7. Ceza Dairesinin, 5187 sayılı Basın Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararını basit yargılama usulü tartışmaları sonrası vekalet ücreti dağılımını düzelterek onaması.
Özet: Basın Kanununa muhalefet suçundan sanıkların mahkûmiyetine dair kararı temyiz inceleyen Yargıtay, önceki bozma ilamı sonrası yürütülen yargılama sürecinin ve sanıkların eylemlerinin usul ve yasaya uygun bulunduğunu, maddi gerçeğe ulaşıldığını belirterek müdafiinin diğer itirazlarını reddetmiş; ancak katılan lehine hükmedilen vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınması gerektiği yönündeki eksikliği tespit edip bu hususu düzeltmek suretiyle mahkûmiyet hükmünü onamıştır.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
SUÇ
: 5187 sayılı Basın Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanıklar hakkında bozma kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 12.04.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamı sonrasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251. maddesine göre basit yargılama hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle duruşma açılmadan doğrudan sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilen Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 252. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olduğu, anılan karara itiraz edilmesi üzerine yargılamaya genel hükümlere göre devam edildiği ve yapılan yargılama neticesinde aynı Mahkemenin 23.02.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla sanıkların mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, 23.02.2022 tarihli kararın hukukî değerden yoksun olduğuna yönelik Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 16.10.2015 yerine 10.10.2015 olarak gösterilmesi maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Katılan lehine hükmolunan vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 6- numaralı bendinde yer alan ''...sanıklardan...'' ibaresinden sonra ''...alınarak...'' ibaresinden önce gelmek üzere '' ...eşit olarak...'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!