Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanığın kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyeti onarken, silahlı terör örgütüne üyelik suçundaki hükmü örgütsel hiyerarşik bağın devamının tespiti eksikliği gerekçesiyle bozmuştur.
Özet: Bir üst mahkeme, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, yargılama sürecindeki usuli işlemler ve deliller hukuka uygun bulunduğundan onamış; fakat silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın örgütle hiyerarşik bağının devam edip etmediğinin yeterince araştırılmaması ve bu durumun kanuna aykırı bulunması sebebiyle bozarak dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine iade etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 19. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılıkHÜKÜM
: 1.TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi2.TCK’nın 158/1-e-son, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak TCK’nın 158/1-e-son, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmiştirTemyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;A)Dolandırıcılık suçu yönünden yapılan inceleme bakımından;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün, tebliğnameye uygun olarak, ONANMASINA,B)Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan inceleme bakımından;Tüm dosya kapsamı ve tanık anlatımları itibariyle örgüt evinde sınava hazırlanan ve örgüt aracılığıyla sınav sorunlarını temin eden ve bahsi geçen eylemlerinin yaşandığı dönemde örgüt ile irtibatlı olduğu hususunda şüphe olmayan sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda AD (emniyet içindeki FETÖ etki alanı dışındaki kişi) ve EDL (ehli dünya, FETÖ mensubu olmayan dünya hayatı ile haşir neşir kişi) olarak kodlandığı anlaşılmakla sanığın ilerleyen süreçte hiyerarşik bağının devam edip etmediğinin tespiti yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.