Silahlı terör örgütü üyeliği davasında ByLock tespitinin sanığa ait olup olmadığının ve örgütsel konumunun eksik araştırılmasının kanuna aykırı bulunarak hükmün bozulması.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olup olmadığının kesin olarak belirlenmemesi, hangi hat üzerinden tespit yapıldığının belirtilmemesi, duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmaması, ayrıca örgütsel konum ve faaliyetlerinin tespiti amacıyla Bylock irtibatlı kişiler hakkında yeterli araştırma yapılmaması gibi eksik incelemeler nedeniyle bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 62, 63, 53, 58/9, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-c ve 303/1 maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 Esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte,
Temyiz aşamasında dosyaya gelen sanık tarafından kullanıldığı belirtilen ... ID numaralı sanığa ait olduğu değerlendirilen Bylock Tespit ve Değerlendirme tutanağında, hangi gsm hattı veya adsl hattı üzerinde tespit yapıldığının belirtilmediği göz önünde bulundurulduğunda, dosyaya gönderilen Bylock Tespit ve Değerlendirme tutanağının sanığa ait olup olmadığının net olarak tespit edilmesi ve akabinde CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra değerlendirilme yapılması ile sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!