Kadastro tespitine itiraz davasında, mirasçı davacının kök tapu kaydına dayalı mülkiyet iddiası, davalıların noter senedi ve zilyetlik ile edinimi nedeniyle Yargıtayca onanarak reddedilmiştir.
Özet: Bir kadastro tespitine itiraz davasında, davacının ata kaydına dayanarak tapu tescili talebi, ilk derece mahkemesince reddedilmiş, taşınmazın davacının dedesi tarafından 1945 tarihli noter senedi ile davalıların atalarına satıldığı, bu satışla zilyetlik yoluyla kazanım koşullarının davalılar lehine gerçekleştiği ve sonradan oluşan tapu kayıtlarının hukuken geçersiz olduğu gerekçeleriyle mülkiyetin davalılara ait olduğuna hükmedilmiştir; bu karar, temyiz incelemesi sonucunda usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., 2014/4 K.
KARAR
: Davanın reddi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 9 parsel sayılı 43.516,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına payları oranında tespit edilmiştir.
İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı ... dava dilekçesinde; kök murisinden gelen tapu kaydına dayanarak, ... ilçesi ... köyü 107 ada 9 parsel sayılı taşınmazın mirasçılar adlarına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı tarafın dayanak tapu kaydının hudutları ile davalı tarafın delil olarak sunduğu 15.11.1945 tarih ve 169 yevmiye no.lu noter senedinin hudutlarının dava konusu taşınmaza büyük oranda uyduğu ve söz konusu hudutların hemen hemen aynı hudutlar olup aynı yeri ifade ettiğinin anlaşıldığı, davacının babası ...'in kayıt maliki olduğu 26.07.2002 tarih ve 12 sıra nolu tapu kaydı davacının dava konusu 107 ada 9 parsel üzerindeki mülkiyet hakkı bakımından kuvvetli bir delil olsa da, davacının dedesi ...'in bu parseli davalıların ataları olan ... oğlu ..., ..., ... ve ...'a sattığı, bu hususun 15.10.1945 tarih ve 169 yevmiye nolu noter senedi ile keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri, davalı tanıkları ve hatta bir kısım davacı tanıklarının beyanlarıyla doğrulandığı, davalılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleştiği, noter senediyle devrinden sonra oluşan tapu kaydı tedavüllerinin hiçbir hüküm ifade etmeyeceği ve söz konusu devir ile mülkiyet hakkının davalı tarafa geçtiğinin kabul edilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında tespit maliki mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA,
25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 590,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!