Kastamonuda kadastro tespitine itiraz, zilyetlik ve orman idaresi iddialarıyla taşınmazın mirasçılar adına tescil taleplerinin temyiz incelemesi.
Özet: Kadastro tespitiyle gündeme gelen 111 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetine ilişkin itiraz davasında, orman idaresi taşınmazın orman vasfında olduğunu iddia ederek kendi adına tescilini talep ederken, diğer müdahiller miras ve satış yoluyla taşınmazın mirasçılar adına kaydedilmesini istemiştir; ilk derece mahkemesi taşınmazın belirli hisselerini mirasçılara tescil edip bazı iddialar için görevsizlik kararı vermiş, orman idaresinin bu karara yönelik istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince reddedilmiş olup, dosya orman idaresinin temyizi üzerine Yüksek Mahkeme önüne gelmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
KARAR
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kastamonu Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., 2023/8 K.
Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, müdahil Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde; satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Kastamonu ili ... ilçesi ... köyünde bulunan tapusuz taşınmazların davacı adına tapuya tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gnderilmiştir.
Devrekani Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyasında, davacı ... ve asli müdahil ..., 12.05.1989 tarihli dilekçeleriyle, Kastamonu ili .... ilçesi .... köyü 98 parsel yönünden ... yararına davalarından feragat ettikleri gerekçesiyle, Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği hakkındaki davanın ise husumet yokluğundan reddine, 98 parsel sayılı taşınmazın ... adına tapuya tesciline karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine tapuya gönderildiği, ancak 111 parselin de malik hanesi açık olduğu halde Kadastro Mahkemesince karar verilmediğinden 111 parsel hakkında karar verilmek üzere Tapu Müdürlüğünce tutanak aslının 07.12.2016 tarihi müzekkere ile Kadastro Mahkemesine gönderildiği ve 2017/1 Esasa kaydı yapıldığı, 3402 sayılı Kanun’un 11. ve 27. maddeleri uyarınca ilanların yapılarak yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; Kastamonu ili .... ilçesi ... köyü 111 parsel sayılı taşınmazın, dava dışı 98 parselle bir bütün olduğunu belirterek, 3/4 payın kendisi adına, 1/4 payın ise kardeşi ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiş olup, Kadastro Kanunu'nun 31/1. maddesi gereğince asli müdahilin vekili sıfatıyla eşi ...'nün duruşmalara katıldığı ve 20.02.2018 tarihli duruşmada, 111 parsel sayılı taşınmazın tamamının ...'na ait olduğunu, onun vefatı ile birlikte taşınmazın mirasçılarına kaldığını, eşi ...'nün annesi ... ve kardeşi ...'dan paylarını satın aldığını, bu nedenle taşınmazın 3/4 payının eşi ...' ye ait olduğunu, 1/4 payının ise eşinin kardeşi olan Hacer'e ait olduğunu belirterek, hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil Orman İdaresi vekili müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, 2016 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığını, orman niteliği ile tapuda kayıtlı olduğunu belirterek, eski 111 yeni 118 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... tespit tarihi itibariyle taşınmazın ... mirasçılarına ait olduğu, ...'in taşınmazdaki zilyetliğinin tüm mirasçılar adına fer'i zilyetlik niteliğinde bulunduğu, ... mirasçıları olan ...'nin 1990, ...'in 1998, ...'in 2015 yılında vefat etmesi nedeniyle taşınmazın yarı hissesinin ... mirasçıları adına yarı hissesinin de ... mirasçıları adına tespit ve tescilinin gerektiği, ali müdahil ...’nün ise 111 parsel sayılı taşınmazı ...'dan kadastro tespit tarihinden sonra 24.09.1986 tarihinde satın aldığını iddia ettiği, yine babası ...'in vefatı üzerine mirasçılarına kalan taşınmazın 2/4 payını annesi ve kardeşinden satın aldığını iddia ettiği, babası ...'nun 2015 yılında öldüğü ve davacının taleplerinin kadastro tespitinden sonraki tarihlere ilişkin olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu ..." gerekçesiyle verilen, 111 parselin 1/2 payının ... ve 1/2 payının ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline, katılan davacının davası yönünden mahkemenin görevsizliğine dair ilk hükmün, davalı ... vekili tarafından, "111 parselin tapu kayıt miktar fazlası olduğu, fen bilirkişi raporunda 1340 sayılı orman parseli içine alındığı ve 1340 parselin 22.03.2017 tarihinde tapuya tescil edildiğinin belirtildiği, 111 parselin ayrıca 180 no.lu mera parseline komşu olduğu, mera ile bütünlük içinde olup olmadığının incelenmediği dayanak tapunun uymadığı, ham toprak niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi gerektiği" iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... ... köyünde 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 18.11.2016 tarihinde ilan edilen eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen evvelce sınırlaması yapılmış yerlerde aplikasyon ve sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosunun bulunduğu, dava bulunduğu halde orman kadastrosunun askı süresinin bitimi üzerine 6831 sayılı Kanun’un 11/4. maddesi uyarınca ... Devlet Ormanı I”in idari yoldan 22.03.2017 tarihinde 1340 parsel numarasıyla orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildiği, çekişmeli eski 111, yeni 118 ada 16 parsel sayılı taşınmazın devlet ormanı sınırları içinde kaldığı, istinaf incelemesine konu dava sebebiyle çekişmeli 111 parselin malik hanesi açık olduğu halde 1340 parselin sınırlarına dahil edilip orman niteliği ile hazine adına tapuya tescil edilmesinin yok hükmünde olduğu, diğer taraftan eldeki dava, aynı zamanda aplikasyon ve orman kadastrosuna itiraza dönüştüğü halde 6831 sayılı Kanun’un 11. maddesindeki yasal düzenleme uyarınca Orman Genel Müdürlüğü (Orman Yönetimi) davaya dahil edilmeden yokluğunda yargılama yapılıp aleyhine hüküm kurulduğu, Mahkemece çekişmeli 111 parsele ilişkin 3402 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi uyarınca düzenlenen tutanağın getirtilmediği, yeni parsel numarasıyla da hüküm kurulmadığı, hükme dayanak yapılan 25.10.2018 havale tarihli orman bilirkişi raporunda, yörede yapılan orman kadastrosundan bahsedilmediği ve belgelerin uygulanmadığı, memleket haritası ve hava fotoğrafları uygulanmak suretiyle sonuca gidildiği, çekişmeli taşınmazın batısında bulunan 113 (yeni 118 ada 17) parselin, hükmen orman olarak tescil edilmesine rağmen dava dosyasının getirtilip orman bilirkişi raporunun incelenmediği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanda 2016 yılından önce orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise çekişmeli taşınmazın hangi orman tahdidiyle orman sınırları içine alındığının Küre Orman İşletme Müdürlüğü’nden sorulmadığı, orman bilirkişisinden de bu yönde rapor alınmadığı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede aktarılan tescil davasının açıldığı 11.10.1982 tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman tahdidinin bulunması halinde orman tahdidine ilişkin harita ve çalışma tutanaklarının getirtilip uygulanması, 11.10.1982 tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman tahdidi yok ise çekişmeli taşınmaz 2016 yılında yapılan orman tahdidiyle orman sınırları içine alınmış ise bu durumda orman kadastrosu eldeki dava sebebiyle kesinleşmediğinden yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının uygulanması, taşınmazın toprak yapısı, çevresi ve bitki örtüsünün incelenmesi suretiyle dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, diğer taraftan çekişmeli taşınmaz dava dışı 98 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının miktar fazlası olup, kök tapunun yönsüz olan sınırlarında “mera” bulunduğu, yine çekişmeli taşınmazın güneyinde yoldan sonra 190 ada 14 sayılı mera parseli bulunduğu halde mahkemece mera araştırmasının da yapılmadığı, bu sebeple öncelikle Orman İdaresine dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, değinilen eksikliklerin giderilip, yöntemine uygun şekilde orman, mera ve zilyetlik araştırması yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması” gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "... çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve Kadastro Mahkemesinde davalı olduğu halde, yörede 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 18.11.2016 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alındığı, daha sonra da 1340 parsel numarasıyla orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, malik hanesi açık olan taşınmazın orman niteliği ile 1340 parsel numarasıyla Hazine adına yapılan tescilin yok hükmünde olduğu, davaya konu taşınmazın kadastro tespit tarihi itibariyle ... mirasçılarına ait olduğu, ...'in taşınmazdaki zilyetliğinin tüm mirasçılar adına fer'i zilyetlik niteliğinde bulunduğu, ... mirasçıları olan ...'nin 1990, ...'in 1998, ...'in 2015 yılında vefat etmesi nedeniyle taşınmazın yarı hissesinin ... mirasçıları adına yarı hissesinin de ... mirasçıları adına tespit ve tescilinin gerektiği, katılan davacı ...’nün ise 111 parsel sayılı taşınmazı ...'dan kadastro tespit tarihinden sonra 24.09.1986 tarihinde satın aldığını iddia ettiği, yine babası ...'in vefatı üzerine mirasçılarına kalan taşınmazın 2/4 payını annesi ve kardeşinden satın aldığını, yine ...’ın payını da 13.08.2018 tarihinde satın aldığını iddia ettiği, babası ...'nun 2015 yılında öldüğünden davacının taleplerinin kadastro tespitinden sonraki tarihlere ilişkin olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu ..." gerekçesiyle, davacı ... ile katılan davacı ... İdaresinin davasının esastan reddine, müdahil davacı ...’nün davasının görev yönünden reddine, çekişmeli 111 (yeni 118 ada 16) parsele ilişkin Kastamonu İl Mera Komisyonunun mera tespit, tahdit ve ... Köyü Tüzel Kişiliği’ne tahsis ve kesinleştirme işlemlerinin yine 100 no.lu orman kadastro komisyonunca yapılan çalışmanın ve çekişmeli taşınmazında idari yoldan 1340 parsel olarak orman niteliği ile tapuya tescil işlemlerinin iptaline, 1340 sayılı orman parselinin çekişmeli taşınmaza ilişkin tapusunun iptal edilip 111 (yeni 118 ada 16) parselin 1/2 payının ... mirasçıları ve 1/2 payının ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, müdahil davacı ... İdaresi vekili tarafında, "çekişmeli taşınmazın 2016 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde bulunduğu, orman sayılan yerlerden olduğu" iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanın ilk defa 2016 yılında yapılıp eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen orman tahdidi sınırları içinde kaldığı, ancak öncesi ve halihazır durumu itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu, dava sebebiyle çekişmeli parselin malik hanesi açık olduğu halde 1340 parselin sınırlarına dahil edilip idari yoldan orman niteliği ile hazine adına tapuya tescil edilmesinin yok hükmünde olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş ve iş bu karar, müdahil Orman İdaresi vekili tarafından, "istinaf dilekçesindeki iddialarla" temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!