Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde maluliyet raporunun geçerliliği ve itiraz hakem heyeti kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı sürücünün sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu kalıcı iş göremezlik iddiasıyla talep ettiği tazminat davasında, uyuşmazlık hakem heyeti maluliyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle başvuruyu usulden reddetmiş; ancak davacının itirazı üzerine itiraz hakem heyeti, sunulan maluliyet raporunun geçerli yönetmelik kapsamında, uzmanlarca ve bizzat muayene sonucu düzenlendiğini, davalı sigorta şirketinin rapora karşı geçerli bir uzman görüşü sunmadığını belirterek, bu raporun hükme esas alınabileceğine ve sigortalı aracın %100 kusurlu olduğuna karar vermiştir. Yapılan ödemenin zararı karşılamaya yetmediğini gösteren hesap raporu doğrultusunda davacının itirazını kabul ederek tazminat talebini onaylamıştır.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ D.İş, ████████ K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 25.06.2021 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralanarak en az %10 oranında malul kaldığını, maluliyet artışı halinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının gelirine ilişkin belgelerin dikkate alınmasını talep ettiklerini belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.08.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 290.976,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 17.03.2022 tarihinde 139.023,36 TL ödeme yapıldığını, poliçeden kaynaklı bakiye alacağın kalmadığını, başvuruya sunulan raporda belirlenen oranın doğruluğu teyit ettirilmeden hükme esas alınamayacağını, geçerli yönetmeliğe göre yeni bir rapor aldırılması gerektiğini, ayrıca aldırılan medikal raporda oranın daha düşük tespit edildiğini, araç ticari olmayıp talep edilen faiz türünün yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağında tüm kusurun davalıya sigortalı araç sürücüsüne verildiği, sigorta şirketinin bir kısım ödeme yaptığı ve kusur durumuna bir itirazı olmadığı görülmekle yeniden bir inceleme yapılmasına gerek görülmediği, başvuruya sunulan rapora davalı tarafından itiraz ettiği görülmekle bir ortopedi bir adli tıp uzmanı tarafından denetlenmesi için inceleme yaptırılmasına dair ara kararı verildiği, 11.07.2023 tarihli raporda muayene raporu istenildiği, başvurana bu konuda süre verilmesine, aksi takdirde dosya kapsamında sunulan bilgi belgeye göre karar verileceğinin ihtar edildiği, başvurucu vekilinin raporda temini istenilen evrakın sunulduğu, 07.08.2023 tarihli ek raporda başvurucunun ilettiği raporun belirtilen nitelikte olmadığı gerekçesiyle değerlendirmeye alınmadığının belirtildiği, ek raporun tebliği üzerine başvurucu vekilinin ek rapora itiraz ederek bedel artırımında bulunduğu, davalının ise talep edilen evrakın temini ile yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği, tarafların itirazlarının yerinde görülmeyerek reddedildiği, kaza sebebiyle sürekli sakatlığın bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuran tarafından sunulan raporun geçerli yönetmelik kapsamında düzenlendiği, raporu düzenleyen heyette araza göre alanında uzman ortopedi ve travmatoloji uzmanının yer aldığı, hasta bizzat muayene edilerek rapor düzenlendiği, sigorta kuruluşu tarafından söz konusu rapora karşı herhangi bir uzman görüşü sunulmadığı, uyuşmazlık hakem heyetince raporun usule uygun olduğunun kabulü ile incelemeye devam edilmesi yerine raporun denetimi adına ve hasta görülmeden evrak üzerinden, farklı bir uzman da dahil edilmeyecek görüş alınması yoluna gidilmesinin yerinde olmadığı, raporun geçerli kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak davacı vekilinin itirazının kabulüne karar verildiği, sigorta şirketi tarafından başvuru öncesinde sigortalı aracın %100 kusurlu olduğunun kabulü ile ödeme yapıldığı, kusur konusunda anlaşmazlık olmadığı, maluliyet raporu hüküm kurmaya elverişli görüldüğünden, alınan 24.10.2023 tarihli hesap raporunda yapılan ödemenin zararı karşılamaya yeterli olmadığının belirlendiği, hesap raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin rapora karşı herhangi bir beyanda bulunmadığı, sürücü konumunda olan başvuru sahibinin motosiklet kullandığı esnada kaza sonrası düşerek yaralandığı, dosya kapsamına sunulan genel adli muayene raporuna göre kaza sonrası hastaneye getirilen başvuranın kaza anında kask takmakta olduğunun belirtildiği, maluliyetin üst ekstremiteye ilişkin olduğu anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmadığı, davalıya sigortalı aracın kullanım amacı hususi olup yasal faize hükmedildiği, tarifeye göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında hesaplanan vekalet ücreti maktu ücretin altında kalmakta olup maktu vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulü ile 290.976,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;başvurunun usulden reddi gerektiğini, eldeki başvuruda 12.10.2022 tarihli %10 oranlı maluliyet raporu sunulduğuni, ancak kazaya ilişkin hasar ihbarında ise İnönü üniversitesi Tıp Fakültesince düzenlenen 28.12.2021 tarihli sağlık kurulu raporunun sunulduğunu, yapılan medikal inceleme sonucu oranın uygun olduğu tespit edilerek %6 oran üzerinden yapılan hesaplama sonucu 17.03.2022 tarihinde 139.023,36 TL sürekli maluliyet tazminatı ödenerek poliçeden kaynaklı sorumluluğun yerine getirildiğini, davalıya 28.12.2021 tarihli rapor iletilmesine karşın Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruda ise 12.10.2022 tarihli %10 oranlı raporun iletildiğini, böylece eksik evrak ve farklı maluliyet raporu ile müvekkili şirkete yapılan başvurunun KTK'nın 97.maddesi kapsamında usulüne uygun olarak yapılan bir başvuru sayılamayacağını, %6 oran üzerinden 17.03.2022 tarihinde 139.023,36 TL ödeme yapıldığını, aynı tarihli kazaya ilişkin olarak geçici bakıcı ve tedavi gideri talebiyle STK'nın 2022.E.111933 sayılı dosyada verilen karar ile 7.155,00 TL bakıcı gideri ve 3.000,00 TL tedavi giderine hükmedildiğini, temyize konu eldeki dosyada ise bakiye 290.976,64 TL tazminata hükmedildiğini, davalı tarafından başvurana ödenen sürekli maluliyet, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı dikkate alındığında eldeki dosyada teminat limitinin aşıldığını, sunulan raporu kabul etmemekle beraber, sunulan rapor ile medikal rapor arasındaki çelişki giderilmeden hükme esas alınamayacağı, hesap raporunun tebliğ edilmediğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 25.06.2021 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Somut olayda; dosya kapsamından davalının yaptığı ödemeye esas alınan ... Adli Tıp Anabilim Başkanlığı tarafından kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 28.12.2021 tarihli raporda "sol klavikula fraktürüne bağlı sol omuz eklem hareket kısıtlılığı" nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %6 olarak belirlendiği, davalı tarafından %6 sürekli iş göremezlik oranı yerinde bulunarak 17.03.2022 tarihinde 139.023,36 TL ödeme yapıldığı, davacının eldeki başvuruya sunduğu ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 12.10.2022 tarihli raporda ise "omuz eklem hareket kısıtlılığı ve nörojenik kaynaklı ağrı-günlük aktiviteyi kısmen etkileyen ağrı" nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %10 olarak belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetince 12.10.2022 tarihli ve %10 oranlı raporun hükme esas alındığı görülmektedir. Davacının sunduğu rapor kullanılan cetvel bakımından usule uygundur. Ancak, ikinci raporda ilk raporda belirlenen maluliyete ilaveten "nörojenik ağrı" nedeniyle oran belirlendiği, tanzim tarihleri birbirine yakın olan her iki maluliyet raporunda oran verilen arazlar arasında fark bulunduğu gibi, ilk rapora ilişkin hiçbir değerlendirme de içermeyen ikinci raporda oranlar arasındaki farklılığın zaman içinde artan maluliyet oranı ve gelişen yeni bir durum olup olmadığı konusunda bir belirleme bulunmamaktadır. 12.10.2022 tarihli sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp İtiraz Hakem Heyetince yapılan yargılama eksik incelemeye dayalıdır.Davacıya ilk başvurusu üzerine %6 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür.Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir.Bu itibarla; davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğu yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğu, davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davacının %6 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen 28.12.2021 tarihli rapor, davacının dosyaya sunduğu 12.10.2022 tarihli ve %10 oran belirleyen rapor ile karşılaştırılarak ilk rapor ile sonraki rapor arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını belirlemeye elverişli, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Söz konusu rapor, davacının ikametine en yakın ve arazlarla ilgili içinde nöroloji ve ortopedi ve travmatoloji uzmanının yer aldığı farklı bir uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre dosyada mevcut raporları düzenleyen üniversite hastaneleri dışındaki yetkili sağlık kurulu tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir.Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.IV. KARAR1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.