Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarında istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararları değerlendirerek, konut dokunulmazlığı temyizini usulen reddederken, hırsızlık hükmünü onamıştır.
Özet: Bu hukuki evrakta, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen 10 ay hapis cezasının istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca temyiz yolu kapalı olduğundan temyiz talepleri reddedilmiş; hırsızlık suçundan verilen hükme ilişkin temyiz incelemesinde ise, sanık ve müdafiinin suça konu eşyanın değeri tespiti eksikliği, Türk Ceza Kanununun 145 ve 168. maddelerinin uygulanmaması, şikayetçinin şikayetten vazgeçmesinin dikkate alınmaması gibi itirazları yerinde görülmeyerek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının hukuka uygun olduğu ve hükümde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle onanmasına hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onama
I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık hakkında, Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1-4, maddesi uyarınca kurulan “10 ay” hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, suça konu eşyanın değeri tespit edilmeden hüküm kurulduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin neden uygulanmadığına ilişkin gerekçenin kararda yer almadığına, sanığın suçu ikrar ederek maddi gerçeğin ortaya çıkmasını sağladığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanması gerektiğine ve kararın bozulmasına, sanığın temyiz isteminin ise; şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçtiğine dair beyanının dikkate alınmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanmasına yönelik talebinin karşılanmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!