Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde, temyiz süresinin kaçırılması nedeniyle bir başvuruyu reddederken, hırsızlık suçunda etkin pişmanlık hükümleri TCK 168/2nin uygulanmaması nedeniyle hükmü bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, bir hırsızlık davasında sanık hakkında süresinde yapılmayan temyiz talebini reddederken, diğer sanığın konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetini onamış; ancak hırsızlık suçundan yargılanan sanıkların, çalınan eşyanın satıldığı kişiyi açıklayıp iadesini sağlayarak, mağdurun kalan zararını karşılayarak ve iyi niyetli alıcının zararını tazmin ederek etkin pişmanlık şartlarını yerine getirmelerine rağmen yerel mahkemece ceza indirimi yapılmamasını hukuka aykırı bularak bu hükümler yönünden bozma kararı vermiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozma
1. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelemesinde;
Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtayda temyiz incelemesinden geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; 30.11.2022 tarihli kararda temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunmuş ise de, 30.11.2022 tarihinde tefhim edilen hükmü, 1412 sayılı Kanun'un 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal ve yanıltıldığı 15 günlük süreden de sonra 02.01.2023 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından sanık ... müdafiinin temyiz isteminin Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
2. Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelemesinde;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
3. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz istemlerinin incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda, sanık ...'ın yakalandığında şikâyetçiden çalmış oldukları bilgisayarları hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan dava açılan sanık ...'e sattığını söyleyerek bir adet bilgisayarın şikâyetçiye teslimini sağladığı, şikâyetçinin 28.06.2022 tarihli dilekçe ile, kalan zararının sanık ... tarafından karşılandığını belirttiği, ayrıca suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hakkında beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle iyi niyetli olarak kabul edilmesi gereken ...'in ödediği bedelin de sanık ... tarafından iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında etkin pişmanlık koşulları oluştuğu hâlde, sanıkların cezalarından 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!