Belediyenin hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklı geç ödeme nedeniyle oluşan kamu zararının, üst yöneticinin kişisel sorumluluğu bağlamında tahsili davası.
Özet: Bir belediyenin, taşeron ödemelerinin zamanında yapılmaması nedeniyle oluşan vekalet ücreti, harç ve faiz gibi kamu zararının eski belediye başkanından tazmini talebiyle açtığı davada, davacı, başkanın 657 sayılı kanunun 12. maddesine aykırı davranarak kusuruyla zarara yol açtığını iddia etmiş; davalı ise gecikmelerin bütçe gerçeklerinden ve nakit sıkışıklığından kaynaklandığını, kasıt veya ihmalinin olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, başkanın idareyi zarara uğratma kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığı ve ödeme gecikmelerinin belediye bütçelerinin doğası gereği yaşandığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacı vekili bu kararı temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████- ████████
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı üçüncü kişi ...'ce davacı belediyeye katılan ... Başkanlığı aleyhine, hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan cari alacak, geçici ve kesin teminat alacaklarının tahsili için, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibe girişildiğini ve borcun davacı Belediye tarafından ödendiğini, davalının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun kişisel sorumluluk ve zararı düzenleyen 12. maddesine aykırı davrandığını, takibe konu borcu zamanında ödemediği için, 183.482,32 TL vekalet ücreti, harç, masraf ve faiz ödemesine mahal verdiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili ... Başkanlığı yönünden oluşan 183.482,32 TL kamu zararının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusunun geç yapılan teşeron hakedişi nedeni ile Belediyenin uğradığı iddia edilen fazla ödeme sayılan kanuni faiz ve sair masrafların tazmin edilmesi olduğundan tazminata hükmedilmesi için kanuni şartlar olan zararın mevcut olması, zararın doğrudan memurun fiilinden doğması, zararın mücbir sebepten doğmamış olması ve memurun kasıt, ihmal veya tedbirsizliği sonucunda ortaya çıkmış olması; hizmetin gereklerine aykırı bir haraketin veya yasalara aykırı bir davranışın açık biçimde bulunması şartları olayda oluşmadığından davanın redddine karar verilmesini, aksi kanaate vardığı takdirde hükmedilecek tazminatın müteselsil ve müteakip sorumlularının kusur oranları tespit edilerek paylaşımının belirlenmesi gerektiği, dava ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının dava dışı şirkete olan borcu bütçede para bulunmasına rağmen bilerek ve isteyerek ödemediği bu şekilde idare zararına sebep olup olmadığı hususunun uyuşmazlık konusu olduğu, dosyada birden fazla kere bilirkişi incelemesi yapıldığı, ancak ... Belediyesinin bütçe ve kesin hesap cetvellerinin incelenmesi suretiyle hazırlanan 12.09.2018 bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli olduğu, davacı tarafın ihalenin karşılığının olmadığını bilerek davacının hizmet alımı hususunda hatalı olduğu iddia edilmiş ise de, raporda da açıklandığı üzere belediye bütçelerinin gelir gider rakamlarının tahmini olduğu, ihale ile hizmet alımlarının tahmin edilen gelirlere göre yapıldığı, gelir gider arasında farklılıklar olduğu, nakit sıkışıklığının olduğu dönemlerde ödemelerin gecikmeli yapıldığı, para olduğunda aciliyet sırasına göre ödemede bulunulduğu, belediyelerin kamu hizmeti gördüğü, bir takım hizmetlerin yerine getirilmesi için ihalelerin yapılması gerektiği, davalının bu ihaleleri yaparken idareyi zarara sokma kastı ile hareket ettiğine ilişkin dosyada delil mevcut olmadığı, davalı belediye başkanının geç ödemeden dolayı kusurlu olarak, kasıt ihmal ve tedbirsizliğinden kamu zararına sebep olmasından bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; memurların görevlerini yerine getirirken dikkat ve özenle hareket etmek zorunda oldukları bu dikkat ve özenin gösterilmemesi yüzünden idare aleyhine ortaya çıkabilecek zararları ödemek zorunda olduklarının ifade edildiğini, memurun devlete karşı sorumluluğunun, statüsüne, yani idare ile ilişkisine bağlı olduğunu, devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idarenin bir zarara uğraması halinde, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedel üzerinden ödeneceği hükmünün yer aldığını, 5028 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 11. maddesine göre belediyelerde belediye başkanı üst yönetici olup, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, mali yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana, mahalli idarelerde ve meclislerine karşı sorumlu olduklarını, dava konusu olaya ilişkin yerel mahkeme tarafından 4 adet bilirkişi raporu aldırılmış, ilk 3 raporda kamu zararı meydana geldiği tespit edildiği halde, mahkemece 12.09.2018 tarihli 4. rapora itibar edilerek hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı eski belediye başkanının kusurlu eylemi olduğundan bahisle oluştuğu iddia edilen kamu zararının rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ... Belediyesinin takibe konu borcu ödeme gücüne sahip olmadığı dolayısıyla karşılığı alınan hizmet bedelinin icra takibine konu edilerek ödenmesi nedeniyle oluşan icra giderlerinin kamu zararı oluşturacağının kabul edilemeyeceğinin anlaşılmış olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!