İşverenin "başka iş ayarladık" ifadesinin fesih iradesi sayılmasıyla işçinin kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti alacaklarına hak kazandığı Yargıtay kararı.
Özet: Yargıtay, işçinin ekmek gramajı konusundaki anlaşmazlık sonrası işveren tarafından "başka iş ayarladık, alacaklarını hesaplattır" denilerek iş sözleşmesinin feshedildiğine hükmederek, işverenin feshinin haklı olmadığını ve bu nedenle kıdem ile ihbar tazminatlarının reddedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiş; ayrıca kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin iş sözleşmesinin feshinde, fesih şeklinden bağımsız olarak ödenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:İş Mahkemesi
DAVA
:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş, davalı avukat tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti
:
Davacı, 22.04.2005-22.07.2005 ve 15.09.2006-26.02.2008 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde net 250 TL haftalık ücretle çalıştığını, her gün 3 saat fazla mesai yaptığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, yıllık izin, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti
:
Davalı, davacının kendisinin haber vermeden işi terk ettiğini, buna ilişkin tutanak da düzenlendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz
:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe
:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı avukatının tüm, davacı avukatının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı ise davacının işyerini terk ettiğini belirterek terk tutanağı sunmuştur.
Davacı tanığı ... davacının işverenlerle arasında problemler olduğunu, yerine başkasını almak istediklerini, bu nedenle işten çıkartıldığını fakat feshe ilişkin görgüye dayalı bilgisi olmadığını beyan etmiştir. Diğer davacı tanığı ...işverenin bir akrabasını işe almak istediğini, bu nedenle işten çıkarttıklarını, davacının kendi isteğiyle çıkmadığını belirtmiştir. Davalı tanığı ... davacının temizliğe ve gramaja dikkate etmediğini, kendi ayrılıp gitti diye bildiğini beyan etmiştir. Diğer davalı tanığı ... ise davacının hamurkar olduğunu işverenlerin davacıya “sana başka bir iş
ayarladık” diyerek diğer işyerinin kartını verdiklerini, “yarın sabah işini bitir muhasebeye git alacağını vereceğini hesaplattır” dediklerini, davacının gece çalışırken işi bırakıp gittiğini belirtmiştir.
Dosyaya davalı vekili tarafından davacının davalı işverene karşı açtığı manevi tazminat davasına ilişkin ...4. İş Mahkemesi’nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı ret kararı sunulmuştur.
Kararda davalının davacının hamurkar olarak ekmek gramajını 5’er 10’ar gram eksik yaptığını, bu yönde müşteri tarafından şikayet geldiğini, davacının bu olaydan sonra bir ay daha çalıştığını, daha sonra hiç kimseye haber vermeden işi bıraktığını yönünde cevap verdiği anlaşılmaktadır.
Davacı ve davalı tanıklarının beyanları, dosyaya sunulan ...4. İş Mahkemesi’nin kararı ve dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının ekmeğin gramajını eksik yaptığı gerekçesiyle işverenle davacı arasında anlaşmazlık bulunduğu, davalı tanığının beyanında geçtiği üzere işverenlerin davacıya başka bir yerde iş bulmaları ve alacağını vereceğini hesaplattırması yönündeki söylemleri değerlendirildiğinde davacının iş sözleşmesinin işverence feshedildiğinin kabul edilmesi gerekir.
Davalı tanığı ...’nin beyanında geçen işverenlerin davacıya “sana başka bir iş ayarladık, işini bitir muhasebeye git alacağını vereceğini hesaplattır” yönünde beyanlarının fesih iradesi olarak kabul edilmesi gerekir. Davacının bu söylemden sonra işi bırakıp gitmesinin bir önemi olmayacaktır. Buna göre davalı işveren feshinin haklı olduğu da kanıtlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerekirken reddi hatalıdır.
3- Taraflar arasında ki diğer uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Yasanın 59 uncu maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen yasal bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
4857 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi zorunludur. Bununla birlikte, işçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün değildir. Önceki çalışma döneminde izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmeyen çalışma süreleri, aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki
çalışmalara eklenir. İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde, önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz. Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenmelidir. Yıllık izin, özde bir dinlenme hakkı olup, aralıklı çalışmalarda önceki dönem zamanaşımına uğramaz.
İş sözleşmesinin işverence feshedilmesi halinde, 4857 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde belirtilen yasal ya da arttırılmış bildirim önelleri ile 27 nci madde uyarınca işçiye verilmesi gereken iş arama izinleri, yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez. Kanundaki bu düzenleme karşısında, işçi tarafından ihbar önelli fesih halinde bildirim öneli ile yıllık izin süresinin iç içe girebileceği kabul edilmelidir.
Kanunda, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. Yasada, sözleşmenin feshi anı yıllık ücretli izin hakkının ücrete dönüşmesi, bir başka anlatımla izin ücretine hak kazanma zamanı olarak kabul edilmiştir. İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti muaccel olur, ancak faiz başlangıcı bakımından işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir.
Dairemizce, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve İş Kanununun 34 üncü maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 9.HD. 24.10.2008 gün ██████████ E, ██████████ K.). Bu itibarla, izin ücreti için yasal faiz uygulanmalıdır.
Sözleşmenin feshi üzerine ödenmesi gereken izin ücretinden taktiri indirim yapılması doğru değildir.
İşe iade davası sonunda işçinin işe başlatılmadığı tarihte iş sözleşmesi feshedilmiş sayıldığından, izin ücreti hesabında işçinin işe başlatılmadığı tarihte alması gereken ücret dikkate alınmalıdır.
İşverenin işçiyi işe başlatması durumunda, iş ilişkisi kesintisiz devam ettiğinden, kullandırılmayan izin ücretine de hak kazanılması söz konusu olmaz. Daha önce işçiye kullandırılmayan izinler karşılığı olarak ödenmiş olan izin ücretleri de işverence geri istenebilir. 4857 sayılı Yasanın 53 üncü maddesinde işçinin yıllık ücretli izin hakkından vazgeçemeyeceği kurala bağlandığına göre, işçinin daha önce ödenen izin ücretinin, işe iade sonunda işçinin işe başlaması halinde işçinin kullanmadığı izin hakkına sayılması da doğru olmaz.
Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında izin hakkının bulunduğunun tespitini istemesinde hukuki menfaati vardır.
Somut olayda davacı yıllık izin ücreti talebinde bulunmuştur.
Yargılama sırasında davacının yıllık izninin kullanıldığını gösteren izin defteri ve eşdeğer belge sunulmadığına göre davacı kıdem süresine göre yıllık izin ücretine hak kazanacaktır. Bu nedenle davacının yıllık izin ücreti talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç
:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!