Antrepo İşletmecisi Davacının Gümrük İdaresi Tarafından Uygulanan Vergi ve Para Cezasını Ödemesinin Ardından Sigorta Poliçesine Dayanarak Talep Ettiği Rücuen Tazminat Davası
Özet: Bir antrepo işletmecisi olan davacı, gümrük idaresi tarafından kesilen ve uzlaşma sonucu 2.548.400,10 TL olarak ödemek zorunda kaldığı gümrük vergisi ve cezasının, davalı sigorta şirketinin poliçesi kapsamında olduğunu iddia ederek, ödeme bildirimine rağmen davalı tarafından yapılmayan bu bedelin avans faiziyle birlikte kendisine rücuen ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Davalı sigorta şirketi ise, talebin poliçe teminatı dışında olduğunu, rizikonun poliçe döneminde gerçekleşmediğini, ihbar eksikliği, zamanaşımı ve muafiyet gibi savunmalarla davanın reddini istemiştir. Mahkeme, zamanaşımı itirazını sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında değerlendirerek reddetmiş ve tarafların iddia ve savunmalarını eksiksiz karşılayan üçüncü bilirkişi raporunu esas alarak hüküm tesis etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının ... işiyle iştigal ettiğini, dava dışı ... Gümrük Müdürlüğünün davacı hakkında gümrük cezası ve gümrük vergisi tahakkuk ettiğini, bu miktarların önce artırılıp uzlaşma sonucu ( █████/2022 tarihli toplantı sonucu) 1.823.196,00 TL ve işleyecek faizi üzerinden uzlaşıldığını, ... Gümrük Müdürlüğüne █████/2022 tarihinde 837.017,65 TL ve 1.711.382,45 TL olmak üzere toplamda 2.548.400,10 TL ödeme yapıldığını, ödemenin mahkemeye sunulan dekontlarla sabit olduğunu, davacının davalı tarafından bu tür risk ve cezalar yönünden sigortalandığını, cezalar ve tahakkukların davalıya ihbar edilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle ödemenin davacı tarafından yapıldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ... sigorta poliçesi kapsamında bulunan ve ... Gümrük Müdürlüğüne ödenen toplam 2.548.400,10 TL vergi ve ceza bedelinin ödeme tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde davacının dava dilekçesinde dava konusu talebin sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunu ispat edemediğini, olaya ilişkin herhangi bir delil sunmadığnı, yükün taşınması depolanması elleçleme faaliyetinin davacı tarafından yapıldığına dair açıklama ve delilin sunulmadığını, dava konusu para cezası ve vergiye neden olan faaliyetin açıklanması ve poliçe tahtında sigortalandığının tespitinin gerektiğini, yine poliçelerin ekinde yer alan Taşıma Operatörü Sorumluluk Sigortasının Tazminat Talepli Poliçe hükmü tahtında sigortalının tazmin edilebilmesi için gereken şartların oluşmadığını, idari para cezası ve vergilere ilişkin yazılı talep poliçe döneminden sonra tebliğ alındığından rizikonun poliçe döneminde gerçekleşmediğini, poliçe teminat limitlerinin aşılamayacağı gibi tenzili muafiyet hükümleri uyarınca her bir taleple ilgili 2.500 EURO veya 10.000 EURO bedelerini düşülmesi gerektiğini, bazı poliçeler için ihbarların yapılmadığını, uzlaşmanın 1.823.196,82 TL yapıldığı halde 2.548.400,10 TL'lik ödemenin talep edilemeyeceğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; davacının antrepo işletmeciliğini üstlendiğini, dava konusu vergi ve cezaların poliçe teminatı kapsamında olduğunu, davalıya ... 12. Noterliğinin...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ihtarda bulunulduğunu, bu ihbar ve ihtarnameye olumlu veya olumsuz herhangi bir cevabın verilmediğini, hasar dosyasının celbini talep ettiklerini, davanın zaman aşımına uğramadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili 2. cevap dilekçesinde; davacının poliçe teminatı kapsamındaki işlerin kendisi tarafından yapıldığını ispata elverişli açıklama ve delil sunmadığını, sigortanın tazmin edilebilmesi için şartların oluşmadığını, rizikonun poliçe döneminde gerçekleşmediğini, davacının talep ettiği hasar dosyasının farklı bir olaya ilişkin olduğunu, gerekli ihbarın yapılmadığını, poliçedeki muafiyetin dikkate alınması gerektiğini, zaman aşımı itirazlarını tekrarladıklarını, davanın reddini talep etmiştir.
Davanın konusu gümrük ve vergi cezalarını davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalayan davacıya kesilen gümrük vergi ve cezasının davalı sigorta şirketine ihbar edilmesine rağmen ödenmemesi üzerine ödemek zorunda kaldığını iddia eden davacının açtığı sigortaya dayalı rücuen tazminat davasıdır.
Bu dava sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılmış olduğundan zaman aşımı süresi 2 ve 10 yıllık süreye tabi olup ihbar tarihi dava tarihi ödeme tarihleri göz önüne alındığında zaman aşımı süresi geçmediğinden davalının zaman aşımı itirazı kabul edilmemiştir.
Dosyada 3 ayrı heyetten bilirkişi raporu alınmış ise de mahkememiz son heyetin raporunu esas alarak hüküm vermiştir. İlk bilirkişi heyetinde sigorta uzmanını olmayışı ve de rapor içeriğini eksikliği göz önüne alınarak bu ilk rapor hükme esas alınmazken 2. raporda ise teminat altına alınan rizikonun idarenin davacı aleyhine vergi ve para cezası uygulaması olduğu olgusunun gözden kaçırılması son heyet raporunda ise olguları ve sorunları tamamen karşılayan ve cevaplandıran değerlendirmelerin oluşu tarafların iddia ve savunmalarını karşılar nitelikte görüşlerin bulunması, nedeniyle 3. Heyet raporu yeterli görülüp bu rapor esas alınarak hükmü kurulmuştur.
3. bilirkişi heyet raporunda
: "taraflar arasındaki ihtilafın davacı ...şirketinin antrepo işletmesi olarak görev aldığı gümrük sürecinde dava dışı gümrük idaresi tarafından aleyhine uygulanan vergi ve cezanın davalı ... Sigortanın poliçesi ile sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı; söz konusu idarenin talebinin, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı; davacının davalıdan söz konusu vergi ve cezaların poliçe kapsamında tazmin edilmesini isteyip isteyemeyeceği ve miktarı; hasarın davalı şirkete süresinde ihbar edilip edilmediği hususlarında ortaya çıktığının anlaşıldığı, dava dosyasındaki ceza kararı belgesinden, dava konusu eşyalara ilişkin Gümrük Beyanlarının, İhsanlı Firması adına 24.05.2019, 31.05.2019 ve 16.07.2019 tarihlerinde tescil edilmiş olduğu anlaşıldığına göre GK m.197/2 ve 231/2 gereği üç yıllık zamanaşımı sürelerinin bu tarihlerin 2022 yılındaki karşılıklarında dolmuş olduğu, oysa dava konusu vergi ve ceza uygulamalarının 2021 yılı tarihli olduğu (tarh edildiği) ve davacının uzlaşma başvurusunun ardından yine 2022 yılı içinde kesinleştiği, böylelikle bu tarih itibariyle kesinleştiği görülmekle tarh zamanaşımı süresinin aşılmış olduğundan söz edilemeyeceği değerlendirildiği, davanın dayanağı olan sorumluluk sigortasına göre riskin, dava konusu vergi ve cezanın ödenmesi için davalı şirkete tebligatın yapıldığı anda gerçekleşmiş olduğu (talep esası), bu tarihten önce davacının mal varlığında bir zarar tehlikesinin bulunmadığı, dava dışı idarenin bu tarihten önce yapmış olduğu işlemlerin de hukuka uygunluk karinesinden yararlandığı, TTK m.1471’e göre rizikonun gerçekleştiği anın taraflarca kararlaştırılabileceği, aksi halde sebep/olay tarihinin (antrepodaki emtiaların değiştirildiği tarih) esas alındığı, TTK m.1475’te de ETK’nın eşdeğer hükmünden faklı olarak sorumluluk sigortalarında rizikonu gerçekleştiği ana ilişkin kesin bir hüküm getirmemesi, para cezaları ve vergiler bakımından idarenin karar almasından önce herhangi bir risk veya hasar bulunmamasından dolayı somut olayı özellikleri içinde rizikonun 23.11.2021 tarihli tebligat ile gerçekleştiği ve 12.02.2021-11.02.2022 tarihlerinde yürürlükte olan ... nolu poliçe kapsamında olduğunun değerlendirildiği, ... 12.Noterliği aracılığı ile keşide ettiği ... Tarih ve ... sayılı ihtarnamenin dava konusu hasarın Uzlaşma Komisyonu kararı ile kesinleştiği 09.11.2022 tarihinden önce gönderildiğinden dolayı dava konusu ihbarın süresinde yapıldığı ve ayrıca tebligat ile uzlaşma karar arasındaki sürede uzlaşma sonucu indirim yapıldığından dolayı davalının ödeyeceği tazminatta artış değil azalma olduğunun (TTK m.1446/2, m.1475/3 atfı ile) değerlendirildiği, ... 12.Noterliği aracılığı ile keşide ettiği ... Tarih ve ... sayılı ihtarnamenin dava konusu hasarın Uzlaşma Komisyonu kararı ile kesinleştiği 09.11.2022 tarihinden önce gönderildiğinden dolayı dava konusu ihbarın süresinde yapıldığının değerlendirildiği, dava dışı idarenin sigorta sözleşmesinden haberdar olması durumunda davalı şirketten de talepte bulunabileceği (TTK m.1478), davacı ile davalının müteselsil olarak sorumlu oldukları bir durum varken davalı Sigortacının anapara için olduğu gibi işlemiş faizler için de sorumluluğu söz konusu olması gerektiği ve bu kapsamda davalı şirketin huzurdaki davadan ana para sorumluluğunun 1.636.346,82 TL faiz sair ferilerden sorumluluğunun ise 650.881,48 TL olarak, yukarıdaki şekilde, hesaplandığının değerlendirildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." denilmiştir.
3. heyet raporunda da yazıldığı gibi davacının yaptığı ödeme miktarı 2.548.400,10 TL ise de bu miktarın 1.823.196,82 TL'si ana paradır. Ancak poliçedeki muafiyet şartı gereği ana paradan muaf tutulan 10.000 Euronun TL karşılığının düşülmesi gerekir. 3. heyet raporunda yazıldığı üzere uzlaşma komisyonunu kesin cezayı belirlediği tarih olan █████/2022 tarihindeki TCMB kurlarına göre Euro 18.655,00 TL olup 10.000 Euronun karşılığı 186.550 TL yapmaktadır. Kesilen ceza olan 1.823.196,82 TL çıkarıldığında 1.636.346,82 TL çıkmaktadır. Ayrıca davacı tarafın yaptığı faiz ödemesi ise 650.881,48 TL yapmaktadır. Bu iki miktar toplandığında 2.287.228,30 TL yapmaktadır. Davacının yaptığı ödeme ise 2.548.400,10 TL'dir. Muafiyet miktarı düştüğünde davalının davacıya dekontla ödeme tarihi olan █████/2022 tarihi itibariyle sorumlu alacağı miktar 2.287.228,30 TL'dir. Davacı ödediği paranın bu miktarını davalıdan talep edebilir.
Sebepsiz zenginleşme durumunda ödeme tarihinden itibaren (ihbar yapılması şartıyla) faiz istenebilir. İhtarname tarih █████/2022 tarih olup ödeme dekontlarının tarihi olan █████/2022 tarihinden önce olduğundan (tebligatta bu tarihten önce olduğundan ) davacının ödeme yaptığı tarihten itibaren avans faizi istenebilir. Bu gerekçelerle poliçedeki muafiyete tekabül eden 186.850,00 TL düşüldükten sonra 3. heyet bilirkişisinin hesapladığı 1.636.346,82 TL ana para ve ödeme tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz olan 650.881,48 TL'nin toplamı olan 2.287.228,30 TL'nin ödeme tarih olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelere göre
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile 2.287.228,30-TL nin davacının ödeme tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 156.240,56 TL karar ve ilam harcından, davacının peşin olarak yatırdığı 43.520,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 112.720,25 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 43.520,31 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harcanan 102,00 TL tebligat posta masrafı, 269,85 TL başvuru harcı, 24.898,000TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 25.269,85 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 22.680,07 ‬TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından harcanan 90 TL tebligat posta masrafı, 53.102,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 53.192,00 TL yargılama giderinin davanın red oranı karşısında 5.451,36 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı, vekil ile temsil edildiğinden ve dava kısmen kabul olunduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince 311.595,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı, vekil ile temsil edildiğinden ve dava kısmen reddolunduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince 41.787,49 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde gider avansının iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!