Danıştay, akıl hastalığına yakalanan zabıt katibinin memuriyetine 657 sayılı Kanunun 105. maddesindeki tedavi izni prosedürü uygulanmadan son verilmesinin hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge İdare Mahkemesi kararını inceledi.
Özet: Zabıt katibi olarak görevli bir memurun akıl hastalığı gerekçesiyle memuriyetine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırılığı tartışmasında, ilk derece mahkemesi işlemi hukuka uygun bularak davanın reddine karar vermişken, bölge idare mahkemesi, dayanak raporlardaki çelişkilerin giderilmemesi ve en önemlisi 657 sayılı Kanunun 105. maddesinde yer alan, akıl hastalığı gibi uzun süreli tedavi gerektiren durumlar için öngörülen on sekiz aya kadar ve devamında on sekiz ay daha hastalık izni verilmesi prosedürünün uygulanmadan doğrudan memuriyet ilişkisine son verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin
... tarih ve E
:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (7) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Devlet memurluğu görevine son verilmesine ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğünün ... tarihli yazısıyla tebliğ edilen Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün bila onay tarihli işleminin iptali ile işlem nedeniyle uğranıldığı iddia olunan 10.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Adli Tıp Birinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen rapor uyarınca akıl hastalığının memuriyet görevini sürdürmesine engel teşkil edeceği belirtilen davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Devlet Memurluğundan çıkarılması yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, tazminat talebinin de reddi gerektiği; her ne kadar davacı tarafından, akıl hastalığına duçar olduğu kabul edilse bile öncelikle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca tedavi amacıyla izin verilmesi gerektiği, doğrudan memuriyetine son verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmişse de, işleme esas alınan raporda izne lüzum görülmemesi ve anılan maddenin şartlarının oluşmaması nedeniyle bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Adli Tıp 1. Üst Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının davacı hakkında daha önce ... Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunca farklı yönlerde düzenlenen raporlar arasındaki çelişkiyi gidermediğinin, dolayısıyla memuriyet görevini yapmasına mani olacak mahiyet ve derecede psikiyatrik hastalığının bulunmadığı ya da fiil ehliyetine sahip olmadığı yönünde yapılan farklı değerlendirmelerden hangisinin ne gerekçeyle hatalı olduğu hususunun irdelenmediğinin kesinleşmiş yargı kararıyla ortaya konulmuş olması karşısında; sözü edilen Adli Tıp 1.Üst Kurulu kararı dayanak alınarak davacının memuriyet görevine son verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, diğer taraftan, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrasına göre devlet memuru olabilmek için görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmaması gerekmekte olup, aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince anılan memurluğa alınma şartını taşımadığı sonradan anlaşılan veya memurlukları sırasında bu şartı kaybeden kişilerin Devlet memurluğunun sona ereceği açık olmakla birlikte; memurun uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren bir hastalığa yakalanması durumunda hangi prosedürün izlenmesi gerektiğinin 657 sayılı Kanunun 105. maddesi ile Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinde düzenlendiği, buna göre, memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde on sekiz aya kadar izin verileceği, uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalık sebebiyle 18 ay hastalık izni verilenlerin; göreve başlayabilmeleri için bu sürenin bitiminde çalıştıkları kuruma iyileştiklerine dair raporu ibraz etmelerinin zorunlu olduğu, 18 aylık süre sonunda da iyileşemeyenlerin hastalıklarının devam ettiğinin resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirmesi halinde 18 ay daha hastalık izni verileceği, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, anılan düzenlemelerde uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalıklar arasında akıl hastalığının da sayıldığı ve memurun bu gibi hastalığa yakalanması durumunda idarece rapordaki luzum üzerine izin verilmesinin zorunlu olduğu açık olup, buna göre, davacının "akıl hastalığının memuriyet görevini sürdürmesine engel teşkil edeceği" hususunun sabit olması durumunda dahi, 657 sayılı Kanun'un 105. maddesine göre 18 aya kadar hastalık izin verilmesi, 18 aylık süre sonunda da hastalığının devam ettiğinin resmi sağlık kurulu ile belgelendirmesi halinde 18 ay daha hastalık izni verilmesi, bu sürenin sonunda da iyileşememesi durumunda hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, söz konusu prosedür uygulanmayarak Devlet memurluğunun 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (7) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine istinaden sonlandırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı; davacı tarafından, dava konusu işlem nedeniyle uğranıldığı iddia olunan 10.000,00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istemine gelince; davacının manevi açıdan zarara uğramasına neden olduğu iddia edilen işlemin; somut vakıalara dayalı olduğu, davacıyı mağdur etme amacıyla veya keyfi (kamu hizmetleriyle bağdaşmayacak saiklerle) şekilde tesis edildiğini düşündürecek yönlerinin bulunmadığı, işlemin tesisi ve uygulamasında ağır hizmet kusuru işlendiği yönünde somut herhangi bir delile de rastlanmadığı dikkate alınarak, davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiği, öte yandan, bu kararla birlikte davadaki haklılık durumu da değiştiğinden, yargılama giderleri yönünden de yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve tazmin talebinin ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı hakkında bir çok adli ve idari soruşturma yürütüldüğü ve davacının şahsi Facebook sayfasında yer alan; Devlet Başkanları, din büyükleri ve iş arkadaşları hakkında memuriyetle bağdaşmayan tehdit, hakaret ve küfür içerikli paylaşımlarının da davacının, memuriyet yapmasına engel akıl hastalığının bulunduğuna ilişkin Adli Tıp Genel Kurulunca düzenlenen nihai raporu doğruladığı, ayrıca; bahsedilen paylaşımlarda davacının mesai arkadaşları hakkındaki söylemlerinin, davacının göreve döndüğünde iş arkadaşlarının can güvenliğinin tehlikeye gireceğinin ve davacının çalışma hayatına kesinlikle dönemeyeceğinin delili olduğu, 657 sayılı Kanun'un hastalık ve refakat iznini düzenleyen 105. maddesinde memurlara verilecek hastalık izninin, düzenlenen raporda lüzum görülmesi halinde mümkün olacağı açık olup davacıya ilişkin düzenlenen nihai raporda ise böyle bir izne lüzum görülmediğinden hastalık iznine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, Adli Tıp Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, "kendisinde tespit edilen akıl hastalığının memuriyet görevini sürdürmesine engel teşkil edeceği" bildirildiğinden rapora uygun olarak ilgi maddeler gereği tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge
İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve tazmin talebinin ise reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2024 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Dava, ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (7) numaralı alt bendi ve 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Devlet memurluğu görevine son verilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı Personel Müdürlüğü bila onay tarihli işleminin iptali ile işlem nedeniyle uğranıldığı iddia olunan 10.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Hastalık ve refakat izni" başlıklı 105. maddesinin birinci fıkrasında; "Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir." kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında düzenlenen İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı raporu ile Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davacının memuriyet görevini yerine getirip getiremeyeceği hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesi üzerine, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Birinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... karar sayılı nihai raporda, özetle; "davacının, █████/2018 tarihinde Adli Tıp Birinci Üst Kurulunda yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak, memuriyet görevini sürdürmesine engel teşkil edecek mahiyet ve derecede olan (Psikotik Bozukluk) denilen akıl hastalığunun saptandığı; dosyasının incelenmesinden kişinin musap olduğu bu akıl hastalığı nedeniyle menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olamayacağı, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişemeyeceği tıbbi kanaatine varıldığı; bu duruma göre davacının halihazır durumu ile fiil ehliyetine haiz olmadığı, hacir altına alınarak kendisine bir vasi tayininin uygun olduğu, kendisinde tespit edilen akıl hastalığının memuriyet görevini sürdürmesine engel teşkil edeceği" yönünde kanaat bildirilmesi üzerine, davalı idarece davacının devlet memurluğu görevine son verildiği anlaşılmaktadır.
Davacıya hakkında düzenlenen İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Birinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen █████/2018 tarih ve 170 karar sayılı nihai raporda; izin verilmesine lüzum görülmediğinin ve akıl hastalığının memuriyet görevini sürdürmesine engel teşkil edeceğinin belirtildiği göz önüne alındığında, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!