Kadastro tespitine itirazda miras, taksim ve zilyetlik iddialarıyla açılan davaların birleştirilerek terekenin paylaşımı ve karşılıklı pay devirlerinin incelenmesi gerekliliği.
Özet: Yüksek Mahkeme, aile üyeleri arasında birden fazla parsel üzerinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur; zira tarafların aynı paylaşıma dayanan miras taksimi ve karşılıklı pay devri iddiaları, farklı parselleri kapsasa da esasta birbiriyle ilişkili olduğundan, uyuşmazlığın doğru çözümü için tüm dosyaların birleştirilerek birlikte yargılamanın yürütülmesi ve verilecek hükümlerin birbirini etkileyecek nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ
: Kadastro tespitine itiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün asıl davanın davacıları birleşen davanın davalıları ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 120 ada 11, 12, 13, 14, 34, 35, 36 ve 347 ada 2 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlardan, 120 ada 14 ve 36 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına; 120 ada 12, 13, 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına; 120 ada 11 ve 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar ise davalı ... adına irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir.
Aynı çalışma alanında bulunan 172 ada 8 ve 9 parsel sayılı sırasıyla 10.991,84 ve 8.287,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 172 ada 8 parsel sayılı taşınmaz, ... ve ... adına; 172 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ise ... adına irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 120 ada 11, 12, 13, 14, 34, 35, 36 ve 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve müvekkillerinin miras payları oranında adlarına tescilini istemiştir.
Tespitten önce davacı ... tarafından davalı ... ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin men'i istemiyle açılan dava, davaya konu olan 172 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilmiştir.
Davalı ... ve arkadaşları; çekişmeli taşınmazların paylaşıldığını ve bir kısım parsellerde de ...'ın payını kendilerine sattığını, davacı yanın paylaşımda kendilerine düşen taşınmazları ise dava dışı 3. kişilere sattığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Davalı ... ve arkadaşları
: çekişmeli taşınmazların paylaşıldığını ve ...'ın bazı yerlerdeki hakkını anneleri ...'e sattığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen kararlar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamlarında özetle; "davacı ... mirasçıları ... ve arkadaşlarının, anneleri ... ile davalı ...'ın kardeş olduklarını bildirerek ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak çekişmeli taşınmazların 1/2 payının kendilerine ait olduğu iddiası ile dava açtıkları, davalı yanın ise çekişmeli taşınmazların paylaşıldığını ve bir kısım parsellerde de ...'ın payını kendilerine sattığını, davacı yanın paylaşımda kendilerine düşen taşınmazları ise dava dışı 3. kişilere sattığını ileri sürdüğünü, paylaşma ve satın alma iddialarına yönelik senetler de sundukları; birleşen davada ise davacı ...'ın paylaşma ve satın alma iddiasına dayanarak ... mirasçılarına tespit öncesi genel mahkemede müdahalenin men'i davası açtıkları, kadastro çalışmalarının yapılmasıyla çekişmeli taşınmazların 172 ada 8 ve 9 parsel olarak sınırlandırıldıkları anlaşıldığından davanın Kadastro Mahkemesine aktarıldığı, bu davada davalı ... mirasçıları çekişmeli taşınmazların paylaşıldığını ve ...'ın bazı yerlerdeki hakkını anneleri ...'e sattığını gösterir senetler sundukları, Dairenin █████████ ve 3128 Esas numaralarına kaydedilen Milas Kadastro Mahkemesi'nin ███████ ve 53 Esas sayılı dosyalarında dava konusu oldukları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesine göre davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, dosyaların birleştirilerek yargılamanın birlikte yürütülmesi gerektiği, somut olaya bakıldığında farklı parsellerin dava konusu edildiği ve tarafların karşılıklı olarak benzer iddialarda bulunduğu temyize konu dava dosyalarında, her iki tarafın aynı paylaşma senedine dayandığı ve çeşitli taşınmazlarda birbirlerinin paylarını satın aldıkları iddialarını ileri sürdükleri, temel olarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın terekenin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşıldı ise hangi taşınmazın kime isabet ettiği ve tarafların aralarında pay devri yapıp yapılmadığı noktalarında toplandığının anlaşıldığı, bu kapsamda ayrı dosyalarda yapılacak araştırma ve inceleme ile verilecek hükümlerin birbirini etkileyeceğinin muhakkak olduğu belirtilerek; dava dosyalarının birleştirilmesi ve yargılamanın birlikte yürütülmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamlarına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "asıl dava yönünden; çekişmeli 120 ada 11, 12, 13, 14 ve 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalıların nizasız ve fasılasız kullanımında olup, tarafların anneleri ... ile ...'ın kardeş olduğu, söz konusu taşınmazların babaları kök muris ...'dan eşi ..., kızları ... ve ...'ya kaldığı, akabinde kendi aralarında taksim ettikleri, ...'ın evlendikten sonra köye gidip gelmediği, davacıların nizalı yeri kullanmadıkları, taksim sonrasında davalılar tarafından kullanılmaya başlandığı, davalıların kazandırıcı zamanaşımı süresince nizasız fasılasız olarak dava konusu taşınmazların zilyedi oldukları, yine dava konusu 120 ada 34, 35 ve 36 parseller sayılı taşınmazların kök muristen kalan yerler olmadığı, senetle davalılar tarafından satın alındığı ve akabinde davalıların kazandırıcı zamanaşımı süresince nizasız fasılasız olarak dava konusu taşınmazların zilyedi oldukları; birleşen dava yönünden, dava konusu 172 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların bir bütün olarak ... ve ...'ın babaları kök muris ... adına kullanıldığı, kadastro tespiti sırasında 172 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1/2'şer pay ile ... ve ... adına tespit edildiği, 172 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ise ... adına tespit edildiği, dava konusu taşınmazların ... ve ... tarafından paylaşıldığı, 172 ada 8 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümünün davalılara, (B) harfiyle gösterilen bölümününün ise davacı ...'a ait olduğu, 172 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden talep olmadığı
" gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, çekişmeli 120 ada 11, 12, 13, 14, 34, 35, 36 ve 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine, 172 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 06.10.2015 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.007,89 metrekarelik bölümünün ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; aynı bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 5.983,95 metrekarelik bölümü ve 172 ada 9 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, 172 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, asıl davanın davacıları-birleşen davanın davalıları ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına, çekişmeli 120 ada 34, 35 ve 36 parseller sayılı taşınmazların tarafların müşterek murisinden intikal etmediği, ... mirasçıları tarafından 3. kişilerden satın alındıkları; çekişmeli 120 ada 11, 12, 13, 14, 172 ada 8, 9 ve 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tarafların müşterek murisleri ...'dan intikal ettiği, mirasçılar arasında yapılan taksimle 120 ada 11, 12, 13, 14, 172 ada 9, 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar ile 172 ada 8 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün ...'a düştüğü, mirasçılar ... ve ... arasında usulüne uygun olarak düzenlenen 01.12.1996 tarihli anlaşma tutanağında da; murislerinden kendilerine intikal eden taşınmazları taksim ettikleri, aralarında düzenlenen senetlerin geçerli olduğunu kabul ettikleri, tanık beyanlarıyla da bu hususun doğrulandığının anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, asıl davanın davacıları-birleşen davanın davalıları ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 120 ada 11, 13, 14, 35, 172 ada 8 ve 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik tüm, çekişmeli 120 ada 12, 34, 36 ve 172 ada 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup, çekişmeli 120 ada 12, 34 ve 36 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davanın reddine karar verildiği ve bu taşınmazların yüzölçümleri tespitten sonra komisyon kararları ile yeniden belirlendiği halde, İlk Derece Mahkemesince, hüküm yerinde komisyon kararlarına atıf yapılmaksızın tespit gibi tapuya tescillerine dair karar verilmesi suretiyle infazda tereddüt oluşturulması isabetsiz olduğu gibi, çekişmeli 172 ada 9 parsel sayılı taşınmaz, aktarılan birleşen davanın konusu olduğu, tarafların müşterek murisleri ...'dan intikal ettiği, mirasçılar arasında yapılan taksimle ...'a düştüğü dosya kapsamından sabit olduğu halde, İlk Derece Mahkemesince bu taşınmaz yönünden talep olmadığı belirtilerek, hüküm yerinde hem karar verilmesine yer olmadığına, hem de ... mirasçıları adına tescil hükmü kurulmak suretiyle infazda tereddüt oluşturması dahi isabetsiz olmuştur.
Ne var ki açıklanan hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün bu parseller yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davanın davacıları birleşen davanın davalıları ... ve arkadaşları vekilinin çekişmeli 120 ada 11, 13, 14, 35, 172 ada 8 ve 347 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA,
Çekişmeli 120 ada 12, 34, 36 ve 172 ada 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, çekişmeli 120 ada 12, 34, 36 ve 172 ada 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının ''1'' numaralı bendinin ''2.'' satırında yer alan "12, 34 ve 36" ibaresinin hükümden çıkarılarak, kararın ''1'' numaralı bendinin ''4.'' satırında yer alan "tesciline" ibaresinden sonra gelmek üzere "120 ada 12, 34 ve 36 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon kararları gibi tapuya tescillerine" ibaresinin eklenmesine; kararın ''2'' numaralı bendinde yer alan "davanın dava konusu 172 ada 9 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına" ibaresinin hükümden çıkartılmasına, hükmün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!