Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanıkların araçtan stepne çalma ve kimlik kullanma suçlarından verilen mahkûmiyetleri, zamanaşımı gerçekleştiği için bozarak kamu davalarının düşürülmesine karar verdi.
Özet: Sanıkların gündüz vakti şikayetçiye ait aracın altından stepneyi çalması ve sanıklardan birinin kardeşi adına kimlik kullanarak mahkumiyet hükmü almasının ardından gerçek kimliğini açıklaması şeklinde gerçekleşen eylemlerinden dolayı verilen mahkumiyet kararlarının, ilk hüküm tarihi ile ikinci hüküm tarihi arasında 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, zamanaşımı nedeniyle kamu davalarının düşürülmesi yerine yargılamaya devamla hüküm kurulması hatalı bulunmuş ve bu nedenle hükümlerin bozulmasına, yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların olay tarihinde gündüz vakti şikâyetçiye ait aracın alt kısmına kanca ile sabitlenmiş stepneyi çalmaları şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu, sanık ...'ın kendisini kardeşi .... olarak tanıttığı ve bu isimle mahkûmiyet hükmü aldığı ve anılan kararın bozulmasının ardından gerçek kimliğini açıklaması şeklinde gerçekleşen eyleminin aynı Kanun'un 268/1 delaletiyle 267/1, 269/3-b maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturduğu, bu suçlar için aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, ilk hükmün verildiği 09.10.2013 tarihi ile ikinci hükmün verildiği 26.04.2022 tarihleri arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!