Trafik kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, maluliyet raporunun uzman heyet tarafından yönetmeliğe uygun yeniden düzenlenmesi gerektiği.
Özet: Bu hukuki metin, trafik kazası sonucu yaralanan davacının sigorta şirketinden talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olup, itiraz hakem heyetinin maluliyet raporunu geçerli sayarak verdiği karara yapılan temyiz başvurusu neticesinde, davacının yüz bölgesindeki kalıcı yara izleri için belirlenen %5 maluliyet oranına dair raporun, kaza tarihindeki yönetmeliğe rağmen plastik cerrahi uzmanı içermeyen bir heyet tarafından düzenlenmesi nedeniyle yetersiz bulunarak, dosyadaki tüm tedavi evrakı ile davacının yeniden ve plastik cerrah dahil uzman bir heyetçe muayene edilerek yeni bir rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararın usulden hatalı olduğuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████-████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 15.03.2022 tarihli çift taraflı trafik kazasında, motosiklet sürücüsü olan davacının yaralanıp maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 05.06.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, 469.693,63 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %5 oranındaki maluliyeti ve davalının %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 469.693,63 TL tazminatın 29.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap ve kusur raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu, ancak davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, kararın düzeltilmesine ve davalının diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli olmadığını, davacının gelirinin doğru belirlenmediğini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Somut olayda; ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 02.12.2022 tarihli raporda, davacının trafik kazası sonrası yaralanması sonucu vücudunda (yüz bölgesi) oluşan kalıcı yara izlerine (skar) bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından söz konusu raporun geçerli olduğu kabul edilerek tazminata karar verilmiş, davalı tarafın maluliyete ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir. Söz konusu maluliyet raporunun; kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, raporu hazırlayan heyette plastik cerrahi uzmanının bulunmadığı, maluliyetin tayini konusunun teknik ve uzmanlık gerektirdiği ve heyet teşekkülü yetersiz olan maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden, davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına da dikkat edilerek davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve arazın süreklilik arz edip etmediği hususlarını kapsar şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.3.Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir.Dosya kapsamından; hükme esas alınan 31.05.2021 tarihli hesap bilirkişi raporuna göre davacının gerçek gelirinin asgari ücret olduğunun kabul edilmesi durumda sürekli iş göremezlik tazminatının 268.314,53 TL olarak hesaplandığı, davacının gelirinin asgari ücretin 2,06 katı olduğu kabulüne göre hesaplama yapıldığında ise sürekli iş göremezlik tazminatının 469.693,63 TL olarak belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının gelirinin asgari ücretin 2,06 katı olduğu varsayımına göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulduğu, davalı ... şirketinin gelir tespitine ilişkin itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmaktadır. Ancak varılan sonuç hatalı olup tazminat hesabına esas alınacak olan davacının gerçek gelirine ilişkin yapılan araştırma sonucu ile Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü verileri incelendiğinde, davacının kazancının asgari ücret düzeyinde olduğu görülmektedir.Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; davacının gerçek gelir durumu dikkate alınarak asgari ücret düzeyi üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.4..6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.Davacının motosiklet sürücüsü olmasına rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.Somut olayda; motosiklette sürücü konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu yaralanmanın yüzde skar (sol kaş üzeri ve burun bölgesi) olması olgusu ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.