Tapu iptali ve tescil davasında, taşınmazın orman niteliği konusundaki kesinleşmiş mahkeme kararının sonraki aplikasyon ve kadastro çalışmalarına üstünlüğü.
Özet: Orman idaresinin tapu iptali ve tescil davasında, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün orman niteliğiyle hazine adına tescili talep edilmiş; ancak parselin 1956 tarihli kesinleşmiş mahkeme kararıyla orman sınırı dışında bırakıldığı, 1996daki orman kadastrosu aplikasyonunun ise bu kararı dikkate almadığı ve yeni bir orman kadastrosu niteliğinde olmayıp ilk tahdidin zemine uygulanması olduğu, bu nedenle de taraflara yeni bir hak sağlamayacağı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmaktadır.
8. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
KARAR
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kırıkkale 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ...köyünde 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp 27.05.1996 tarihinde itiraz olmaksızın kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmasının bulunduğunu, Kırıkkale Valiliği Kadastro Müdürlüğünün 06.06.2013 tarih ve 1302 sayılı yazıları ile Işıklar köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 22/A hükmü gereğince yapılan güncelleme çalışmalarında davalılara ait 366 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sayılan alanlar içinde kaldığının İdarece düzenlenen 15.07.2013 tarihli raporla tespit edildiğini belirterek, 366 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın 8.893,52 metrekare yüzölçümlü kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1944 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 25.12.1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışması bulunduğu, dosya kapsamından 07.09.1953 tarihinde yapılan tesis kadastrosu sırasında 1069 parsel sayılı 9.350,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 626 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile...... oğlu ............ adına tespit edildiği, .........ve Orman İdaresinin itirazları üzerine Kırıkkale Arazi Kadastro Mahkemesinin 10.03.1956 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında kaldığı, Orman İdaresinin 1069 parselde hak ve alakasının bulunmadığı, Orman İdaresince ileri sürülen itirazların yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine, 1069 parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 15.07.1956 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın hükmen tespit gibi tapuya tescil edildiği, daha sonra ırsen intikal yoluyla davalılara geçtiği, 2013 yılında 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama (yenileme) kadastrosu sırasında 9.351,35 metrekare yüzölçümüyle 366 ada 1 parsel numarasını aldığı, hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, 1944 yılında yapılan orman tahdidinde çekişmeli taşınmazın 8.893,52 metrekare yüzölçümlü kesiminin Denek Dağı Devlet Ormanı sınırları içine alındığı, Orman Yönetiminin davasının Kırıkkale Gezici Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kesinleşmiş kararıyla reddedildiği, 1996 yılında 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında Kırıkkale Gezici Kadastro Mahkemesinin kesinleşmiş kararının dikkate alınmayarak ilk tahdidin aplikasyonu yapılıp çekişmeli taşınmazın 8.893,52 metrekare yüzölçümlü kesiminin ............ Dağı Devlet Ormanı sınırları içinde bırakıldığı, bu işlemin de kesinleştiğinin belirtildiği, dosya kapsamı ve bilirkişi kurul raporuyla çekişmeli taşınmazın istinafa konu olan kesiminin kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığı, daha sonra 1996 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B uygulaması sırasında da tahdit dışında bırakıldığının tespit edildiği, 25.12.1996 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulaması sırasında davalı yere ilişkin yeni bir orman kadastrosunun yapılmadığı, ............Devlet Ormanının aplikasyonunun yapılarak çekişmeli taşınmazın 8.893,52 metrekare yüzölçümlü kesiminin ilk tahditte olduğu gibi orman sınırları içinde, istinafa konu kesiminin ise tahdit dışında bırakıldığı, aplikasyon çalışmasının, yeni bir orman kadastrosu olmadığı, ilk orman tahdidinin zemine aplikesinden ibaret olup taraflara yeni bir hak vermeyeceği, Orman Yönetimi tarafından orman iddiasıyla açılan davanın, Kırıkkale Gezici Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında kaldığı, Orman İdaresinin hiçbir hak ve alakasının bulunmadığı, Orman İdaresinin ileri sürdüğü itirazların yerinde görülmediği gerekçesiyle reddedildiği, 1069 parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verildiği, temyiz edilmeksizin 15.07.1956 tarihinde kesinleştiği, bu kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 303. maddesi uyarınca Orman Yönetimini bağlayacağı, kaldı ki 1996 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon sırasında çekişmeli taşınmaza ilişkin orman kadastrosu yapılmadığından aplikasyon işleminden çok önceki tarihte hükmen orman sınırları dışında bırakılan taşınmazın aplikasyonla kısmen orman sınırları içinde gösterilmesi işlemlerinin de yok hükmünde olduğu ve yanlış yapılan aplikasyona hukuken değer verilemeyeceği, ancak davalıların istinafları bulunmadığından dosya kapsamı, mevcut delil durumu, istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazın istinafa konu kesimi hakkında yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili, dava konusu taşınmazın tamamının orman sınırları içinde kaldığını, etrafının ormanla çevrili olduğunu, orman bütünlüğünün korunması gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve 09.07.2021 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğuna göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç
: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!