Hırsızlık eyleminden kaynaklanan maddi tazminat davasında, ceza yargılamasında kesinleşen beraat kararı sonrası haksız fiil ve zararın ispat edilememesi gerekçesiyle davanın reddi kararı temyiz incelemesi sonucu onanmıştır.
Özet: Davacı tarafından hırsızlık eylemi sonucunda yakıt çalınması nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi zararın tazmini amacıyla açılan davada, davalıların ceza mahkemesince beraat etmesi ve davacının iddia ettiği haksız fiil ile zararı ispat edememesi gerekçeleriyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince davanın reddedilmesinin ardından, davacının hukuk hakiminin ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı olmadığı yönündeki temyiz itirazının Yargıtay tarafından reddedilerek, bölge adliye mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas - ████████ Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından işletilen ... ilinde bulunan ... Hattına 20.08.2011 tarihinde hırsızlık amacıyla kelepçeli vana takıldığını ve olay yerinde plastik depolar yerleştirildiğini, yaklaşık 4.800,00 litre yakıt bulunan iki aracın olaydan sonra yakalandığını, davalılar hakkında bu olay nedeniyle soruşturma başlatıldığını ve davalıların hırsızlık suçu nedeniyle ceza davalarının devam ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.693,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davalının yerleşim yeri gözetildiğinde yetki itirazında bulunduklarını, davalıların beraat edeceklerini, ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar hakkında mala zarar verme ve sıvı veya gaz halindeki enerjinin nakline ait tesislerde gece vakti hırsızlık suçlarından yapılan yargılama sonucunda Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, beraat kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, maddi olgu ile hukuk hakiminin bağlı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar hakkındaki beraate ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmiş olduğu, ispat yükü kendisine düşen davacının, haksız fiilin ve zararın davalılarca meydana getirildiği iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, hukuk hakiminin ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmadığını, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının hukuk hakimi yönünden bağlayıcılığı olmadığını, bu nedenle kamu zararının davalılar tarafından karşılanması gerektiğinin açık olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!