Menfi tespit davasında, kefil sıfatıyla imzalamadığı kredi sözleşmesinden sorumlu tutulamayacağı yönündeki istinaf kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Bir kişi, hakkında başlatılan icra takibine konu olan belirli bir kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespiti için dava açmış; davalı banka davacının önceki genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını ve bu nedenle sorumlu olduğunu iddia etmiş, ancak ilk derece mahkemesi davacının imzalamadığı sözleşmeden sorumlu tutulamayacağına kanaat getirerek davayı kabul etmiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanmış ve son olarak Yargıtay da Bölge Adliye Mahkemesi kararını hukuka uygun bularak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas-█████████ KararHÜKÜM
: Esastan RetİLK DERECE MAHKEMESİ
: Trabzon Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı hakkında üç adet kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunması nedeniyle Trabzon İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davacının takibe konu 26.04.2017 tarihli kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığını ileri sürerek davacının Trabzon İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyası bakımından borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 25.12.2013 ve 18.03.2014 tarihli kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kefillerin kredi müşterisinin bankadan kullandığı ve kullanacağı tüm kredilerden kefaletleri dolayısıyla kefalet miktarlarınca sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı şirket ile davalı banka arasında kurulan 25.12.2013 ve 18.03.2014 tarihli genel kredi sözleşmelerinde kefil olarak imzasının bulunmadığının tespit edildiği, bahsi geçen sözleşmelerin önceki sözleşmelerin devamı olmadığı yeni bir sözleşme olduğu, davacı kefilin bu sözleşmeden sorumlu tutulması için sözleşmeyi imzalamış olmasının gerektiği, somut olaydaki 26.04.2017 tarihli kredinin bu kapsamda kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacının imzalamadığı bir sözleşmeden sorumlu tutulamayacağı, dava konusu icra takibinde 25.12.2013 ve 18.03.2014 tarihli kredilerden kaynaklı bir borç kaldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, menfi tespit istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.