İstinaf Kararı: Karla mücadele kamyon kiralama sözleşmesinden doğan ödenmeyen kira bedelleri ve hapis hakkı ihtilafı sonucu tazminat talebinin reddine dair yerel mahkeme kararının incelenmesi.
Özet: Karla mücadele için kiralanan kamyonların kira bedellerinin ödenmemesi ve kira süresi sonunda davalıların araçlar üzerindeki ekipmanları sökmemesi sebebiyle davacı, kamyonları kullanamamaktan doğan maddi zarar ve tazminat talebiyle dava açmış; davalılar ise davacının ekipmanları teslim etmeyerek kasıtlı mağduriyet yarattığını savunmuştur. Yerel mahkemenin davayı reddetmesi üzerine davacı, davalıların kira borcunu ödemeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini ve ekipmanlar üzerinde hapis hakkını kullandığını, zararın davalı kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek kararın kaldırılması için istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
36. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılar arasında █████/2019 tarihi ile █████/2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Kamyon Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre müvekkile ait 4 adet kamyon üzerine, karla mücadele için bazı aparatlar takılacak ve araçlar İstanbul'da karla mücadelede kullanıldığını, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin bir örneği müvekkile hiç verilmediği için dosyaya ibraz edememekle birlikte ekte sunulan Faturalar, taraflar arasındaki kiralama ilişkisini ortaya koyduğunu, kiralama süresince müvekkil üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş ve davalılara 4 aracın kira bedeli olarak toplamda 87.717,51 TL fatura kestiğini, fatura bedelleri kesilen ay içerisinde ödenmesi gerekirken davalı bu bedelleri ödemediğini, kiralama süresi sonuna gelindiğinde de müvekkile hiçbir ödeme yapılmadığını, kira sözleşmesi sözleşme şartlarına göre 31.03.2020 tarihinde bitmesine rağmen davalı şirket tarafından kamyonlarda bulunan aparatların sökülmediğini, bu sebeple müvekkil tarafından kamyonlar 31.03.2020- 31.08.2020 tarihine kullanılmadığından dolayı maddi zararın gerçekleştiğini, kira Sözleşmesi bedellerinin ödenmemesinden sonra araçların haksız yere işgalinden kaynaklı 31.03.2020 tarihi ile 31.08.2020 tarihleri arası hesaplanacak tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek Ticari faizi ile birlikte şimdilik 10.000,00 TL’sinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilince dosyaya sunulan 24.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 334.150,00 TL ye çıkarılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu edilmiş olan araçlara mülkiyeti idareye ait olan ATS ( Araç Takip Sistemi) ve Tuzluk/ Bıçak/ Plate ekipmanlarının idare tarafından takılmış olduğunu, davacının araç üzerindeki ekipmanları teslim etmeden çalışma sahasını terk etmiş olduğunu, davacının hem aparatları teslim etmediğini ikrar etmekte olduğu, hem de zarara uğradığını iddia ederek tazminat talep etmiş olduğunu, eğer zarar varsa bunun sorumlusunun davacı olduğunu, aparatları teslim ederek yasal yollara başvurabilecekken bilinçli olarak mağduriyet yaratılmış olduğunu, bu hususun tazminat talep etme hakkının kötüye kullanılması olduğunu, sözleşmenin 6.2 maddesinde “İdare tarafından yapılan ödemelere müteakip 15 gün içerisinde kiralayana ödenir” maddesinin bulunduğunu, nitekim idarenin de peyder pey ödeme yapmış olduğunu, kiralan 120 adet araç olduğunu ve sadece davacı ile sorun yaşanmış olduğunu, davacının pandemi nedeniyle araçları kiraya verebilme ihtimalinin çok düşük olması nedeniyle aparatları teslim etmeyerek haksız davayı açma yoluna gitmiş olduğunu, bu nedenler ile haksız ve hukuksuz davanın reddini talep etmiştir. Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkil ile davalılar arasında imzalanan dava konusu kamyon kiralama sözleşmesinin 10. maddesinde açıkça ... aparatlarının araçlara takılıp sökülme işleminin davalılara ait olduğunu, ekipmanlara gelecek zararların sorumluluğunun müvekkile ait olduğunu ve bu ihtimalde 100.000,00 TL + kdv bedelle cezai şart hükmünün yer aldığını, müvekkil, davalı şirketlerin kiralama bedellerini ödememesi üzerine hapis hakkını kullanarak ... aparatlarını davalılara teslim etmemiş ve davalı tarafın aksine aralarında imzalanan sözleşmeye uyarak aparatları başka bir kişiye de söktürmediğini, Somut olayda borcunu gereği gibi ifa etmeyen tarafın davalı taraf olduğunu, Davalı tarafların ana edim olan kiralama ücreti ödeme borcunu ifa etmemesinden kaynaklı müvekkil, ... aparatları üzerinde hapis hakkını kullandığını, aparatların sökülmesi konusunda cezai şart hükmü içeren sözleşmeden dolayı da kira bedelleri kendisine ödenene kadar aparatları araçlar üzerinden sökmediğini, Kira bedellerinin ödenmesi üzerine derhal aparatlar sözleşme uyarınca davalılarca sökülerek teslim alındığını, aralarında imzalanan sözleşmenin tüm hükümlerine uyan taraf müvekkil olmasına rağmen yerel mahkeme kusurun tarafımızda olduğu gerekçesiyle hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verdiğini, sözleşmede belirlenen bedeli ödemeyerek kusurlu davranışta bulunan ve ... aparatlarının kamyon üzerinde kalmasına yol açan tarafın davalı taraf olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava değerinin ıslah ile birlikte 334.150,00 TL'ye yükseltildiğini, davanın esastan reddine karar verildiğini, bu durumda dava değeri dikkate alınarak nisbi vekalet ücreti verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince maktu vekalet ücretine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dava; Kira sözleşmesine konu araçların kira sözleşmesinin bitiminden sonra kullanılmamasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olay incelendiğinde davacı ile davalı arasında 24.12.2019 tarihinde kamyon kiralama sözleşmesinin yapıldığı, davacı tarafından davalıya 4 kamyon tahsis edildiğini, kira sözleşmesinin 31.03.2020 olarak kararlaştırıldığı, davalı tarafından sözleşmeye göre kamyonlara aparatlar takıldığı, kira sözleşmesi bitmesine rağmen kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından kamyonların sahadan çekildiği ve aparatların sökülmesine izin verilmediği, davacı tarafından aparatların üzerinde hapis hakkının kullanıldığı, 31.08.2020 tarihinde tarafların bir araya gelerek kira bedelinin ödenmesi üzerine anlaşşıldığı ve kira bedelinin ödendiği, davacı tarafından hapis hakkı kullanılan 4 kamyon üzerinde bulunan aparatların davalı tarafından sökümüne izin verildiği ve davalı tarafından söküldüğü görülmüştür. Davacı, davalı tarafından kamyonlara takılan ve sökülmeyen aparatlar nedeniyle kamyonların 31.03.2020 ile 31.08.2020 tarihleri arası kullanılmadığını belirterek gerçekleşen zararın tazminini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve alınan bilirkişi raporunda özetle; "Davacının kamyon üzerinde bulunan aparatlara ilişkin hapis hakkının bulunduğu, buna bağlı olarak dava konusu olmayan alacağı sebebiyle 31.08.2020 tarihine kadar aparatları iade yükümlülüğünün bulunmadığı, üzerlerinde hapis hakkı kullanabileceği, Söz konusu aparatların yetkili serviste sökülmesinin mümkün olduğu, davacının dava konusu kamyonlar üzerinde yer alan aparatları söktürmeyerek kamyonların kullanılmasına engel oluşturma konusunda kusurlu olduğu, bu sebeple kural olarak kendi kusurundan kaynaklanan zararı talep edemeyeceği Aksi görüş oluştuğu takdirde davacının söz konusu kamyonların kullanılamamasından kaynaklanan zararının 150.000 TL olabileceği" belirtilmiştir. Bilirkişi raporu incelendiğinde raporun kendi içinde tutarlı ve denetime elverişli olduğu görülmüştür. Davalı taraflarca sözleşme konusu kamyonlara taktırılan aparatların, davacı tarafça hapis hakkı kullanılarak davalı tarafça sökümüne izin vermediği, alınan bilirkişi raporuna göre de davaya konu aparatların yetkili serviste sökülmesinin mümkün olduğu, davacının dava konusu kamyonlar üzerinde yer alan aparatları hapis hakkı kullanıldığı dönemde de söktürmeyerek kamyonların kullanılmasına engel oluşturması hususunda kendisinin kusurlu olduğu görülmekle tazminat talebinin bulunmayacağı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince verilen red kararının yerinde olduğu görülmüştür. 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. Maddesinin 4. fıkrasında; "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre verilir." belirtildiği görülmekle eldeki dava maddi tazminata ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda davalı yararına vekalet ücreti tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre verilecektir. İlk derece mahkemesince de aynı usul uygulanmak suretiyle davalı yararına vekalet ücreti belirlenmiş olup verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında gerek davacı ve gerekse davalı vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK.353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-A)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından peşin olarak alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,B)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından peşin olarak alınan 345,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 269,85 TL'nin davalı ...San. Ve Tic. A.Ş'den alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!