İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, palplanş uygulama sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen bakiye alacağı ile icra inkar tazminatı talepli itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının davalı ile akdedilen ticari nitelikteki palplanş uygulama sözleşmesi kapsamında gerçekleştirdiği hizmetlerden kaynaklanan alacak bakiyesinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılmış olup, davacı, sözleşme bedelinin ve gecikme faizlerinin ödenmediğini iddia ederken, davalı ise davacının delillerinin gerçek dışı olduğunu, ilgili faturaya süresinde itiraz ettiğini, kendi yaptığı ödemelerin kayıtlarda yer almadığını ve davacının faturaya itirazının geçersiz olduğunu savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: 2024/1 Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında, davalının yapımını üstlendiği -------- adresindeki ------- ve hissedarları projesi altyapı işleri için, 13.04.2023 tarihli palplanş uygulama sözleşmesini imzalandığı, palplanş derin olmayan inşaat kazıları sırasında, su seviyesi yüksek yerlerde zeminin kaymasına ve suyun gelişine engel olan metal perde diyaframı olduğu, çakılan bu palplanş perdeleri, planlanan kazının bitmesinin ardından sökülüp başka bir yerde kullanılabilmekte olma özelliği olan bir malzeme olduğu, bu özelliği ile temel kazı problemlerinde ekonomik ve hızlı bir çözüm olarak kullanıldığı, sözleşme gereği davacı üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirerek palplanşların araziye çakım ve sonrasında söküm işlemlerini yaparak tüm işlemleri 08.07.2023 tarihinde tamamladığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “Sözleşmenin Bedeli” başlıklı 5. maddesinde; “işin süresinin bir ay olduğu, palplanşların bir aylık kira bedelinin 540.000 + KDV TL olduğu, işin süresinin bir ayı geçmesi durumunda aşan günlerin kira bedelinin günlük 10.000 TL + KDV şeklinde faturalandırılacağı” taraflarca kabul edildiği, davacı sözleşme gereği 191 adet palplanşı ve montaj ekipmanlarını sözleşmede belirtilen adrese 28.04.2023 tarihinde sevk etmiş, sözleşmede “mobilizasyonun yapıldığı gün kira başlama tarihi olarak kabul edilecektir” hükmü olmasına rağmen, bu işle ilgili hak edişlerini montaj tarihi olan 01.05.2023 tarihinden başlatarak, palplanşların söküm tarihi olan 06.07.2023 tarihine kadar hesaplandığı, davalının işi sözleşmede ön görülen bir aylık sürede bitiremediği, davalının bir kusurunun olmadığı, işin başlama ve bitiş süresi dikkate alındığından ödenmesi gereken toplam bedelin 900.000 TL + KDV olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “Ödeme Şartları” başlıklı 8. maddesi ve "Avans Verilmesi Şartları ve Miktarı" başlıklı 9. Maddesi'ne göre; “İşveren mobilizasyonun gerçekleştiği gün 200.000 TL nakit avans ödeyecek, her ay hazırlanan hak ediş raporlarına istinaden fatura düzenlenecek, 1. Ayın sonunda kalan 340.000 TL bakiye nakit, diğer aylara ait hakedişler 30 gün vadeli çek ile ödenecek, zamanında ödenmeyen hakedişler için 9610 gecikme faizi uygulanacaktır” sözleşmenin bu hükümleri kapsamında davalı müvekkile avans ödemesi olan 200.000 TL'yi 04.05.2023 tarihinde yapmış, davacı tarafından 15.06.2023 tarihinde 300.000 TL + KDV tutarlı fatura düzenlenmiş, sonrasında davalı tarafından 12.08.2023 tarihinde 100.000 TL ödeme daha yapılmış, davalı ile yapılan tüm görüşmelere rağmen hak ediş tutarının bakiyesi ödenmemiş, müvekkil tarafından bu kez bakiye alacağına ilişkin 20.10.2023 tarihli 600.000 TL + KDV tutarlı fatura düzenlenip davalıya gönderildiği, davalı her ne kadar kendisine gönderilen 20.10.2023 tarihli faturaya karşı iade faturası düzenlemiş ise de davacı tarafından bu fatura kabul edilmediği ve noter kanalıyla davalıya iade edildiği, davalının, davacıdan icra takibi tarihi itibarıyla faizler hariç 774.000 TL bakiye alacağı bulunduğu, alacağın tahsili için davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığı, davalının itirazı sonucunda takibin durduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, -------- İcra Müdürlüğü'nün ------- esas Sayılı icra takibinin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının delil olarak sunmuş olduğu belgelerin gerçek dışı olup, somut olayla ilgisinin bulunmadığı, davacı tarafından davalıya düzenlenmiş olan █████/2023 tarih ve --------- no.lu faturaya itiraz ve iptal talebi ile █████/2023 tarihinde taahhütlü olarak davacıya iade edildiği, itiraz kabul edilmemesi üzerine davacıya █████/2023 tarih ve --------- no.lu iade fatura düzenlendiği, davacı bu faturaya 45 gün sona noter aracılığı ile itiraz ettiği, faturanın elektronik olarak düzenlendiği, davacının faturaya 8 gün içinde elektronik ortamda itiraz edip iptal ettirmesi gerektiği, bu nedenle itirazının yerinde olmadığı, ayrıca iş bittikten sonra malzemelerini davacı isterse | ay sonra, isterse 6 ay sonra nakledebilir, bu hususun davalı tarafı ilgilendirmediği, davalı şirket yetkilisi -------- tarafından davacı şirket yetkilisi --------- █████/2023 tarihinde 200.000,00 TL ve █████/2023 tarihinde yapılan 150.000,00 TL ödemelerin ekstrelerde yer almadığı, yapılan bu ödemelerin şahsi hesaba yapılmasının nedeni --------- yazışmalarında açık ve net bir şeklide belli olduğunu, bu nedenlerle davanın dayanaksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle huzurdaki davanın reddi ile davacının alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava, hukuki niteliği itibari ile; taraflar arasında kurulan eser sözleşmeye göre alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup usulüne uygun olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, tensip ile birlikte delillerin toplanmasına karar verilmiş, yöntemine uygun olarak belirlenen █████/2025 tarihli duruşmada davacı vekilinin mazeretini belgelendirmediği gibi vekaletnamesinde birden fazla vekilin yetkili olması sebebiyle mazeret isteminin reddine karar verilmiş olup davanın taraflarca takip edilmemesi sebebiyle davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve 3 aylık süre içinde davanın yenilenmediği anlaşılmıştır.HMK m.150/5 hükmünde, işlemden kaldırılmasına karar verildiği tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davanın, sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılacağı ve Mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağı yönündeki düzenleme gereğince duruşma tarihi dikkate alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK.150/5.madde hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin olarak alınan 9.347,99 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 8.732,59‬ TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana İADESİNE,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde --------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.600,00 TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!