696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen personelin alt işverenlik dönemi kaynaklı ücret farkı, ilave tediye, fazla çalışma ve hafta tatili alacakları talebine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen bir personel, alt işveren dönemindeki ücret yapısının korunmaması, eksik ödenen ilave tediye, icap nöbetleri nedeniyle fazla çalışma, kullanılmayan hafta tatili ve ulusal bayram/genel tatil ücretlerinin tahsilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, yeni sözleşmede ücretin ilgili mevzuat ve toplu iş sözleşmesine göre doğru belirlendiğini, bu nedenle fark ücret ve ilave tediye alacaklarının reddine, ancak icap nöbetlerinin fazla çalışma oluşturduğunu ve puantaj kayıtlarına göre diğer tatil alacaklarının bulunmadığını belirterek, talepleri kısmen kabul etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., 2025/1 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kayseri 5. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ................ Hizmet Merkezi Müdürlüğünde ihale ile hizmet satın alınan alt işveren şirketler nezdinde aile sosyal destek personeli olarak 26.09.2016 tarihinde çalışmaya başladığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını, sözleşmede ücrete ilişkin belli bir rakam yazılmadığını ancak kadroya geçiş öncesi dönemdeki ücret ile tüm sosyal ve mali hakların korunarak devam edeceği hususunun açıkça düzenlendiğini, buna karşın 01.01.2019 tarihinden itibaren sözleşmeye uygun şekilde ödeme yapılmadığını, davacının ücretinin tek taraflı uygulama değişikliği ile düşürülmüş olduğunu, ilave tediye ücretlerinin eksik ödendiğini, davacının normal günlük çalışma saatleri dışında 2018 Mayıs ve 2019 Ağustos tarihleri arasındaki 16 aylık dönemde, 24 saatlik periyotlarla icapçı olarak görevlendirilmesi nedeniyle bu nöbet günlerinde fazla çalışma yaptığını, aynı dönemde hafta tatilini kullanamadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığını ileri sürerek ödenmeyen fark ücret, ilave tediye fark alacakları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçişte taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücretin asgari ücretin yüzdelik fazlasıyla ödeneceğine dair bir düzenlemenin bulunmadığını, sözleşmenin ücrete ilişkin maddesinde “ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenen toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı” ibaresinin yer aldığını, buna göre davacının ücretinin belirlenmesinde asgari ücretin esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığını, davacının hafta içi 5 gün, 08.00 - 17.00 saatleri arasında çalıştığını, bu çalışma süresinin haftalık 40 saat, 2 aylık ise 320 saatte tekabül ettiğini, davacı ile davalı Kurum arasında imzalanan belirsiz iş sözleşmesinin 3. maddesinde; "işçi personelinin haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir.", "45 saatlik haftalık çalışma süresinin haftanın çalışılan günlerine farklı şekillerde dağıtılarak çalışılması durumunda iki aylık çalışma süresi içerisinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi 45 saati aşamaz." düzenlemesinin bulunduğunu, davacının normal çalışma saatleri dışında göreve çağrıldığında bu çalışmanın karşılığının kendisine izin olarak kullandırıldığını, davacıya icap listelerine göre nöbet yaptırıldığı, bunun bedelinin ödenmediği kabul edilse dahi yukarıda belirtilen mevzuat ve sözleşme hükümlerine göre yapılacak hesaplarla davacının fazla çalışma yapmadığının açığa çıkacağını, davacının hafta içi 5 gün çalışma yaptığını, cumartesi ve pazar günlerinin tatil günleri olduğunu, davacının pazar günü çalışma yaptığı kabul edilse dahi ayrıca cumartesi günü dinlenme yaptığından hafta tatili alacağının yasal olarak doğmadığını, dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair bir düzenleme olmadığı, sözleşmenin 4. maddesinde, "...ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenen Toplu İş Sözleşmesi hükümleri uygulanır" hükmünün yer aldığı, dosyada bulunan bordrolardan .............. Güvenlik Bakanlığı Genelgesi'ndeki Yüksek Hakem Kurulu kararında belirtilen %4 oranındaki ücret zammının uygulandığının anlaşılmakla, davacının ücretinin doğru olarak belirlendiği ve eksik ödeme yapılmadığı, davacının haftalık normal çalışmasının 45 saati aşmadığı ancak icap nöbeti tuttuğu günler de fazla çalışma yapmış olduğu, puantaj kayıtlarına göre davacının hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, bordrolar, puantaj kayıtları, nöbet listesi ve tanık anlatımları ile bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara göre davacının fark ücret, fark ilave tediye, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin talepleri reddedilerek, fazla çalışma ücreti alacağı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu uyuşmazlıkta davacı işçinin kadroya alınması ile birlikte işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceğinin açıkça öngörülmediği, davalı Bakanlık uygulamasının ve buna göre dava konusu fark ücret, ilave tediye taleplerin reddinin yerinde olduğu, yine davacının puantaj kayıtlarına göre hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunmadığı hukuka uygun şekilde tespit edilmiş olduğu, yanı sıra İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma alacağı yönünden kabul edilen miktar olan 2.754,40 TL’nin 2022 yılı kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL nin altında kaldığının anlaşıldığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı istinaf isteminin ise miktar yönünden kesinlik sebebiyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı işçinin alt işveren döneminde aldığı ücret, tüm sosyal ve mali hakları korunmak suretiyle kadroya geçirildiği gözetilmeksizin, kadroya geçişte davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücrete dair belli bir meblağın ve zam oranının yazılmamış olması nedeniyle davalı Bakanlık uygulamasında hata olmadığı yönündeki değerlendirmelerin objektiflikten uzak ve hatalı olduğunu, bu konuda davacı tanık beyanları ile delillerinin dikkate alınmadığını, 31.12.2018 tarihine dek asgari ücretin belli oranında fazlası şeklindeki ücretin ödenmeye devam edildiğinin gözetilmediğini, 2019 yılı ve devamındaki dönemlerde de aynı uygulamaya devam edilmesi gerektiğini buna göre fark ücret ve ilave tediye taleplerinin reddinin hatalı olduğunu,
2. Ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı ile hafta tatili alacağına ilişkin olarak bilirkişi tarafından salt puantaj kayıtlarına göre inceleme yapıldığını, tanık beyanları ve dava dilekçesindeki beyanların dikkate alınmayarak eksik inceleme ve hatalı belirleme yapılmış olduğunu ileri sürerek reddedilen alacaklara yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti, fark ücret, fark ilave tediye alacakları ile ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücret alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!