Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunda basit yargılama usulü tebligat eksikliği ve kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmemesi nedenleriyle mahkumiyet kararının kanun yararına bozulmasına karar verdi.
Özet: Hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen mahkumiyet kararında, asliye ceza mahkemesince basit yargılama usulü uygulanırken sanığa 15 gün içinde yazılı savunma hakkı tanınmadığı ve duruşma yapılmaksızın savunma hakkı ihlal edilerek hüküm kurulduğu; ayrıca, daha önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında tayin edilen 22 günlük kısa süreli hapis cezasının, ilgili kanun maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiği gözetilmediği tespit edildiğinden, söz konusu kararın kanun yararına bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılıkKARAR
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıAnkara Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.11.2023 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/4. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2023 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/4, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2, 53. maddeleri uyarınca 22 gün hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 02.01.2024 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5275 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinde yer alan, "(1)Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz. (2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. (3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,Dosya kapsamına göre,1- Mahkemesince █████/2023 tarihli tensip tutanağında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verilmesine rağmen, sanığa tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde savunma yapması gerektiği, bu süre içinde yargılama usulüne itiraz edilmediği ve savunma yapılmadığı takdirde dosya üzerinden basit yargılama usulüne göre karar verileceği ihtarını içeren tebligat çıkarılmadan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,2-Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE1. Mahkemece tensip zaptıyla basit yargılama usulüne göre yargılamanın yapılmasına karar verilerek hükümlünün yokluğunda hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Kanun'un 251/2. maddesi gereğince hükümlüye 15 gün içinde beyan ve savunmalarını yazılı olarak bildirmesi gerektiğini belirten tebligat yapılmaksızın savunma hakkının ihlali suretiyle karar verilmesi,2. 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrasında yer alan "(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, 6136 sayılı Kanun'un 13/4, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri uyarınca 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen ve adli sicil kaydına göre 03.05.2021 suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum olduğu bir ilamının bulunmadığı anlaşılan hükümlü hakkında, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasında belirtilen adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Ankara 66. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.