6. Hukuk Dairesi, kooperatifin elektrik borçlarının zamanında ödenmemesi kaynaklı zararlardan eski yönetim kurulu üyelerinin itirazın iptali davasındaki sorumluluğunun, borç dönemi ve kasa durumuna göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Özet: Yargıtay, kooperatifin geçmiş dönem yönetim kurulu üyeleri aleyhine, elektrik borçlarının zamanında ödenmemesi nedeniyle oluşan gecikme cezaları ve masraflardan kaynaklanan zararın tazmini amacıyla açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin kararını, davalı yöneticilerin sorumluluğunun tespiti için elektrik borçlarının ait olduğu dönemler, ödeme vadesindeki görev durumları ve kooperatif kasasında borcu karşılayacak yeterli para bulunup bulunmadığı gibi hayati hususların eksik incelendiği ve bu bağlamda uzman bilirkişi raporuna ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle bozmuştur.
6. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl ve birleşen davalarda, davalıların müvekkili kooperatifin geçmiş dönemlerde yönetim kurulu üyeliklerini yapmış kişiler olduklarını, bakanlık tarafından yapılan denetimlerde davalıların dönemlerinde kooperatifin zarara uğratıldığının tespit edilmesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların haksız itirazı üzerine takiplerin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, kontrolör raporunun yanlış hatalı olduğunu, genel kurulda ibra edildiklerini, borcun kendi dönemlerinde oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.04.2014 tarihli kararı ile davalıların yönetim kurulu üyelikleri döneminde, kooperatifin ... olan borcunu zamanında ödemeyerek fazla gecikme cezası ve bir kısım masraflar ödenmesine sebep oldukları gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile itirazın iptaline, birleşen ████████ Esas sayılı dosya yönünden, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin 8.088,14 TL üzerinden devamına, birleşen ████████ Esas sayılı dosya yönüden davanın kısmen kabulü ile takibin davalılardan ... yönünden 30.113,00 TL, diğer davalılar yönünden 30.074,06 TL üzerinden devamına, her üç dava yönünden davacı lehine icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 15.04.2014 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, özellikle temyiz edenin sıfatına göre, asıl ve birleşen davalarda davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, dava konusu ve icra takiplerine konu yapılan alacaklardan davalıların sorumlu tutulabilmesi için yöneticilerin görevli oldukları dönemde ödenmesi gereken bir elektrik borcunun varlığının tespit edilmesi ve kooperatifin kasasında para bulunmasına rağmen bu borçların ödenmeyerek gecikme faizi işletilmesine sebep olunması gerektiği, mahkemece, bu yönde inceleme yapılmışsa da yapılan incelemenin yeterli olmadığı, hüküm tesisine de elverişli bulunmadığı, gerçekten de, ... ile yapılan protokollerde ifade edilen elektrik bedellerinin hangi aylara ait borçlar olduğu, bunların hangi tarihlerde ödenmeleri gerektiği ve ödeme yapılması gereken tarihlerde davalıların görevde olup olmadıklarının rapor kapsamından anlaşılamadığı, elektrik faturalarının ödenmesi gereken tarihlerde görevde olan kooperatif yöneticilerinin sebepsiz yere ödeme yapmaması halinde sorumlu tutulabilecekleri, bu yönde ise, elektrik faturalarının ödenmesi gereken tarihler itibari ile kooperatif kasasında bu borçlara yetecek paranın bulunup bulunmadığının denetlenmesi gerektiği, ne var ki, raporda bu yönde bir inceleme yapılmadığı, yine aynı raporda kooperatife ait olduğu anlaşılan 800 ve 2926 no'lu abonelikler nedeni ile doğan elektirik borçlarının hangi tarihlerde ödenmeleri gerektiği ve bu tarihler itibari ile davalıların yönetimde olup olmadıklarının da açıklığa kavuşturulmadığı,
Şu halde, mahkemece, kooperatif ile ... arasındaki tüm protokoller, ödeme belgeleri dosya kapsamına alınmalı, elektrik bedellerinin ödenmesi gereken tarihler itibari ile kooperatif kasasında bu elektrik bedellerini ödemeye yetecek bedel bulunup bulunmadığı, kooperatif defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak tespit edilmeli, elektrik borçlarına yetecek para bulunması halinde davalıların sorumlu olabilecekleri gözden kaçırılmamalı ve ödenmesi gereken tarihlerden ödemelerin yapıldığı tarihlere kadar işleyen gecikme faizleri ile protokollerde belirtilen diğer giderler buna ilave edilerek davalıların sorumlu olabilecekleri tutar kooperif uzmanlığı olan bilirkişilerden alınacak raporla saptanmalı iken değinilen husular nazara alınmadan eksik inceleme ile hükme varıldığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda incelenmesi gereken husus; ödenmeyen elektrik borçlarının hangi dönemlere ait borçlar olduğu, bu borçların hangi aylarda ödenmesi gerektiği, bu aylarda davalı kooperatif yöneticilerinin görevde olup olmadığı, görevde olmaları halinde kooperatif kasasında elektrik borçlarını ödemeye yeter miktarda paranın bulunup bulunmadığının araştırılarak davalıların sorumluluğunu belirlenmesine ilişkin olup, bu hususta ilgili kurumlara müzekkereler yazılmış ancak, davaya dayanak teşkil edecek bir kısım belgelerin eski tarihli olması sebebiyle imha edildiği veya kayıtlara ulaşılamadığının bildirildiği, dosyanın sürüncemede kalmaması için eldeki belgeler ve kooperatif kasa defterleri ile ulaşılan banka hesap ekstreleri neticesinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalıların sorumluluk miktarlarının tespit edildiği, asıl dava dosyası yönünden; 15.06.2002- 26.06.2003 tarihleri arasında elektrik borçlarının ödenmediği, gecikme faizi işlediği, borcun gecikme faizi ile birlikte 14.026,68 TL olduğu, belirtilen dönemde kooperatifte görev yapan yöneticilerin; davalılar ..., ..., ... sorumlu oldukları, her ne kadar dosya kapsamındaki belgelerden elektrik borcuna yetecek paranın bulunup bulunmadığına yönelik tespit yapılamamış ise de; davalıların borca konu dönemde yönetici vasfında bulunduğu, cevap dilekçelerinde ibra edildiğine yönelik iddialar olsa da kooperatif kayıtlarında ibraya ilişkin bir ifadenin yer almadığı, bu durumda dönemin yöneticilerinin borçlardan sorumlu tutulması gerektiği, sorumluluktan kurtaracak herhangi bir delilin sunulmadığı,
Birleşen ████████ Esas sayılı dosyası yönünden; 04.09.2004- 02.12.2004 tarihleri arasında, kooperatif elektrik borçlarının ödenmediği, 800 ve 2926 no'lu abonelik borçlarının süresinde borcun ödenmemesinden kaynaklandığı anlaşılmakla ilgili dönemde kooperatifte görev yapan yöneticilerin davalılardan ..., ..., ..., ... olduğu, ...'nın ilgili dönemde yöneticilik vasfının bulunmadığı, kooperatifin vadesiz hesabında 22.09.2004 tarihi itibariyle 4.096,42 TL'nin bulunduğu, borcun 8.175,07 TL olduğu, borca yeter miktarda paranın vadesiz hesapta bulunmadığı, ancak vadeli hesaba da aktarmaların yapıldığı, bu haliyle borca yeter miktarda vadeli hesapta paranın birikeceği, aksi düşünülse dahi davalıların vadesiz hesaptaki miktarı da kısmi ödeme olarak borca yatırmadığı, gecikme zammının işlediği 22.09.2004 tarihinde kooperatif hesabına 39.365,28 TL'nin yatırıldığı ancak borcu karşılamasına rağmen paranın çekilerek alındığı, yine 20.09.2004 tarihinde hesapta dönemin borcuna yeter miktarda 10.953,81 TL bulunmakta iken borcun tahsil edilmediği anlaşılmakla, yukarıda isimleri belirtilen davalı/yöneticilerin borç miktarından sorumlu olduğu, ...'nın ise ilgili dönemde yönetici konumunda bulunmadığı, haksız yere husumet yöneltilerek aleyhine icra takibi başlatıldığı,
Birleşen ████████ Esas sayılı dosyası yönünden; 26.06.2003-23.04.2004 tarihleri arasında elektrik borçlarının ödenmediği, gecikme faizi işlediği, borcun gecikme faizi ile birlikte 30.143,21 TL olduğu, belirtilen dönemde kooperatifte görev yapan yöneticilerin; davalılar ..., ..., ..., ... olduğu anlaşılmakla, her ne kadar dosya kapsamındaki belgelerden elektrik borcuna yetecek paranın bulunup bulunmadığına yönelik tespit yapılamamış ise de; davalıların borca konu dönemde yönetici vasfında bulunduğu, cevap dilekçelerinde ibra edildiğine yönelik iddialar olsa da kooperatif kayıtlarında ibraya ilişkin bir ifadenin yer almadığı, bu durumda dönemin yöneticilerinin borçlardan sorumlu tutulması gerektiği, sorumluluktan kurtaracak herhangi bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen ████████ Esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin 30.142,21 TL üzerinden devamına, birleşen ████████ Esas sayılı dava yönünden davalı ... yönünden açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin 8.175,07 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davalı ... ile asıl ve birleşen ████████ Esas sayılı davada davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi heyetinin kooperatif evraklarını incelemeden kontrolör raporunun aynen iktisap ettiğini, TEDAŞ ile yapılan taksit sözleşmesi ve ödemelerin dikkate alınmadığını, kooperatifin ödeme gücü bulunmadığının değerlendirilmediğini,
b. Kooperatif genel kuruluna katılmadıklarından ve kararlarda tebliğ edilmediğinden müvekkilleri açısından kesinleşmeyen genel kurul kararının icra takibine konulduğunu,
c. Kısmen kabul kararının alacağın likit ve kesin olmadığının ispatı olup icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
d. Davanın kısmen reddi nedeniyle müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2. Birleşen dosyalarda davalılar ...,..., ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının açık kusuru nedeniyle yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, zira davacının kooperatif kasa defterini dosyaya ibra edemediğini,
b. Bozma nedenleri ikmal edilmeksizin 2007 yılındaki kararın aynısının verildiğini,
c. Davacı kusurunun davalılara yüklenemeyeceğini,
d. Eksik incelemeye dayalı, hiçbir belge ve gerekçeye dayanmayan baş kontrolör teftiş raporuna itibar edilerek karar verildiğini,
e. Bilirkişinin dosyayı incelemediğini,sunulan evraklara bakmadığını, sadece teftiş kurulu raporunu harfiyen tekrar ettiğini,bu raporun doğruluğuna dair tek bir satır kayıt ya da emare olmadığını,
f. Mahkemece yapılan incelemeyle dahi muallak olan likit olmayan davada icra inkara tazminatına hükmedildiğini,
g. Kasa defteri olmadığından hükme leverişli olmayan raporla karar verilidğini, ödeme yapılan bedellerin faiz olmadığını varsa da bu faizlerin önceki yönetimin kabul etiği ve genel kurulca da ibra olunan miktarların ödemeleri olduğu değerlendirilmediğini,
h. Faturaları ödeyecek paranın olmadığı ve bu nedenle de müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağı hususunda bir inceleme yapılmadığı, ... şefliğinin 10.06.2009 tarihli cevabındaki borç çizelgesi ve diğer evraklar incelendiğinde bu borçların ve yapılandırmanın çok daha eski yıllara ait olduğu,mahkemece bu konularda uzman bir inceleme gerektiren bu hususu usul ve yasaya aykırı olarak reddettiğini,
ı. Dosyadaki belgelerden açıkça anlaşıldığı üzere müvekkillerinin devir teslim evrakında bile gösterilen taksitlendirilmiş ... borçlarına ve buna ilişkin protokollere gerekçe de yer verilmediğini,, hesaba katılmadığını cevap dilekçesi ve beyan dilekçesindeki hususların irdelenmediğini, sadece davacı tarafın beyanlarına göre hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi uyarınca yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır.
Aynı Yasanın 55. maddesi ise “Taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir” hükmünü içermektedir.
Öte yandan TBK’nın 43/1 ve 513/1. maddeleri gereğince yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer. Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir.
Somut olayda; asıl ve birleşen davalarda davalı ...’ın 28.01.2017, birleşen davalarda davalı ...’ın ise 31.07.2017 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, mahkemece mirasçılar davaya dahil edilmeksizin yargılamaya devam edilip ölü kişi hakkında hüküm kurulmuştur. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gerekir.
Bu durumda mahkemece; yargılama sırasında vefat eden davalılar mirasçılarının davaya katılımının sağlanması suretiyle taraf teşkili sağlanarak esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde ölü kişi hakkında hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre asıl ve birleşen davada davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Mahkeme kararının re’sen BOZULMASINA,
Asıl ve birleşen davada davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harçların istek hâlinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!