feshi, ödenen bedelin iadesi ve tapu kaydının iptaline ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacının, "hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi" adı altında 13.500 TL ödeyerek satın aldığı taşınmaz hisselerinin devre mülk olmasına rağmen fiilen kullanılamaması, sözleşmenin resmi şekil şartına uymaması ve davalıların edimlerini yerine getirememesi nedeniyle sözleşmenin feshi, ödenen bedelin iadesi ve tapuların iptali talebiyle açtığı davada; davalıların sözleşmenin devre mülk olmadığını ve edimlerini ifa ettiklerini savunmasına karşılık, ilk derece mahkemesi sözleşmenin devre mülk niteliğinde olduğunu, çok sayıda malik ve haksız şartlar nedeniyle tatil ediminin ifasının imkansızlığını tespit ederek davacının taleplerini kabulle, sözleşmeyi feshederek 13.500 TLnin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve tapuların iptaline karar vermiş, bu karar davalılarca istinaf edilmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Yalova 3. Asliye Hukuk (Tüketici) MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştirBelli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... 'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin davalılar ile imzalamış olduğu 23.11.2019 tarihli ve ... numaralı, 27.11.2020 tarihli Protokol No:1 numaralı Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşmeler kapsamında Yalova İli ... İlçesi, ... Orman Mevkii 424 ada 23,25,26 ve 27 parsellerin çeşitli hisselerini 13.500,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, davalılara ödeme yaptığını, davalıların sözleşme sonrasında ve tapu verildikten sonra yerine getirmesi gereken zorunluluklarının bir çoğunu yerine getirmediğini, müvekkilinin satın aldığı yerden faydalanması konusunda yeri hazır etmediğini, müvekkilinin kendi parası ile satın aldığı devre mülkünü hiçbir şekilde kullanamadığını, bu nedenle tecrübe ve muayene koşulunun da gerçekleşmediğini, sözleşmenin resmi şekil şartına uyulmadan yapılması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek; dava konusu sözleşmeler ve bağlantılı sözleşme ve 23.11.2019-27.11.2020 tanzim tarihli senetlerin iptaline, müvekkili tarafından ödenen 13.500,00 TL'nin ve sözleşme dolayısıyla ödenen yıldatların tamamının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, tapu kaydının iptali ile önceki malik ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... Turizm İnşaat Paz. ve San. Tic. Ltd. Şti. ( ... Ltd. Şti.) vekili; sözleşmenin zorla imzalatıldığına yönelik iddiaların doğru olmadığını, davacının tatil yaptığını ve sözleşmeye bağlı kullanımın gerçekleştiğini, davacının talepte bulunması halinde tesisi her zaman kullanmasının mümkün olduğunu, davacı taraf ile imzalanan sözleşmenin devre mülk sözleşmesi olmadığını, sözleşme tarihinden ve tapu devrinden sonra dava açmanın iyi niyet kaideleriyle bağdaşmadığını, sözleşmenin tapu pay devrini içerdiğini, tapu devri ile davalı şirketin edimini yerine getirdiği gibi davacı tarafın sözleşmeyi benimsediğini, ödemeye ve faize itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... Paz. İth İhr. San Tic. A.Ş. vekili; davacının davalı şirketle imzalamış olduğu herhangi bir sözleşme bulunmadığını, sözleşmenin iptali halinde davacıya ödenmesine hükmedilebilecek iade tutarının hiç sözleşme imzalamamış olan ve ödeme almamış olan müvekkili şirketten de tahsili talebinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalıların farklı tüzel kişilikler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.3. Davalı ... vekili; mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, davacı ile müvekkili arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu sözleşmenin devre mülk sözleşmesi olduğu, tapu devri ile sözleşmenin geçerli hale geldiği, davacıya devri yapılan bağımsız bölümün 399 malikinin bulunduğu, tüm maliklerin bir yıl içerisinde tatil haklarını kullanmalarının ve davalıların tatil edimini ifa imkanının fiilen mümkün olmadığı, ... sisteminin haksız şart olduğu, davalı tarafça konaklama evrakı sunulmuş ise de söz konusu konaklamanın 1 günlük oluşu dikkate alınarak tecrübe ve muayene koşulunu taşımadığı kanaatine varılmakla, davacının sözleşme gereği herhangi bir hizmetten yararlanmadığı, davalıların sözleşme kapsamında ediminin fiilen ifa edilebilir olmadığı, davalı taraflarca, bu güne kadar konaklama yapamayan olmadığı yönündeki iddianın fiili durumu değiştirmeyeceği, haksız şart gereği davacının başka bir tesiste ya da bağımsız bölümde konaklamaya zorlanmasının kabul edilemeyeceği, bu durum karşısında, davacının sözleşmenin feshini isteyebileceği gerekçesiyle; imzalanan dava konusu sözleşmenin feshi ile sözleşme gereğince taleple bağlı kalınarak ödenen (tapu resmi senedine göre) 13.500,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesi ile ayrıca davacı adına kayıtlı tapuların iptali ile davalı önceki malik adına tesciline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... ve davalı ... Ltd. Şti. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu devre mülk sözleşmesi de tatil amaçlı taşınmaz mallardan olduğundan sözleşmenin varlığı, geçerliliği ve diğer koşullarının tüketici mahkemesinde tartışılarak değerlendirilmesi gerektiği, sözleşmelerin ... şirketi ile imzalanmış olması, davalı ... şirketine ödeme yapılmış olması ve tapu devrinin ... tarafından yapılması, davalılar arasında organik bağ bulunduğuna dair yargı kararları gözetildiğinde davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunun kabulü gerektiği, davacının, sözleşme konusu tesiste sözleşme konusu dönemde konakladığını ispatlayacak nitelikte olmayan konaklama belgesine dayalı sözleşmeye bağlı kullanımın gerçekleştiği savunmasının yerinde olmadığı, davacıya hisse devri yapılan taşınmazlardan, 23 parsel sayılı taşınmazın 399 malikinin bulunduğu, dava konusu bağımsız bölümdeki hissedar sayısına göre davacının kendisine pay devri yapılan bağımsız bölümde tatil hakkını kullanması fiilen mümkün olmadığından, davalıların tapu devir edimlerini yerine getirmelerine rağmen davacının tatil hakkını kullanmasına ilişkin edimlerini yerine getirmedikleri, sözleşmenin bu haliyle ifasının mümkün olmadığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine, kararın hüküm kısmının ilk cümlesinde yer alan " sözleşmeler ve sözleşmeler gereği düzenlenen sıralı senetlerin iptaline," ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "sözleşmelerin iptaline, sözleşmeler gereği düzenlenen sıralı senetlerin davacı tüketici yönünden geçersiz olduğunun tespitine" ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde düzeltilmesine, kararın düzeltilmesine karar verilen kısmı dışındaki yönlerinin aynen korunmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili; müvekkili ile davacı arasında bir sözleşme ilişkisi olmadığını, bu nedenle davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olmadığını ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, yine müvekkiline yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığından bedelin müvekkilinden iadesinin de istenemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, devre mülk sözleşmesinin iptali ile ödenen bedelin ve tapunun iadesi istemine ilişkindir.Kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında 19.07.2020 tarihinde başlamak üzere akdedilen devre mülk sözleşmelerinin tapu devrini içerdiğinin, tapunun ise 21.07.2020 tarihinde devredildiğinin, davacının devre mülk sözleşmesine konu tesiste konakladığına dair davalılarca belge sunulamadığının, davacının dava tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 50/9.maddesi ve Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin 15/3. maddesi gereğince zilyetliğin devrine kadar sözleşmeden dönme hakkı olduğunun, fiili teslim ve zilyetliğin devredildiğinin ispatlanamadığının, davacının herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeden dönme hakkının olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.