Davacıların, medyada çıkan haberler ve yayınlar nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği, masumiyet karinesinin zedelendiği iddiasıyla talep ettikleri manevi tazminat davasının temyiz incelemesi.
Özet: Karı-koca davacılar, eşlerden birinin ceza soruşturmasına konu olan eylemleri hakkında çeşitli medya organlarında yayımlanan haber ve yayınların, masumiyet karinesini ihlal ederek ve ilgisiz fotoğraflar kullanarak kişilik haklarını zedelediği iddiasıyla, milyonlarca liralık manevi tazminat talebinde bulunmuştur; bu talepler, haberlerin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, eşinin de olaya katlanması gerektiği gerekçesiyle büyük ölçüde reddedilmiş ve kararın istinaf incelemesinin ardından temyiz mahkemesine gelmiştir.
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 24.11.2019 tarihinde ...'nde ve ...'de yapılan haber ve yayın; 23.11.2019 tarihinde ...'nde ve ...de yapılan haber ve yayın; 23.11.2019 tarihinde ... ve ...'nde yapılan haber; 22.11.2019 ve 25.11.2019 tarihlerinde ...'de yapılan yayınlar, 22.11.2019 tarihinde...'de yapılan yayın, 23.11.2019 tarihinde ...'de yapılan yayın nedeniyle karı koca olan müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, yayınlarda hakkında ceza soruşturması bulunan müvekkili ... yönünden masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, suçlu olduğu kanıtlanmış şeklinde yapılan hukuka aykırı haberler ve kullanılan ilgisiz fotoğraflar ile basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek ...'ndeki haber için her bir müvekkili yararına 125.000,00 TL, ...' de yapılan yayın nedeniyle her bir müvekkili yararına 125.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili; ...'ndeki haber için her bir müvekkili yararına 125.000,00 TL, ...' de yapılan yayın nedeniyle her bir müvekkili yararına 125.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili; ...'deki haber için her bir müvekkili yararına 125.000,00 TL, ...de yapılan haber nedeniyle her bir müvekkili yararına 125.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili; ...'de 22.11.2019 tarihinde yapılan haber için her bir müvekkili yararına 125.000,00 TL, 25.11.2019 tarihinde yapılan haber nedeniyle her bir müvekkili yararına 125.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili; 22.11.2019 tarihinde...'de yapılan yayın nedeniyle her bir müvekkili yararına 125.000,00 TL olmak üzere 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve...'den müştereken ve müteselsilen tahsili; 23.11.2019 tarihinde ...'de yapılan yayın nedeniyle her bir müvekkili yararına 125.000,00 TL olmak üzere 250.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...'ya husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu haber ve yayınların görünür gerçeğe uygun olduğunu, adli soruşturmaya konu olan bir olayla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek için dava konusu haberlerin yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarlarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar .... ve ... vekili cevap dilekçesinde; haberlerin gerçek olduğunu ve haber verme hakkı sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarlarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; ... de yapılan haberlerin görünür gerçeğe ve hukuka uygun olduğunu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığını, davacıların kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayının güncel ve görünür gerçeğe uygun olduğunu, adli soruşturmaya konu olan bir olayla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek için dava konusu yayının yapıldığını, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, davacıların kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... hakkında dava konusu haber ve yayınlara konu eylem nedeniyle ceza soruşturması yürütüldüğü, soruşturmaya konu olaylar nedeniyle yapılan yayın ve haberlerin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, toplumsal ilgi gereği diğer davacı ...'in de eşi olması nedeniyle haberlere katlanma yükümlülüğü bulunduğu gerekçesi ile davalılar ... ve ... dışındaki davalılar yönünden davanın esastan reddine; davalılar ... ve ...'ya husumet yöneltilmeyeceğinden adı geçen davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu yayınlar ayrı ayrı ve kendi içinde bir bütün olarak değerlendirildiğinde; haberlerde kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı; halkın, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olma hakkının olduğu, basının da bu doğrultuda olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve sorumlu olduğu, haberlerin de bu ilke kapsamında yapıldığı, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağı, yayınların kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu haber ve yayınlarda basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, gerçeğe uygun olmayan bu yayınlarda özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını ayrıca davalılar yararına vekalet ücretinin hatalı ve fazla hesaplandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 24.11.2019 tarihinde ... ve ...' de yapılan haber ve yayın; 23.11.2019 tarihinde ... ve ...de yapılan haber ve yayın; 23.11.2019 tarihinde ... ve ...'nde yapılan haberler; 22.11.2019 ve 25.11.2019 tarihlerinde ...'de yapılan yayınlar, 22.11.2019 tarihinde...'de yapılan yayın, 23.11.2019 tarihinde ...'de yapılan yayın nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Vekil ile takip edilen davalarda vekaletnamenin ibrazını düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 76 ncı, vekaletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması halini düzenleyen HMK'nın 77 nci ve dava şartlarını düzenleyen HMK'nın 114/f maddeleri uyarınca usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamenin dosya içerisinde bulunması zorunludur.
Somut olayda, davalı .... vekili Avukat ...'nin vekaletnamesinin ve davalı... vekili Avukat ...'nun vekaletnamesinin 31.12.2020 tarihine kadar geçerli olduğu, vekaletnamelerinin süresi dolan vekiller ile İlk Derece Mahkemesi yargılamasının sürdürülüp taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği; davalı ... vekili Avukat ...'nun vekaletnamesinin 31.12.2021 tarihine kadar, davalı .... vekili Avukat ...'nın vekaletnamesinin 30.12.2022 tarihine kadar geçerli olduğu, vekaletnamelerinin süresi dolan vekiller ile istinaf yargılamasının sürdürülüp taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği anlaşılmakla, kararın bozulması gerekmiş; davalı ... vekili adına davayı takip eden Avukat ...'nın, davalı ... ... adına davayı takip eden Avukat ...'nin bu davalılar adına vekaletnamelerinin de bulunup bulunmadığının araştırılması ve varsa dosya arasına eklenmesi, aksi halde kararın ve temyiz dilekçesinin adı geçen davalı asıllara tebliği ile yasal karar temyiz süresi beklenmelidir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!