Kamu malına zarar verme suçunda, sanığın son bildirdiği adresten farklı bir adrese yapılan usulsüz tebligat nedeniyle dosyanın usulüne uygun tebligat için iadesi.
Özet: Dosyayı inceleyen Yüksek Mahkeme, kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet kararının sanığa tebliğ sürecinde usulsüzlükler tespit etmiştir; zira bilinen en son adres yerine farklı bir adrese tebligat yapılmış, Tebligat Kanununun 10/2 ve 21. maddelerinde belirtilen iki aşamalı ve kademeli tebligat usulüne uyulmaması nedeniyle tebligat geçersiz sayılmıştır, bu sebeple gerekçeli kararın sanığın cezaevinde olması halinde bizzat kendisine, aksi takdirde son bilinen veya mernis adresine usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek dosyanın yeniden temyiz incelemesine sunulmak üzere iadesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Kamu malına zarar vermeHÜKÜMLER
: İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından 24.06.2020 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında; yokluğunda verilen kararın sanık ...'ın son bildirdiği adresten farklı bir adreste tebliğ edilmesi nedeniyle yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla; gerekçeli kararın sanık ...'a usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması hâlinde cezaevinde 5271 sayılı Kanun'un 35/3. ve 263. maddelerine uygun olarak bizzat kendisine okunup anlatılmak suretiyle tebliği, aksi hâlde sanığın son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi hâlinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.