İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, haksız rekabet ve manevi tazminat talepli davada, gazetecinin medya manipülasyonu iddialarına ilişkin yazısını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Davacı, rakip bir kanalın sahte haberini ifşa etmesinin ardından, davalı gazeteci tarafından kendisini hedef alan, manipülasyon ve düzmece haberleri ödüllendirmekle suçlayan bir köşe yazısı yayımlandığını belirterek, bu yazının haksız rekabet teşkil ettiğini ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu iddia etmiştir. Davacı, haksız rekabetin tespiti, eylemlerin meni ve toplam 100.000 TL manevi tazminat talep etmektedir. Davalılar ise yazının eleştiri niteliğinde, basın özgürlüğü kapsamında ve orantılı olduğunu, gazetecilik görevinin bir parçası olduğunu, asıl haberin bir kısmının gerçek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Televizyon Kanalı'nda, ana haber bülteninde "...” başlığıyla, bir annenin çocuğuna karne hediyesi olarak et aldığına ilişkin kurgusal bir haber yayınlandığını ve bu haberin kısa sürede sosyal medyada da yayıldığını, bu haberin yayınlanmasının ardından, müvekkili şirket muhabirleri tarafından, ...'te yayınlanan habere konu olay araştırıldığını ve söz konusu habere konu olayın aslında gerçek olmadığını ... muhabiri tarafından kurgulandığını annenin çocuğuna karne hediyesi olarak aslında tablet alacağı ortaya çıktığını, ... Televizyon Kanalı'nda yayınlanan haberin kurmaca olduğunu ortaya çıkaran ve söz konusu olayın maddi gerçekliğini aydınlatan Müvekkil'in haberinin yayınlanmasının ardından, ... tarafından kamuoyundan özür dilediğini ve söz konusu haberin ham görüntülerinin yayınlanmak zorunda kaldığını, tüm bu olayların ardından, davalılardan ...'nin 25 Ocak 2023 tarihinde www...com internet sitesinde “...” başlığıyla, Müvekkil Şirket'i hedef alan bir yazı kaleme aldığını, ...'ün kurmaca haberindeki anneyi ve kasabı müvekkili kanalın sıkıştırdığı ve korkuttuğu, müvekkili kanal'ın manipülasyon yaptığını, düzmece haberleri ödüllendirdiğinin ifade edildiğini, davaya konu yazı incelendiğinde yazının bilgilendirme amacıyla değil, direkt olarak müvekkili şirketi kötüleme amacıyla kaleme alındığını beyanla; dava konusu yayının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabet teşkil eden eylemlerin men'ini, davalı ... Gazetecilik A.Ş.'den 50.000 TL, diğer davalı ...'dan 50.000 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın ... Gazetesinde köşe yazarı olduğu gibi ... TV de Bilim ve değişik konularda programlar yapan bir kişi olduğunu müvekkilinin bağımsızlığını koruyan bir gazeteci olduğundan ayrıca bilim programları yaptığından beğendiği konularda destek yazıları yazdığı gibi beğenmediği konularda eleştiri hatta ağır eleştiri yapmaktan çekinmeyen bir gazeteci olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin 25.01.2023 tarihinde yazmış olduğu yazıdan bir kısım cümleler alarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia ettiğini, yazının tamamı okunduğunda yazının bir eleştiri yazısı ve doğru bilgileri içeren bir yazı olduğu açıkça görüleceğini, davacı yanın dilekçesinde haberin tamamen gerçek olmadığını kurgusal olduğunu ileri sürerek müvekkilinin haksız rekabete sebep olduğunu ileri sürdüğünü, haberin bir kısmı muhabirin anne ve kasabın beyanına göre yönlendiği şeklinde olmasını göz ardı ettiğini, Anne ve kasap yönlendirme olmadan “ ...” “ ...” dediğini, haberin, röportajın bu kısmı kurgu değil gerçek olduğunu, basın dünyasında bu tür olaylar sık rastlandığı gibi bu olaylar karşısında kanalların gereğini yapıp yapmaması önemli, müvekkilinin yazdığı gazete veya program yaptığı ... TV olayda gereğini yaparak röportajı sağlıklı yapmayan muhabirle iş akdini fesh ettiğini, gazeteci olan müvekkilinin görüşlerini dile getirmesinin eleştiri yapması herşeyden önce görevi gereği olduğunu, müvekkilinin basın özgürlüğü içinde kalan ve eleştiri niteliğinde olan yazısı konunun önemine uygun ve ölçülü olduğunu, Eleştiri, basın özgürlüğü ve basına Anayasa’yla tanınan haber yapma hak ve ödevinin bir parçası ve gazetecilik görevinin bir parçası, zorunlu ve vazgeçilmez bir unsuru olduğunu, davacı yanın müvekkilinin yazısı ile haksız rekabet olduğunu ileri sürerek müvekkilimizden 50.000 TL talep ettiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, ve yüksek yargı kararları gereğince davacı tarafın haksız, könüniyetli, yersiz, usul ve yasalara aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Gazetecilik A.Ş. vekilinin █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Et ve Süt Kurumu'nun, ihtiyaç halinde piyasaya karkas et vereceğine dair açıklaması üzerine, haber merkezi tarafından görevlendirilen ... TV muhabiri ...'nun röportaj yaptığı çocuğu "..." cümlesini kurması için yönlendirdiğini, muhabir ...'nun bu cümleyi çocuğun kulağına fısıldadığına ilişkin davacının sahibi bulunduğu ... yayın organında çıkan haberler üzerine, müvekkili şirketin inceleme başlattığını, yapılan incelemede; muhabirin hazırladığı haber metni ile haber bandı, ham bant ile karşılaştırılmış, ham bantta muhabirin cümleyi kurması için çocuğu yönlendirmekle kalmayıp, "..." cümlesini bizzat kurup, çocuğun bu cümleyi söylemesini açıkça istediği ve konuşmanın sonunda bu cümleyi ikinci kez tekrarlamasını istediğinin açıkça görüldüğünün, hazırladığı haberde ise, yönlendirme yaptığını ve çocuğa sufle verdiği bölümleri çıkartarak, çocuğun sadece "..." ifadesine yer vermek suretiyle, öncesinde çocuğa yönlendirme yaptığının, cümleyi kurarak tekrar etmesi için çocuktan istekte bulunduğunun anlaşılmasını engelleyecek biçimde haberi kurguladığını tespit edildiğini ve bunun üzerine muhabir ...'nun iş akdinin feshedildiğini, ...'nın gazetecilik etiğine ilişkin bir konuda değerlendirme yapması, bu konuya ilişkin fikrini dile getirmesinin basın özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığını, uluslararası anlaşmalarla tanınan ve aynı zamanda Anayasal bir hak olan "eleştiri hakkı" köşe yazıları vasıtasıyla kullanıldığını, dava konusu yazı da bu amaçla ve eleştiri hakkı kapsamında kaleme alındığını beyanla; esasen reddi gereken davada, davacının her bir davalıdan 50.000'er TL olmak üzere 100.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmasının müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerine aykırı olduğunu ve haksız zenginleşme amacına matuf olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Somut olayda; davalı ... tarafından kaleme alınan yazıda da okuyucunun dikkatini habere çekmek amacı ile çarpıcı başlık ve ifadeler kullanmasının bir gazetecilik tekniği olması ve yazı içerikleri incelendiğinde davacının ticari itibarına ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı takiben basın özgürlüğü kapsamındadır. Kullanılan sözlerin ve yazı içeriğinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde ve haksız rekabet kapsamında kabul edilemeyeceğinden davanın reddine verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu yayın müvekkili hedef almakta olan, müvekkin haklarını ihlal eden hukuka aykırı bir yayındır. buna rağmen aksi yönde verilen karar haksız ve hukuka aykırıdır. Bu sebeple haklı davamızın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. müvekkilinin itibarının sarsılmak istendiğini ve haksız rekabetin oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlali sebebiyle manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosya kapsamına, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici sebeplere, davaya konu yazı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarılmış olmasına, kullanılan ifadelerin hakaret niteliği taşımamasına, davacının kişilik haklarına ve ticari itibarına saldırının hedeflenmemesine, dava konusu yazıda kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalmasına göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2023 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubuyla bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!