Hizmet tespiti isteminde davacının talep ettiği sürelerin aşılması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının gerekçe ve kapsamının HMK 297ye uygunluğunun Yargıtayca incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, bir işçinin eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin talebi aşarak davacının belirlediği dönemin ötesinde sigortalılık süresi tespit etmesi ve istinaf mahkemesinin bu kararı onamasının ardından, temyiz incelemesinde söz konusu talebi aşma durumunun usulüne uygun olmadığı ve davalı işverenlerin farklı sicil numaraları altında kayıtlı işyeri tescillerine ilişkin hususların yeterince değerlendirilmediği tespit edilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevkiyat müdürü olarak 01.03.2010 - 20.03.2013 / 30.06.2013 - 10.09.2013 / 10.02.2014 - 27.02.2014 / 01.11.2014- 04.04.2015, 17.04.2015 - 12.05.2015 / 08.01.2016 - 23.01.2016 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının müvekkil ...'e ait işyerinde çalıştığını, çalışmalarının usulünce bildirildiğini ve ücretinin de düzenli olarak ödendiğini, davacının düzensiz çalıştığını, kendi kendine işten ayrılıp dilediği zaman tekrar çalışmaya başladığını, müvekkilinin iyi niyetle ve acıma duygusu ile tekrar çalışmasına izin verdiğini, davacının çalışmalarının günü gününe bildirildiğini, davacının kesinleşmiş bir ceza için cezaevine girdiği zaman dahi çalıştığını iddia etmekte olduğunu, keza davacı ameliyat olduğu zaman dahi çalışmakta olduğunu iddia etmekte olduğunu, ayrıca müvekkilinin bir işyerinin olmadığı zamanda bile çalışma iddiasında bulunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının davalılara ait işyerinde 01.03.2010- 12.05.2015 ve 08.01.2016-23.01.2016 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını iddia etmekte olduğunu, ancak çalışmalarının kesintili olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... ise kendisinin davalı sıfatının olmadığını, ... Komisyonculuğu işletmesinin diğer davalı ağabeyi ...'e ait olduğunu, kendisinin bu şirketle bir ilgisinin olmadığını, kendisinin halen İzmir'de ikamet ettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalılara ait işyerinde 01.04.2015-31.12.2015 döneminde 270 gün, 01.01.2016-31.12.2017 döneminde 720 gün, 01.01.2018-31.10.2018 döneminde 300 gün hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
2.Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
3.Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
4.Eldeki davada, davacı 01.03.2010 - 20.03.2013 / 30.06.2013 - 10.09.2013 / 10.02.2014 - 27.02.2014 / 01.11.2014- 04.04.2015, 17.04.2015 - 12.05.2015 / 08.01.2016 - 23.01.2016 tarihleri arasında davalılara ait iş yerlerinden Kuruma eksik bildirilen sigortalılık sürelerinin tespitini talep etmiş, Mahkemece davacı yanın talebi aşılmak suretiyle, talep sonu olan 23.01.2016 tarihi sonrası olan dönem için de kabul kararı verilmiştir.
5.Yine davalılar ... ve ... adına Kurumda kayıtları nazarında farklı sicil numarasında ayrı ayrı işyeri tescil kayıtlarının olduğunun anlaşılmasına rağmen, Mahkemece infaza elverişli olmayacak şekilde davalılar yönünden tek bir işyeri olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
6.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!