Kooperatif yönetim planı ihlali kaynaklı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi kararının istinaf kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle yapılan başvurunun usulden reddi.
Özet: Davacının, davalı kooperatifin yönetim planı hükümlerini uygulamayarak ticari işletmesinde kira geliri kaybı ve değer düşüşüne neden olduğu iddiasıyla açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin 1.000 TL kira kaybı tazminatına hükmedip değer kaybı talebini reddetmesi üzerine, davalının istinaf başvurusu, 2025 yılı için 40.000 TL olarak belirlenen istinaf kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf edilebilirlik açısından değerlendirilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: █████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TAZMİNAT (1163 Sayılı Kanundan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı tarafından yürürlüğe konulan yönetim planına duyduğu haklı güven çerçevesinde davalı kooperatifin yönetimini üstlendiği sitede gıda satışı yapmak için 2008 tarihinde taşınmaz satın aldığını, kafeterya niteliğindeki bu taşınmaz için diğer taşınmazlara göre metrekaresi ortalama 3 katı değerinde ödeme yapıldığını, müvekkilinin, çevredeki tek dükkanın kendisine ait olacağına ve bu şekilde çok iyi bir ticari kazanç elde edeceğine dair haklı güven duymuş ise de davalı kooperatif, site yönetim planını uygulamadığından müvekkilinin ciddi zararlarının ortaya çıktığını, davalının, gıda üretimi - gıda satışı - yemek pişirme işi yapılmaması gereken taşınmazlarda bu faaliyetlerin sonlandırılması için üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin, maliki olduğu dükkanda hiçbir zaman beklediği gibi bir ticari faaliyet gösteremediğini ve dükkanını kiraya veremeyip kira getirisinden mahrum kaldığından zarara uğradığını, ayrıca taşınmazın günden güne değer kaybetmesi sebebiyle de müvekkilinin değer kaybına bağlı zararının oluştuğunu belirterek davanın kabulü ile, HMK'nun 109. maddesi uyarınca şimdilik, müvekkilinin kira gelirinden mahrum kalması ve taşınmazın değer kaybı sebebiyle uğradığı her bir kalem zararı için 1.000,00 TL olmak toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kabul anlamına gelmemek kaydıyla davadaki tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın doğrudan yönetim planını ihlal eden kişilere karşı açılması gerektiğinden müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin iddia edildiği gibi yönetim planına aykırı hiçbir kiralama yapmadığını, mülkiyet hakkının kullanımının yönetim planı ile sınırlandırılamayacağını, bunun ancak kanun ile yapılabileceğini, davacıya ait taşınmazın değerinin satın alındığından beri en az 20 kat arttığını, kooperatifin taşınmazın değerinin arttırılması gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının yönetim planı ile belirlenen edimlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin başka yemek yerleri olmayacağıyla ilgili bir taahhütte bulunmadığını belirterek davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.İlk derece Mahkemesince; kooperatifin, yönetim planına ve ana sözleşmeye uygun yönetilememesi nedeniyle davacının kira kaybı sebebiyle uğradığı zarar talebinin kabulü ile 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı kooperatifin amaçları arasında taşınmazların değerinin artırılmasına ilişkin sorumluluğunun olmadığı, ayrıca taşınmazın satın alınma tarihi ile dava tarihi arasında değeri de düşmediğinden taşınmazın değer kaybına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda, ilk derece Mahkemesince tesis edilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, kira kaybı ile taşınmazın değer kaybından kaynaklı uğranıldığı ileri sürülen zararın tahsili istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.█████/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. Yeniden değerleme sonucunda 2025 yılı için kesinlik sınırı 40.000,00 TL olmuştur. HMK'nun 352. maddesinde; "Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda; incelemenin başka bir dairece yapılması gerektiği, kararın kesin olduğu, başvurunun süresi içinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında öncelikle karar verilir. Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." hükmü gereğince ön inceleme sonucu karar verilecek dosyalara ait şartlar belirtilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği de belirtilmiştir.Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre, kira kaybı ve taşınmazın değer kaybı sebebiyle uğranılan zararın tahsili amacıyla açılan işbu davada davacı her bir zarar kalemi için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş olup Mahkemece davacının kira kaybından kaynaklı zarar talebi kabul edilerek 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, taşınmazın değer kaybına ilişkin talebinin ise reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Hükmü istinaf eden davalı yönünden kesinlik sınırı davanın kabulüne karar verilen miktara göre belirlenecek olup buna göre karar tarihi itibariyle geçerli kesinlik sınırı (40.000,00 TL) nazara alındığında ilk derece Mahkemesi kararı kesin nitelikte olduğundan ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davalının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalının istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1-a maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025