Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, medikal malzeme alacağının ticari defterlerle ispatı ve davalının defter ibraz etmeyişinin hukuki sonuçlarına dair gerekçeli karar.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı, ticari satıştan kaynaklanan medikal malzeme alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından haksız itiraz edilmesi üzerine dava açmış; davalının cevap dilekçesi sunmamasına ve ticari defterlerini ibraz etmemesine karşın, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle davalının borçlu olduğu tespit edilerek, ticari defterlerin delil niteliği ve karşı tarafın defter ibraz etmeme durumundaki hukuki sonuçları bağlamında davanın seyri açıklanmıştır.

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ......
KATİP
: ......
DAVACI
: ......
VEKİLİ
: Av. ......
DAVALI
: ......
VEKİLİ
: Av. ......
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkilini ile davalı yan arasında ticari ilişki mevcut olduğunu ticari ilişki kapsamında medikal malzemeleri satışının yapıldığını, satışı yapılan ürünlerin tam ve eksiksiz olarak davalı yana teslim edildiğini, ancak davalı yanın borcunu ödemediğini, ödenmeyen borç için ......E sayılı dosyasında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine davalı yanın, borçlu olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli biçimde itiraz ettiğini. huzurdaki davanın ikame edilmesinin zaruret halini aldığını beyan ederek, itirazın iptaline takibin devamına davalı yan aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş █████/2025 tarihli raporda: Davacı yana ait 2024 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı defter kayıt nizamının tek düzen muhasebe usül ve ilkelerine uygun olduğu mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığı davacı yanın davalı yandan takip tarihi itibariyle 256.967,23 TL alacaklı olduğu faizin takip tarihinden başlamak üzere davacı yanın talebine bağlı kalınarak yıllık %49,25 reeskont avans faizi olacağı icra inkar tazminatı tazminatı hususundaki takdir ve kararın sayın mahkemenize ait olduğu bildirilmiştir.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. ( ...... )
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı belirlenmiştir. Davalı, ticari defter ve kayıtların ibrazı için verilen süreye rağmen defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Bu haliyle HMK 222/II ve III. maddeleri dikkate alınarak davacının kanuna göre eksiksiz tuttuğu ticari defter ve kayıtlarının lehine delil teşkil edecektir. Alınan bilirkişi raporunda davacı yanca davalı yana 10 adet toplamda 256.967,23 TL lik fatura tanzim edilmiştir. Ancak fatura karşılığında davacı yanın yasal defter kayıtlarında herhangi bir ödeme kaydı yoktur. Davalı yanca 29.01.2025 tarihinde icra takibine yapmış olduğu itiraz dilekçesinde "Öncelikle müvekkil ile alacaklı arasında ürün alım satımına dayalı bir ilişki olup; anlaşılan ürünler müvekkile teslim edilmiş; müvekkil tarafından da alacaklıya ödeme yapılmıştır. Müvekkilin, alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır" hususları belirtilmiştir. Bu haliyle davalı yan faturaya konu malların teslim edildiği hususunu kabul ederek ödeme itirazında bulunmuştur. Ancak yapılan yargılamada davalı tarafça ödeme belgesi de sunulmamıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne, alacağın cari hesapta kayıtlı faturaya dayalı olması sebebiyle bilinebilir olduğu ve bu haliyle likit olduğu kabul edilerek hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödenmesine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın kabulü ile,
-Davalının ...... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında 51.393,446 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 17.553,43 TL harçtan peşin alınan 3.103,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.449,91 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 41.114,76 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 3.103,52 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 92,50 TL posta masrafı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti toplamı olan 5.707,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ...... bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!