İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, gelinlik üreticisinin kayıp kargo nedeniyle taşıyıcıdan haksız fiil tazminatı talepli davasında bilirkişi raporunun zamanaşımı, sorumluluk belgesi ve tazminat sınırlarını irdelediği özet.
Özet: Bir gelinlik üreticisi firma, şubeler arası gönderdiği bir gelinlik ve el yapımı çiçek içeren kargonun kaybolması üzerine taşıyıcı şirkete tazminat davası açmış; davalı taşıyıcı ise sorumluluk belgesi ve zamanaşımı iddiaları ile savunma yapmış; yapılan yargılamada bilirkişi raporu, kargonun kaybolmasında taşıyıcının sorumlu olduğunu, sorumluluk belgesinin kayıp durumlarını kapsamadığını ancak davanın zamanaşımına uğramış olabileceğini ve kasıt tespit edilmediğinden taşıyıcının sorumluluğunun Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri uyarınca sınırlı olması gerektiğini belirtmiştir.

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/İDDİA
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye genelinde gelinlik, nişanlık, abiye kıyafet ve aksesuarları üretimi ve toptan perakende satışı işi ile uğraştığını, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinde, şirket merkezi ve şubeleri arasında başta olmak üzere üretmiş olduğu mamullerin alıcısına teslimi için davalı şirket ile taşıma sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdikten sonra davalı şirkete teslim ettiğini, içerisinde bir adet gelinlik ve bir adet el yapımı çiçek bulunan ve ... şubesinde ... şubesine gönderilen ... takip numaralı kargonun, alıcıya süresi içerisinde teslim edilmediğini, yapılan araştırmalar sonrasında müvekkili şirketin gönderdiği kargonun kaybolduğu ve hiçbir şekilde bulunamadığının tespit edildiğini, kaybolan kargolar sebebiyle müvekkilinin zararının sabit olmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir şey yapılmadığını belirterek, açılan davanın kabulü ile kayıp kargolar içerisinde ki ürünlerin toplam bedelinin kargo teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurda ki davanın mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından aynı sözleşme ilişkisine istinaden ikame edilen birleştirilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ve eklerinin tarafına tebliğ edilmediğini, bu nedenle söz konusu delil ve belgelere ilişkin beyan ve itirazda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, sorumluluk belgesi imzalamış olan davacının müvekkili şirketten tazminat talep etmesinin mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirket tarafından üzerine düşen edimlerin gereği gibi yerine getirilmediğini, huzurda ki davada müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şeklide kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından süresinde bildirim yapılmadığını, müvekkile teslim edilen kargo içeriğinde ki emtianın ne olduğu ve bu emtianın müvekkili şirkete tam ve hasarsız olarak teslim edildiğinin davacı tarafça kesin delillerle ispatının gerektiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davada yargılama yetkisinin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde bulunması sebebiyle davanın usulden reddine, mahkemenin... Esas sayılı dosyaları ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir..... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih ve ... sayılı yetkisizlik kararı nedeniyle dosya mahkememize █████/2024 tarihinde intikal etmiş olup, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.DELİLLER1-Bilirkişi Raporu.Bilirkişi tarafından düzenlenen 28.03.2025 tarihli raporda özetle; TÜRK TİCARET KANUNU/Bildirim /MADDE 889'a göre; Davaya konu uyuşmazlığın gecikme veya hasar/zayi kaynaklı olmadığı, kargonun kayıp olduğu, yani alıcıya teslim edilemediği, bu nedenle kargonun kayıp olması nedeni ile bildirim yükümlüğü bulunmadığı kanaatine varılmakta olup taktirin sayın mahkemeye sunulduğu; Gönderinin Davalı Taşıyıcıya teslim edildiği 18.04.2022 tarihi ile Noter ihtarname tarihi, arabuluculuk tarihi ve dava açma tarihi arasında geçen süre | yıldan fazla olup, TTK Madde 855'e göre dava zamanaşımı bulunduğu kanaatine ulaşılmakta olup, konunun hukuki taktirinin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; Davaya konu kargonun kayıp olduğu ve alıcıya teslim edilememesi nedeniyle TTK 875'e göre, Davalı Taşıyıcının Sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı; “SORUMLULUK BELGESİ” düzenlenmesi yönüyle; taraflar arasında sorumluluk belgesi düzenlendiği görülmekle birlikte; “SORUMLULUK BELGESİ” kargonun sevkiyat sürecinde hasar ve diğer zarar durumlarında sorumluluğun göndericide olacağını belirtmekte olup, kargonun kayıp olması, alıcıya hiç teslim edilememesi durumunda kayıp sürecinin göndericinin sorumluluk kapsamında değerlendirilemeyeceği, kargonun kayıp nedeniyle alıcıya teslim edilemediği anlaşıldığından, kayıp sürecinden Davalı Taşıyıcının sorumlu olduğu, Zira, Sorumluluk Belgesinin kayıp/hiç teslim edilememe durumunu kapsamadığını, hasarlı olsa da kargonun alıcıya teslim edilmesinin gerektiğini; TTK 886'ya göre; her ne kadar kargo kayıp nedeniyle alıcıya teslim edilememiş olsa da somut olayda Davalı Taşıyıcının kasten, pervasızca bir fiili ve eylemi tespit edilememiş olup, Davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, hukuki taktir ve kanaatin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; TTK Madde 882'ye göre; Davalı Taşı n sınırlı sorumluluğunun 124,95 SDR * 19,9918 SDR/TRY = 2.497,97 TL olarak hesap edildiği; Karayolu Taşıma Kanunu Madde 8'e göre; kargo sevkiyat işlemleri esnasında kargo sevk belgesinde müşteri ürün irsaliye bilgilerinin bulunmadığı, ürün içerik bilgisi ve ürün kıymet bilgisinin yazılmamış olduğunun tespit edildiği, bu nedenle kargo içeriğinde, Davacı tarafından bulunduğu iddia olunan ürün/emtiaların bulunup bulunmadığının ispatı gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup taktirin sayın mahkemeye sunulduğu; TTK 882 Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine göre, sevkiyat esnasında ürün içeriği biliniyor olsa dahi, davalı taşıyıcının ödeyeceği en fazla tazmin tutarının sorumluluk sınırı/ SDR tutarı olarak belirlendiği; Ancak, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise ve Davalı Taşıyıcının tazminat ödemesinde tam tazminata uygulamasına göre taktir etmesi halinde; Davacının kargo içeriğinde bulunduğu iddia olunan ürün/emtialar için Davalı Taşıyıcı firmadan talep ettiği ve talep karşılığında 30.05.2022 tarihinde düzenlemiş olduğu faturada, dava konusu gönderide yer aldığı iddia edilen ürünlerin toplam bedeli 1 1.700,00 TL olarak belirtilmiş olup, taktirin sayın mahkemeye ait olduğu; bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Mahkememize açılan iş bu dava tazminat davasıdır.Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilmiş olan taşımacılık sözleşmesi kapsamında, davacının taşıma için davalı tarafa teslim ettiği emtianın taşıma sırasında zayi olup olmadığı, zayi olmuş ise, zayi olan emtianın bedelinin ne kadar olduğu, zayi olan emtianın süresi içerisinde davalı şirkete bildirilip bildirilmediği, davacının taleplerini zaman aşımı süresi içerisinde kullanıp kullanmadığı noktalarında toplandığı görüldü.Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, taraflar arasındaki taşıma hizmet sözleşmesinin, söz konusu emtia için düzenlenen irsaliyenin, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarının, davacının davalıya keşide ettiği ihtarın, ba/bs formlarının mahkememiz dosyasına celp edildiği görüldü.Taraflar arasındaki taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan eşyanın taşınması sırasında eşyanın zayi olup olmadığı, zayi olmuş ise ise davalının sorumluluğunun kapsamının ne olduğu, davacının taşıma sözleşmesi kapsamında doğan haklarını kanunun ön gördüğü süre içerisinde kullanıp kullanmadığının tespiti için dosya taşımacılık uzmanı sektör bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişiden alınan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülüdü.Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Taraflar arasındaki sözleşeme ile taşıma irsaliyesinden taraflar arasında taşımacılık sözleşmesi kurulduğu, davacının üçüncü kişilere teslim için simli prenses adlı malzeme ile çiçekten ibaret emtiayı taşıtmak için davalı kargo şirketine teslim ettiği uyuşmazlık dışıdır. Uyuşmazlığın esasını davacının taşıma sözleşmesi kapsamında doğan haklarını kanunun ön gördüğü süre içerisinde kullanıp kullanmadığı, süresi içerisinde kullanılmış ise davalının sorumluluk kapsamının ve sorumluluk miktarının ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır. Türk Ticaret Kanununun taşımacılık sözleşmesi için ön gördüğü Zaman aşımına ilişkin düzenleyen Madde 855/2 fıkrasında Eşya tamamen zayi olmuş ise ,zaman aşımı süresi, eşyanın teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacığını dördüncü fıkrasının ise Gönderen veya gönderilenin taşıyıcıya karşı olan haklarını, bir yıl içinde zaman aşımına uğrayacağını, diğer taraftan aynı kanunun 889 maddesinin ikinci fıkrasında zayi halinde eşyanın tesliminden 7 gün içerisinde teslim gerçekleşmemişse zayi bildiriminin yapılmasını hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden davaya konu eşyanın 18.04.2022 tarihinde sevk edildiği, ara buluculuk görüşmelerinin 29.11.2023 tarihinde başladığı 13.12.2023 tarihinde de sonlandığı davanın ise █████/2024 tarihinde açıldığı olarak görülmekte olup bir başka anlatımla davacının eşyanın tesliminden sonraki yedi günlük süresi içerisinde zayi bildiriminde buluhmadığı ve davasının bir yıllık zaman aşımı süresinde açmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;1-Davanın zaman aşımı nedeni ile REDDİNE,2-615,40-TL karar harcının peşin alınan 427,60-TL den düşümü ile kalan 187,80-TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,4-Davalı tarafından yapılan 32,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 3.600,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır