İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonucu yaya yaralanmasıyla ilgili sigorta şirketine açılan bedensel zarar tazminat davasının istinaf incelemesi.
Özet: Trafik kazasında yaralanan davacının sigortalı araçtan bakıcı gideri ile kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebiyle açtığı davada, bilirkişi raporuyla davacının kaza nedeniyle oluşan toplam zararının davalı sigorta şirketinin dava açılmadan önce yaptığı 24.139,86 TLlik ödeme ile tamamen karşılandığı, hatta bu miktarın zararı aştığı tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesi davacının davalıdan tahsil edilecek bir tazminat alacağı kalmadığı gerekçesiyle davanın konusuz kaldığına hükmetmiş ve bu karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2011 tarihinde sürücüsü ... olan ... plakalı aracın yaya konumunda olan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL bakıcı gideri, 50,00 TL kalıcı maluliyet ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusur oranında olduğunu, ölüm/ sakatlık halinde kişi başı teminat limitinin 175.000,00 TL olduğunu, █████/2016 tarihinde davacıya 24.139,86 TL ödeme yapıldığını bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun 150.860,14 TL olduğunu, müvekkile yapılan başvuru üzerine ... hasar numaralı dosya açıldığını, kazadaki kusur oranlarının ve davacının maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, bakıcı giderlerinden dolayı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla temerrüte düşmediklerini, davanın iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığından zamanaşımı nedeniyle reddine, avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ancak yasal faiz talep edebileceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, 6098 sayılı TBK m.54'de düzenlenen bedensel zararların tazmini davasıdır.
İhtilaf, Davacının yaralanmasının ve iş gücü kaybına uğramasının davalı tarafından sigortalı aracın şoförünün kusurlu hareketi nedeniyle oluşup oluşmadığı, işgörmezlik oranın ne kadar olduğu,tazminat talep edilip edilemeyeceği ve miktarının ne kadar olduğu, davalı tarafça dava öncesi yapılan ödemenin ibra niteliğinde olup olmadığı hususunun ihtilaf konusu olduğu tespit edilmiştir.
Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, davalı işleten ile davalı sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, davalı sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalı işleten ve sigortacıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
Mahkememizin █████/2019 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile ''...Aktüer bilirkişi ...'ten alınan █████/2019 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı ...'nın bakıcı gideri, geçici ve daimi iş göremezlikten kaynaklanan zararının d6aha önce ödemenin yapıldığı tarihte 21.892,52 TL olmasına rağmen davalı sigorta şirtetinin █████/2016 tarihinde 24.139,86 TL ödeme yapmış olduğu, böylelikle davacının davalıdan tahsili gereken bir tazminat alacağı olmadığı tespit edilmiştir.
Dosya içerisinde örneği bulunan ... nolu KZMMS poliçesi ile ... plakalı aracın işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun █████/2010 - 2011 tarihleri arası sakatlık halinde kişi başı 175.000,00 TL limit ile sigorta güvencesine alındığı görülmektedir.
Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporları ile davacının kaza nedeniyle oluşan zararının yapılan ödeme nedeniyle karşılanmaş olduğu anlaşıldığından konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına'' şeklinde karar verilmiştir.
Davacı vekilinin işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile ''Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir. Dosya kapsamından; davalı sigorta şirketi nezdinde █████/2010 - █████/2011 tarihleri arasını kapsar biçimde ZMM sigortalı olan ... plaka sayılı aracın yaya konumunda bulunan davacıya çarpmasıyla gerçekleşen █████/2011 günlü trafik kazasında davacının yaralandığı, kazanın poliçenin yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği, yerinde yapılan keşfe bağlı olarak İsmet Akıl tarafından düzenlendiği anlaşılan █████/2019 günlü kusur raporunda; kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %60 oranında, davacı yayanın ise %40 oranında kusurlu olduğunun açıklandığı, ayrıca kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda ve davacının kaza sonrasında geçirmiş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi neticesinde AK 2. İhtisas Dairesi'nce düzenlendiği anlaşılan █████/2018 günlü maluliyete ilişkin raporda; davacı ...'nın █████/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle %5,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşme süresinin de 3 aya kadar uzayabileceğinin açıklandığı, █████/2018 günlü kusur raporunun davacı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen söz konusu bu rapordaki kazanın meydana gelmesindeki taraf kusur ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelere karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, maluliyet raporuna karşı ise önceki maluliyet raporu ile ATK raporu arasında çelişki olduğu ileri sürülerek ATK Genel Kurulu'ndan rapor alınması talep edildiği, aktüer bilirkişi ... tarafından gelirin asgari ücret olduğu, maluliyetin %5,1, iyileşme süresinin de 3 ay bulunduğu ve davacının kazanın oluşumunda %40 oranında kusurlu bulunduğu kabul edilerek, PMF yaşam tablosu ve prograsif rant uygulamasıyla düzenlendiği anlaşılan █████/2019 günlü hesap raporunda; davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması neticesinde talep edebileceği geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri zararının toplam 21.892,52-TL olduğunun belirtildiği, söz konusu bu rapora karşı davacı tarafça sadece işlemiş aktif ve pasif dönem hesabının karar tarihine en yakın tarihteki verilere göre yapılması gerekirken, hesaplamanın ödeme tarihi olan 2016 yılına göre yapılmasının esas alınmasının hatalı olduğuna işaret edilerek itiraz edildiği, söz konusu bu rapordaki diğer hesaplama yöntem ve şekline karşı herhangi bir itiraz bildirilmediği anlaşılmakta olup; davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya ibraz edilen hasar dosyası kapsamında davacının kalıcı sakatlık zararının giderilmesi talebiyle yapmış olduğu başvuru üzerine sigorta şirketi tarafından temin edilen █████/2016 tarihli raporda sigortalı aracın %100 kusurlu olduğu, maluliyet oranının %5 bulunduğu, gelirin asgari ücret olduğu kabul edilerek ... yaşam tablosu ve %2 teknik faiz uygulaması neticesinde davacının kalıcı sakatlık tazminat tutarının 24.139,86-TL olarak hesaplandığı ve müteakip aynı günlü ek raporda da aynı hesaplama PMF 1931 yaşam tablosu baz alındığında tazminat miktarının 33.613,07-TL olacağının bildirildiği ve sigortacı tarafından █████/2016 günlü kök rapor dikkate alınarak davacıya kalıcı maluliyet zararına ilişkin olarak 24.136,86-TL ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemenin davacının geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı giderine ilişkin olmadığı görülmüştür.
Davacının, davalı sigorta şirketine yaptığı başvuru neticesinde kendisine yapılan ödemenin ibraname karşılığında olduğu ileri sürülüp kanıtlamadığına göre davadan önce yapılan böyle bir ödemenin kısmı ödeme niteliğinde olduğu konusunda duraksamamak gerekir.
Daha açık bir ifade ile yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının, bakiye bir alacağın kalıp kalmadığının 2918 sayılı KTK'nun 111.madde hükmü uyarınca değerlendirilebilmesi için tarafların serbest iradeleriyle yaptığı bir sözleşmenin (-ibraname) varlığı gereklidir. Böyle bir sözleşme mevcut değil ise kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin tazminat hesaplamasının karar tarihine en yakın tarihteki verilere ve özellikle asgari ücretteki yasal artışlar gözetilerek yapılması ve belirlenen tazminat miktarından, önce kusur indirimi (-varsa) yapılması ve sonrasında sigortacı tarafından yapılan kalıcı iş göremezlik ödemesinin güncellenmiş halinin düşürülmesi daha sonra yine varsa hatır taşıması ve/veya müterafik kusur indirimi yapılarak zararın belirlenmesi gerekir.
Hal böyle olunca mahkemece davacı vekilinin █████/2019 günlü aktüer bilirkişi raporuna vaki haklı itirazları dikkate alınarak, söz konusu raporu düzenleyen bilirkişiden (-diğer veriler aynı kalmak kaydıyla) davacının kalıcı iş göremezlik zararının önceki rapor tarihi olan █████/2019 tarihi itibariyle ve düzenlenecek rapor tarihi itibariyle ne olacağı konusunda seçenekli ek rapor alınması , ondan sonra oluşacak duruma göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekirken, bunun yapılmamış olması HMK.m. 353/1-a/6 kapsamındaki hali oluşturacağından davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve kaldırma gerekçesi gözetildiğinde davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına'' şeklinde karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası mahkememiz işbu dosyasında yapılan yargılamada █████/2024 tarihli duruşmada Bam bozma ilamı doğrultusunda davacı vekilinin █████/2019 günlü aktüer bilirkişi raporuna vaki itirazları da dikkate alınarak, kök raporu düzenleyen aktüerya bilirkişiden (-diğer veriler aynı kalmak kaydıyla) davacının kalıcı iş göremezlik zararının önceki rapor tarihi olan █████/2019 tarihi itibariyle ve düzenlenecek rapor tarihi itibariyle ne olacağı konusunda seçenekli ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda aktüerya bilirkişi ...'ten alınan █████/2024 tarihli ek rapor ile dosyaya sunulan 29.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... Sigorta A.Ş. Nezdinde ZMSS (Trafik) poliçesi düzenlenen ... plakalı ticari araç sürücüsü ...'nın olayda 60 oranında, davacı yaya ...'nın 40 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğine ve tazminat hesabında bu oranların esas alındığına, Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 12.08.2016 tarihli dilekçesi ekinde ... nolu poliçenin, hasar dosyası ile birlikte sunulduğu beyan edilmesine rağmen, dosya içeriğinde poliçeye rastlanılmadığına, ancak taraflar arasında bu konuda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı da gözetilerek nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, 10.05.2011 tarihinde meydana gelen ve davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının ... nolu ZMSS poliçe vadesinde gerçekleştiğinin kabulü ile rapor düzenlendiğine, kaza tarihi olan 10.05.2011 tarihi itibariyle ZMSS kapsamında ölüm ve sakatlanma için kişi başına 200.000,00 TL, tedavi giderleri için kişi başına 200.000,00 TL ve kaza başına toplam 1.000.000,00 TL bedel limitle teminat sunulduğuna, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 31.08.2016 tarihli yazısı ile kazazede ...'nın kaza tarihi itib: aktif sigortalı olmaması nedeniyle geçici veya sürekli İş göremezlik ödemesi yapılmadığı bildirildiğinden hesaplamada bu yönde herhangi bir indirim yapılmadığına, 10.05.2011 tarihli trafık kazasında yaralanan ve %5,1 oranında meslekten kazanma gücü kaybı yaşayan davacı ...'nın sürekli meslekten kazanma/beden gücü kaybı (sürekli iş göremezlik) zarar tutarının (geçici iş göremezlik dahil) öncelikle BAM kararı kapsamında 05.08.2019 tarihi verilerinin esas alınması ve kısmi ödemenin güncellenerek mahsubu ile ... plakalı araç sürücüsü ...'nın %60 kusuru, “Progresif Rant” formülü ve PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre; Geçici iş göremezlik zararı 1157.12 TL olarak hesaplandığına, Davalı sigorta şirketi tarafından açılan 8212897 nolu hasar dosyasından davacı ...'ya 02.06.2016 tarihinde 24136,86 TL olarak yapılan kısmi ödemenin BAM kararı gereğince güncellenerek mahsubu halinde, davacının kalıcı/sürekli iş göremezlik zararının karşıladığına ve bakiye zararı kalmadığına, 10.05.2011 tarihli trafık kazasında yaralanan ve %5,1 oranında meslekten kazanma gücü kaybı yaşayan davacı ...'nın sürekli meslekten kazanma/beden gücü kaybı (sürekli iş göremezlik) zarar tutarının (geçici iş göremezlik dahil) öncelikle BAM kararı kapsamında işbu rapor tarihi verilerinin esas alınması ve kısmi ödemenin güncellenerek mahsubu ile ... plakalı araç sürücüsü ...'nın %60 kusuru, “Progresif Rant” formülü ve TRH Erkek Yaşam Tablosuna göre; Geçici iş göremezlik zararı 1.157,12 TL ve Bakiye kalıcı/sürekli iş göremezlik zararı 21.4391,39 TL olarak hesaplandığına, ... plakalı otomobil cinsi aracın ticari amaçla yolcu taşımacılığına tahsisli olduğuna, konuyla ilgili nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; Kanunda ve Genel Şartların ilgili maddesinde belirtilen bilgi ve belgelerin ilk olarak hangi tarihte tamamlandığına dair dosyada herhangi evrak mevcut olmadığından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nın ilk tazminat hesap tablosunun düzenlendiği 15.10.2014 tarihi dikkate alınarak takip eden 8 işgünü sonrası olan 27.10.2014 tarihinin faizin başlangıcı olacağı/temerrüt oluşacağına dair sonuca varıldığı tespit edilmiştir.
Mahkememiz █████/2024 tarihli duruşma ara kararı uyarınca Anayasa Mahkemesi’nin ... başvuru numaralı ve █████/2023 tarihli kararı 51. Bent dikkate alınarak mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararından rücu edilmesine, dosyanın önceki aktüerya bilirkişisine tevdi ile dosyaya ibraz edilen hasar dosyası da dikkate alınarak TRH-2010 yaşam tablosuna göre davacının varsa geçici, kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gider tazminatının ayrı ayrı hesaplanmasına, BAM Bozma ilamı da dikkate alınarak “davacı vekilinin █████/2019 günlü aktüer bilirkişi raporuna vaki haklı itirazları dikkate alınarak (-diğer veriler aynı kalmak kaydıyla) davacının kalıcı iş göremezlik zararının önceki rapor tarihi olan █████/2019 tarihi itibariyle ve düzenlenecek rapor tarihi itibariyle ne olacağı konusunda seçenekli rapor'' hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz █████/2025 tarihli duruşmada bilirkişiye yapılan tebligatın iade gelmesi nedeniyle dosyanın yeni bir aktüerya bilirkişine tevdii ile BAM bozma ilamı doğrultusunda mahkememizin █████/2024 tarihli celse 3 nolu ara kararı doğrultusunda seçenekli rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Aktüerya bilirkişi Birol Baysal'dan alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile Davacı ...'nın 10.05.2011 tarihinde meydana gelen kaza olayı ile ilgili olarak davacı vekilinin 09.06.2016 tarihli dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 50,00-TL'si kalıcı maluliyet zararı, 50,00-TL'si geçici iş göremezlik zararı ve 50,00-TL'si de bakıcı gideri zararına karşılık olmak üzere 150,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalı sigortacıdan tahsiline karar verilmesi talebiyle ilgili olarak; Sürücü ... sevk ve idaresindeki dava dışı ... adına tescilli ... plakalı aracın, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı ZMSS poliçesi ile 11.12.2010-11.12.2011 tarihleri arasında teminat altına alınmış olduğu, kaza tarihi olan 10.05.2011 tarihi itibariyle ZMSS kapsamında ölüm ve sakatlanma için kişi başına 200.000,00 TL, tedavi giderleri için kişi başına 200.000,00 TL ve kaza başına 1.000.000,00 TL bedelle teminatı olduğu, Dava konusu kazanın oluşumunda davacı yayanın %40 oranında, sigortalı araç sürücüsünün de %60 oranında kusurlu olduğu, Davacı ...'ın yaralanması ile neticelenen dava konusu olayda %40 (yüzdekirk) oranında tali derecede kusurlu olduğu, hesaplanan olan maddi tazminattan TBK 52. maddesi gereği (%40 oranında) kusur indirimi yapıldığı, SGK ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 31.08.2016 tarihli yazısı ile kazazede ...'nın kaza tarihi itibariyle aktif sigortalı olmaması nedeniyle geçici veya sürekli iş göremezlik ödemesi yapılmadığı bildirildiğinden hesaplamada bu yönde herhangi bir indirim yapılmadığı, 1.Seçenek: 05.08.2019 tarihli rapor hesap tarihine göre: Davacı ...'nın 10.05.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 03.12.2018 T. 11180 sayılı kararında %65,1 debeşvirgülbir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 10.05.2011 tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur kararı dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; davacı kusur indirimi yapıldıktan ve BAM kararına göre şirket ödemesi sürekli iş göremezlik zararından düşüldükten sonra ... lehine Bakiye maddi tazminat hesaplandığı, davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 1.157,12.TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik Bakiye maddi zararının 5.282,65.TL olduğu, 2.Seçenek: 20.02.2025 tarihli rapor hesap tarihine göre: Davacı ...'nın 10.05.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 03.12.2018 T. 11180 sayılı kararında 945,1 (yüzdebeşvirgülbir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 10.05.2011 tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur kararı dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; davacı kusur indirimi yapıldıktan ve BAM kararına göre şirket ödemesi sürekli iş göremezlik zararından düşüldükten sonra ...lehine Bakiye maddi tazminat hesaplandığı,«Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 1.157,12.TL olduğu, Davacının sürekli iş göremezlik Bakiye maddi zararının 300.184,77.TL olduğu, Davacı tarafından maddi zararlarının karşılanması için ... vekili tarafından 21.10.2014 tarihinde Davacı ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulduğu, nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere bu çerçevede Sayın Mahkemece kabul edilebilecek başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalının temerrüde düşeceği, kazaya karışan ... plakalı otomobil cinsi aracın ticari amaçla yolcu taşımacılığına tahsisli olduğundan Ticari faiz işletilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
Davacı vekili 06.05.2025 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle "Dava dilekçemizde 50 TL geçici işgöremezlik tazminatı talep edilmekle, bu talebimizi rapordaki hesaplama doğrultusunda 1.157,12.TL olarak artırıyoruz. Yine, 50 TL kalıcı sakatlık tazminatı talebimizi bakiye teminat limiti olan 174.706,02-TL olarak artırıyoruz. Böylece toplam geçici ve kalıcı sakatık tazminatı talebimiz, bakiye teminat limiti olan 175.863,14-TL olmaktadır. " tazminat alacağı olarak toplam 175.863,14-TL'nin başvuru tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 28.05.2025 tarihli duruşma ara kararı ile Mahkememizin █████/2017 tarihli celse ara kararı uyarınca “4-)Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine yazılacak talimat ile dosya kapsamına gönderildiği anlaşılan ... 9. Sulh Ceza Mahkemesinin dosya örneği uyap ortamından çıkartılarak kazadaki kusur oranlarının belirlenmesinin istenilmesine,” karar verildiği; █████/2017 tarihli celsede “ATK Trafik İhtisas Dairesine yazılan müzekkereye eksik belgeler bulunduğu gerekçesiyle cevap verildiği görüldü.” İbaresinin yer aldığı, █████/2019 tarihli celse ara kararı uyarınca “1-Kaza yerinde kusur bilirkişisi İsmet Akıl refakate alınmak suretiyle keşif yapılmasına ve keşfen vaki kazada tarafların tazminata esas kusur oranlarının tespiti konusunda rapor alınmasına,” karar verildiği, mahalinde keşif icra edilerek kusur bilirkişi raporu alındığı; ... 9. Sulh Ceza Mahkemesinin Uyap sisteminde yer alan evraklar arasında kusur raporunun taralı olmadığı ve ... 21. ASHM ... Esas sayılı dosyası müzekkere cevabında “İlgi sayılı yazınız ile istemiş olduğunuz mahkememiz dosyasına gönderilen Kapatılan ... 9.Sulh Ceza Mah.'sinin ... Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyasıyla beraber Adli Tıp Kurumuna gönderildiğinden ilgili dosya mahkemenize gönderilememiştir” ibaresi dikkate alındığında dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunda Kapatılan ... 9.Sulh Ceza Mah.'sinin ... Esas sayılı dosyası incelenmediği anlaşılmakla; Dosyanın 3 kişilik İTÜ Trafik Kürsüsü’nde yer alan bilirkişi heyetine tevdiine, dosya kapsamında keşfi yapılarak düzenlenen kusur bilirkişi raporunda davacının %40; davalının sigortalısının %60 kusurlu olduğu tespit edilmekle, Kapatılan ... 9.Sulh Ceza Mah.'sinin ... Esas sayılı dosyasında da alınan █████/2012 havale tarihli tekli bilirkişi raporunda davacı ...'nın asli, davalının sigortalısı olan araç sürücüsü tali kusurlu olduğu ve işbu raporun ceza dava dosyasında hükme esas alınarak kesinleştiği anlaşılmakla iki rapor arasındaki çelişki giderilmek suretiyle rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
İTÜ Trafik Kürsüsü'nde görevli ..., ...ve ...'den alınan 31.07.2025 tarihli bilirkişi raporu ile Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası poliçesi ile sigortalı, ...plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsünün, yerleşim yerinde seyrettiğini, keşif sırasında tespit edildiği gibi, yolda, "trafik ışıkları", "30 km/saat azami hız sınırlaması", "kavşak" uyarıcı trafik işaretleri bulunduğunu ve otomobile yakın vaziyette koştuğunu ileri sürdüğü davacı yayanın varlığını dikkate alarak, aracın hızını azaltması, davacı yayayı korna çalarak uyarması, davacı yayanın tehlike yaratacak hareketlerine karşı müteyakkız davranması ve kazayı önlemek için etkin fren ve uygun direksiyon manevrası tedbirlerine başvurması gerekirken, bu hususlara riayet etmemiştir. Dava dışı sürücü ...'nın, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, aracın hızını mevcut şartlara ve trafik işaretlerine göre ayarlama zorunluluğuna aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, kazanın meydana gelmesinde, ikinci (tali) derecede ve takdiren % 40 (yüzde kırk) oranında etkili bulunduğu mütalaa olunmakta ve kendisinin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74. maddesindeki kuralı ihlal ettiği gerekçesiyle, █████/2019 tarihli Bilirkişi Raporu'nda, asli derecede ve % 60 oranında kusurlu sayılmasının, isabetsiz (fazla) olduğu değerlendirilmektedir. Zira, davacı yayanın karşıdan karşıya geçiş yaptığı yol kesiminde kavşak yoktur. Dolayısıyla, davacı yaya, yolu geçmek isteyen yayalara, sürücülerin durarak yol vermesi gereken kavşak giriş ve çıkışlarından geçmemektedir. Keşif fotoğraflarında, olay mahallinde kavşak görünmediği gibi, █████/2019 tarihli Bilirkişi Raporu'nu düzenleyen bilirkişi tarafından bizzat çizilmiş Olay Yeri Kaza Krokisinde de, davacı yayanın yolda karşıdan karşıya geçtiği yol kesiminde kavşak bulunmamaktadır. Fotoğraflarda görülen "kavşak" trafik işaret levhası, ileride kavşak bulunduğunu belirten, sürücüler için uyarıcı bir işaretten ibarettir. Davacı yaya, kavşak veya yaya geçidi bulunmayan mahalde, yolu kontrol etmeden, yaklaşan araçların, bu arada, dava dışı sürücü yönetimindeki, ... plaka numaralı otomobilin uzaklığını ve hızını dikkate almadan, yolda, kontrolsuz bir şekilde karşıdan karşıya geçmek istemiş, bu suretle, motorlu araçların ilk geçiş hakkını ihlal ettiği gibi, kendi can güvenliğini de tehlikeye düşürmüştür. Davacı yaya ...'nın, tedbirsiz, dikkatsiz, dikkat ve özen yükümlülüklerine ve yaya hareketlerini düzenleyen kurallara aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı davranışının, olayda, birinci (asli) derecede ve takdiren % 60 (yüzde altmış) oranında etkili olduğu kanaatine varıldığı, █████/2012 havale tarihli Bilirkişi Raporu'nda belirtilen kusur gerekçelerinin ve kusur derecelerinin, heyetin görüşü ile örtüştüğü tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacının █████/2011 tarihinde davadışı ...'nın sevk ve idaresinde olan davalının sigortalısı ... plakalı aracın Halıcıoğlu yan yol üzerinde seyir halindeyken yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının vücudunda meydana gelen yaralanmadan kaynaklı geçici ve kalıcı iş göremezlik ile bakıcı gider tazminatı taleplerine ilişkin iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Kaldırma kararı öncesi █████/2016 tarihli müzekkere ile ... 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının fiziken mahkememize gönderilmesinin talep edildiği; ilgili mahkemenin █████/2016 tarihli ve █████/2018 tarihli cevabi yazısında dosyanın fiziken ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi nedeniyle dosyanın eklerinin Uyaptan gönderildiğinin belirtildiği; Uyap sisteminde yer alan belgeler içerisinde ceza dava dosyasında alınan bilirkişi raporunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldırma kararı sonrası Mahkememizce dosyanın fiziki olarak yeniden gönderilmesi talep edilmekle gelen ceza dava dosyası incelendiğinde davacının asli, davadışı Ömer'in tali kusurlu olduğuna dair █████/2012 tarihli tek bilirkişiden alınan rapor mevcut olduğu; ATK'dan kusur hususunda rapor alınmasına karar verildiği; İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin █████/2017 tarihli müzekkere cevabında eksik evraklar bulunması nedeniyle rapor tanzim edilemediği iş bu cevabi yazı sonrası mahkememizce kaldırma kararı öncesi █████/2019 tarihinde keşif yapılmak suretiyle alınan bilirkişi raporunda ise davacının tali %40, davadışı Ömer'in asli %60 kusurlu olduğu █████/2019 tarihli tek kusur bilirkişisinden alınan rapor ile tespit edildiği anlaşılmıştır. Kesinleşen ceza dava dosyasında alınan kusur raporu ile mahkememizce kaldırma ilamı öncesi alınan kusur raporunun tarafların kusur durumlarının tespitinde farklılıklar arz etmesi nedeniyle mahkememizce kaldırma ilamı öncesi alınan kusur raporunda ceza dava dosyasında yer alan kusur raporu incelenmediğinden bu hususta kusur durumuna ilişkin çelişki meydana geldiğinden davacı lehine usuli müktesep haktan bahsedilemeyecektir. Kusur oranının tespiti için kaldırma kararı öncesi ilk olarak ATK'ya yazılan müzekkere cevabı da dikkate alındığında dosya kapsamında kusur hususunun tespiti için İTÜ Trafik Kürsüsü'nde kayıtlı 3 kişilik bilirkişi heyetinden yukarıda izah edilen hususların dikkate alınarak kusur raporunun tanzim edilmesine mahkememizce karar verilmiştir. Alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda ceza dava dosyasında yer alan █████/2012 tarihli bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda ceza dava dosyasında tespit edilen kusur durumu ile uyumlu olarak davacının asli %60, davadışı ...'in tali %40 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Kusur hususunda iş bu raporun hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Davacının iş bu kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı geçici ve kalıcı iş göremezlik meydana geldiği; kaldırma kararı öncesi İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan █████/2018 tarih - 11180 sayılı raporunda özetle, davacının E cetveline göre: %5,1 (yüzdebeşvirgülbir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,iyileşme süresinin █████/2011 tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Bakıcı giderini gerektirecek şekilde yaralanma meydana gelmemesi nedeniyle bakıcı gider tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SGK kapsamında geçici iş göremezlik yönünden ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekiline kaldırma ilamı sonrası verilen kesin süre içerisinde ibraz edilen poliçe incelendiğinde kaza nedeniyle ölüm- yaralanma nedeniyle poliçe limitinin 175.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru nedeniyle █████/2016 tarihinde 24.139,86 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Kaldırma kararı öncesi hesaplamanın yapıldığı en yakın tarihe ilişkin güncel verilerin dikkate alınmaması nedeniyle "diğer veriler aynı kalmak kaydıyla" yeniden rapor alınmasına karar verildiği; kaldırma kararı sonrası iş bu doğrultuda rapor alınmış olmakla Anayasa Mahkemesi'nin ██████████ başvuru numaralı ve █████/2023 tarihli kararı 51. Bent dikkate alınarak "51. Somut davada Mahkeme, usuli kazanılmış hak ilkesini başvurucuların maddi hukuka ilişkin birtakım haklarının ortadan kalkmasına yol açacak biçimde uygulamıştır. Anılan uygulamanın dayanağını Yargıtay içtihadı oluşturmakta ise de yargısal içtihadın bu kapsam ve mahiyette bir uygulamaya hukuksal dayanak teşkil edemeyeceği açıktır. Zira aksi yöndeki kabul, Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğini öngören 13. maddesi hükmüyle bağdaşmaz. Kuşkusuz yargısal içtihatlar, belirli bir konuyu düzenleyen kanun hükmünün uygulanmasını gösterme ve bu bağlamda hukuki belirliliği sağlamada temel kaynaklardan biridir. Ancak yargısal içtihatların bu işlevini yerine getirebilmesinin ön şartı o konuyu düzenleyen bir normun varlığıdır. Nitekim idari davalarda da daha önce sadece içtihadi bir uygulama zemini bulunan usuli kazanılmış hak ilkesi 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesinin (4) numaralı fıkrasına 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." biçimindeki hükümle idari yargılama usulü bakımından -bozma kararı bağlamıyla ve temyiz incelemesinin kapsamıyla sınırlı olarak- yasal bir dayanağa oturtulmuştur." hak ihlali kararı da dikkate alındığında güncel hesaplama verileri dikkate alınarak ve davalı tarafından yapılan ödemenin de güncellenmesi ile alınan 20.02.2025 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında davacının davalıdan 1.928,53 TL geçici iş göremezlik tazminatından %60 kusurlu olması nedeniyle 771,41 TL davalıdan talep edebileceği anlaşılmıştır. Kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden 574.574,29 TL talep edebileceği; davalının 24.139,86 TL ödemesinin güncel değerlemesi 45.716,93 TL olmakla iş bu miktar düşüldüğü takdirde tazminatın %60 kusurlu olması nedeniyle 184.112,78 TL hak kazandığı ancak poliçe limitinin 175.000,00 TL ile sınırlı olması nedeniyle davacının geçici iş göremezlik tazminatının 771,41 TL; kalıcı iş göremezlik tazminatının 174.228,59 TL olduğu anlaşılmakla █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir. Bu kapsamda davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin kısmi ödeme olduğu anlaşılmıştır. KTK 111.madde hükmü gereğince tarafların serbest iradeleriyle yaptığı bir sözleşmenin (-ibraname) varlığı söz konusu olmadığından yukarı da izah edilen hususlar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İstanbul BAM 40. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamı dikkate alındığında "..Bu itibarla, davalı şirketin kısmi ödeme yaptığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda başvurunun usulüne uygun bir şekilde gerçekleştiği görülmekle, temerrüt tarihi, başvuru tarihinden sonraki 8 iş günü olan █████/2011 tarihinde gerçekleşmiştir." Davacı vekiline dosya kapsamında davacının sigorta şirketine yapmış olduğu başvuru tarihi okunamadığı, evrakın silik olduğu anlaşılmakla, başvuru tarihine ilişkin okunaklı evrakı sunması ve beyanda bulunması kesin süre verildiği ancak sunulan belgelerde evrakın okunaklı olmadığı anlaşılmakla bilgi ve belgelerin ilk olarak hangi tarihte tamamlandığına dair dosyada herhangi evrak mevcut olmadığından, davalının ilk tazminat hesap tablosunun düzenlendiği 15.10.2014 tarihi dikkate alınarak takip eden 8 işgünü sonrası olan 27.10.2014 tarihinin faizin başlangıcı olacağı davalının iş bu tarihte temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Neticeten davacının geçici iş göremezlik tazminatının 771,41 TL’nin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının kalıcı iş göremezlik tazminatının 174.228,59 TL’nin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının fazlaya ilişkin talebi ile ATK raporunda bakıcıya muhtaç durumu bulunmaması nedeniyle bakıcı gider tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile,
2-Davacının geçici iş göremezlik tazminatının 771,41 TL’nin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının kalıcı iş göremezlik tazminatının 174.228,59 TL’nin █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının fazlaya ilişkin talebi ile bakıcı gider tazminatı talebinin reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 11.954,25 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 29,20 TL harç ve 600,32 TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 11.324,73 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın üzerinden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktarın üzerinden hesaplanan 863,14 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 6.895,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 6.861,15 TL yargılama gideri, 29,20 TL peşin harç, 600,32 TL tamamlama harcı ve 29,20 TL başvuru harcı toplamı 7.519,87 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan toplam 10.878,35 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 53,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine
Dair tarafların yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!