Yargıtaydan Kanun Yararına Bozma: Denetimli serbestliğe müracaat etmeme eylemi sebebiyle aynı hükümlü hakkında verilen mükerrer mahkumiyetin tek suç olduğunun tespiti.
Özet: Hükümlü, denetimli serbestlik müdürlüğüne süresinde başvurmadığı gerekçesiyle firar suçundan mahkum edilmiş, ancak aynı olaya ilişkin daha önce başka bir mahkeme tarafından da aynı suçtan mahkumiyet kararı verildiği tespit edilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 5275 sayılı Kanunun 105/a-8 maddesindeki eylemlerin seçimlik olduğu ve aynı fiilin tek suç oluşturduğu gözetilerek, Ceza Muhakemesi Kanununun 223/7 maddesi uyarınca mükerrer yargılamanın önlenmesi amacıyla bu ikinci mahkumiyet kararının kanun yararına bozulmasını talep etmiştir.
8. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
SUÇ
: Hükümlü veya tutuklunun kaçması
KARAR
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Muğla 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2024 tarihli kararı hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292/1.maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un(5271 sayılı Kanun) 251/3.maddesi uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 03.05.2024 tarihinde kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-█████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-█████████ yararına bozma isteminin;
“Hükümlünün Muğla 5. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ███████ esas, ████████ sayılı kararı ile verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının infazı sırasında, Muğla İnfaz Hakimliğinin █████/2023 tarihli ve █████████ esas, █████████ sayılı kararıyla hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilip tahliye edilmesini takiben, denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması için denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına rağmen müracaat etmemesi nedeni ile hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan kamu davası açılması üzerine incelemeye konu Muğla 5. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, yine hükümlünün aynı olaya ilişkin aynı suçtan Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılarak anılan Mahkemenin █████/2024 tarihli ve ████████ esas, ███████ karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin █████/2018 tarihli ve █████████ esas, ██████████ karar sayılı ilamında, "...5275 sayılı Kanunun 105/A-8 maddesinde; "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292. ve 293. maddelerinde yazılı hükümler uygulanır." hükmü düzenlenmektedir. Anılan düzenlemede "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ve "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmama" iki seçimlik hareket olarak belirtilmiştir. Somut olayda; sanığın, hakkında uygulanmasına karar verilen denetimli serbestlik tedbiri nedeniyle İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır. "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" şeklinde gerçekleşen sanığın eyleminin, anılan hükmün kapsamında kaldığı, bu aşamaya kadarki hali itibariyle mezkur suçu oluşturduğu, sanık hakkında İnfaz Hakimliği'nden kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı aldırılmasının suçun oluşumuna etki sağlamayacağı...." şeklinde belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A-8 maddesinde yer alan "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır." şeklindeki düzenleme gereğince "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ile "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmama" eylemlerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde firar suçunun oluşacağı ve sonraki eylemin ayrı bir firar suçunu oluşturmayacağı gözetildiğinde,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir” şeklindeki 223/7. maddesi gereğince ; Sanığın her iki dosyaya konu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 292/1. maddesinde seçimlik olarak düzenlendiğinin ve tek suç olduğunun anlaşıldığı; Muğla 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya ait █████/2024 tarihli iddianamenin, Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya ait █████/2023 tarihli iddianameden sonra düzenlenmiş olması nedeniyle de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 223/7. maddesi uyarınca, Muğla 5. Asliye Ceza Mahkemesince aynı fiil nedeniyle daha sonraki tarihli iddianame ile açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.İnceleme konusu Muğla 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyalarında dava konusu olay, hükümlünün "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmemesi ve infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayarak firar suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
3. İnceleme konusu ile ilgili olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A-8 maddesi; "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır."
Şeklinde düzenlenmiştir.
4.Anılan düzenlemede "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ve "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmama" şeklinde iki seçimlik hareket olarak belirtilmiştir. Somut olayda; Hükümlünün hakkında uygulanmasına karar verilen denetimli serbestlik tedbiri nedeniyle Muğla Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır. "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" şeklinde gerçekleşen eyleminin, anılan hükmün kapsamında kaldığı, bu aşamaya kadarki hali itibariyle suçu oluşturduğu, "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ile "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmama" eylemlerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde firar suçunun oluşacağı ve sonraki eylemin tek bir hükümlünün veya tutuklunun kaçması suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır. Ancak hükümlü hakkında her iki dosyada ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiştir.
5.5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan yedinci fıkrası; "... (7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.
...”
Şeklinde düzenlenmiştir.
6. Hükümlünün aynı tarihli ve konulu eylemi nedeniyle, daha sonra açılan dava olan Muğla 5 Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Muğla 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, yürütülen mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca REDDİNE, mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA VE İNFAZ EDİLMEMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.06.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!