Yargıtay 7. Ceza Dairesi, yetki belgesiz taşımacılık idari para cezasında, nakliyatın ticari olup olmadığının araştırılmaması nedeniyle kararı kanun yararına bozdu.
Özet: Yerel mahkeme tarafından yetki belgesiz taşımacılıktan kesilen idari para cezasına yapılan itirazın reddedilmesi üzerine, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma istemiyle Yargıtaya taşınan bu dosyada, yüksek mahkeme, şirketin kendi satışa sunulacak araçlarını şubeleri arasına taşımasının 4925 sayılı Kanun kapsamında yetki belgesi gerektiren bir ticari faaliyet olup olmadığının yerel mahkemece yeterince araştırılmadığını, idarenin ticari faaliyete dair somut delil sunmadığını ve bu durumun kabahatlinin hukuki durumu açısından eksik inceleme teşkil ettiğini belirterek, yerel mahkemenin itirazı reddeden kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmek üzere iadesine hükmetmiştir.

HÂKİMLİĞİ
: Kırıkkale Sulh Ceza HâkimliğiSAYISI
: █████████ Değişik işKARAR
: Başvurunun reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararların kanun yararına bozulmasıKırıkkale Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.04.2022 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararıyla, yetki belgesiz taşımacılık yapmak eyleminden kabahatli ... hakkında 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanunu'nun (4925 sayılı Kanun) 26/1-a maddesi gereğince 2.372,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 71. Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün 20.10.2021 tarihli ve UAB-A 041457 sayılı idari para cezası karar tutanağına yönelik başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 7. Ceza Dairesinin █████/2014 tarihli ve ██████████ esas, ██████████ ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin █████/2012 tarihli ve ██████████ esas,█████████ karar sayılı ilâmlarında belirtildiği üzere, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 3. maddesinde "Taşıma : Yolcunun taşıta bindiği veya eşyanın taşımacıya teslim edildiği yerden varış noktasına götürülmesini; Taşımacı : Taşımacı yetki belgesine sahip olan ve kendi nam ve hesabına taşımayı bir ücret karşılığı üstlenen gerçek veya tüzel kişiyi, .. .ifade eder.", anılan Kanun'un 5/1. maddesinde "Taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunludur.", aynı Kanun'un 26/1-a. maddesinde "5 inci maddesine göre yetki belgesi almadan taşıma işinde faaliyette bulunanlara ikibin Türk Lirası, .. .idari para cezası verilir." şeklinde düzenlemeler yer aldığı, █████/2009 tarihli Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 2/3. maddesinde yönetmelik kapsamına girmeyen taşımaların sayıldığı, somut olayda kabahate konu araç tüzel kişi adına kayıtlı ve kamyon cinsi olduğu, araç sahibi kabahatli şirketin dosya kapsamında mevcut sicil kaydına göre faaliyet alanında taşımacılık işi bulunmadığı cihetle, kabahatlinin faaliyetin 4925 sayılı Kanun'da belirtilen işlerden olmadığından yetki belgesi alma zorunluluğu bulunmadığı gözetilmeksizin, başvurunun kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEMuteriz vekili başvurusunda, müvekkilinin taşımacılık faaliyetinde bulunmadığını, satışını yapmak üzere satın alınan araçların stok durumlarına göre satışa sunulmak için şubelere sevk edildiğini beyan etmiş ise de, İdare tarafından dosyaya sunulan 17.12.2021 tarihli cevap dilekçesinde, aracın yapılan Pol-Net sorgusunda taşıma yetki belgesinin bulunmadığının sistemden görüldüğü, konu ile ilgili olarak kayıtlarının tetkik edilmesi neticesinde, uygulama noktasında durdurulan kamyon ile ticari faaliyet yapıldığının tespit edilmiş olduğunun belirtilmesi karşısında, anılan cevapta yer alan ticari faaliyete ilişkin delil ve kayıtların neler olduğu İdareden sorulup 4925 sayılı Kanun kapsamında yetki belgesi alınması zorunlu olan faaliyetler arasında bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra muterizin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,2. Kırıkkale Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.04.2022 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.