Sigorta şirketinin, ehliyetsiz sürücü tarafından karıştığı trafik kazası sonucu üçüncü kişiye ödenen tazminatın araç sahibinden rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, davalıya ait aracın ehliyetsiz sürücü tarafından kullanıldığı bir trafik kazasında üçüncü tarafa ödediği 31.000 TLlik zorunlu mali sorumluluk sigortası tazminatını, poliçe gereği rücu hakkını kullanarak araç sahibinden tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, kusur oranının hatalı olduğunu, alacağın likit olmadığını ve icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2025---------- sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalıya ait ---------- plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ----------- nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketçe SMSS ile teminat altına alınan---------- plakalı aracın dava dışı ---------- plakalı araçla █████/2016 tarihinde karıştığı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası sonucu--------- plakalı araca zarar verdiğini, müvekkili şirket tarafından poliçe gereği trafik kazası sonucunda zarara uğrayan üçüncü kişiye 31.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, mezkur kaza sonrasında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ile sabit olduğu üzere davalının işleteni olduğu aracın dava dışı sürücü -------- tarafından ehliyetsiz olarak kullanıldığının tespit edildiğini, ehliyetsiz araç kullanılması ZMSS Genel Şartlarında rücu sebebi olarak gösterildiğini, bu sebeple yapılan ödemenin davalı taraftan rücuen tazmininin gerektiğini, davadan önce araç sürücüsüne ve araç sahibine ödenen tazminatın tahsili hususunda başvurulduğunu ancak başvurunun sonuçsuz kaldığını, daha sonra davalının akip konusu borcu ödememesi sebebiyle borçlu/davalı aleyhine ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyası ile alacağın tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, ancak davalı borçluların haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğini, alacağın likit ve net bir alacak olduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek; itirazın iptalini ve duran icra takibinin devamını, davalının %20'den düşük olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin ---------- Mahkemeleri olduğunu, davacının davasının zamanaşımına uğradığını, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmadığını, süresinde açılmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının dava konusu kaza sebebiyle sigrotalısına 31.000,00 TL ödeme yaptığını ileri sürdüğünü ve bunu rücuen tazminini talep ettiğini, kaza tespit tutanağının incelenmesinde müvekkilinin sahibi olduğu aracın şoförü ---------- %100 oranında kusur atfedildiğini, kazaya karışan diğer şoför --------- ise kusursuz olduğunun görüleceğini, davacının kaza tespit tutanağına göre dava dışı ---------- ödemede bulunduğunu ve bu ödenen rakamın müvekkiline rücu için yasal yollara başvurduğunu, kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini, kazaya karışan şoför ---------- ---------- D.iş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunduğunu, mahkemenin ''... tespiti istenilen hususların önceden tespiti zorunlu bulunmadığı gibi kaybolma ihtimali de bulunmamaktadır. Delil tespiti talebinde bulunan şahsın söz konusu kusur tespiti talebi esasen ileride açılması muhtemel olacak davanın esasına yönelik olup, delil tespiti yoluyla kusur durumunun tespit edilmesi de mümkün değildir. Hal böyle olunca tespit isteyenin mahkememizden delil tespiti istemesinde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmış ve tespit isteyen vekilinin kusur tespiti talebinin reddine, karar vermek gerekmiştir.'' kararı verdiğini, söz konusu kararın istinaf edildiğini, trafik kazasındaki atfedilen kusuru kabul etmediklerini, tutanağın hukuka aykırı tutulduğunu, davacının icra takibinde talep ettiği faiz türüne itiraz ettiğini, davacının talep ettiği faizin yasal olmadığını, davacının talep ettiği bedelin likit olmadığını, likit olmayan alacak sebebiyle yapılan borca itiraz sebebi ile açılan bu davada icra inkar tazminatına hükmedilmesinin söz konusu olmadığını savunarak; davanın reddini, davalı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatı hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.DELİLLER
:---------Ş, ---------- İl Nüfus Ve Vatandaşlık Müdürlüğü, ---------- Asliye Hukuk Mahkemesine müzekkereler yazıldığı görüldü.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, davacının zorunlu trafik sigortacısı sigortacısı olduğu ve davalıya ait--------- plakalı aracın karıştığı █████/2016 tarihli trafik kazası nedeniyle zarar görene 31.000,00 TL sigorta tazminatı ödeyen davacının bu bedeli davalı araç sürücüsü ---------- ehliyetsiz olması nedeniyle davalıdan rücuuna dair başlattığı -------- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır.Davanın haksız fiilden (trafik kazasından) kaynaklanan tazminat davası olduğu, eldeki davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5 ve 16. maddeleri uyarınca davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, davacının zarar gören olarak adresinin --------- olduğu, mahkememiz yetki çevresi içerisinde bulunduğu kanaatine varıldığından, davalının icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir.Borca itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edildiğine dair bir delil bulunmaması nedeniyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalının hak düşürücü süre itirazının reddine karar verilmiştir.Davalının zamanaşımı def'i yönünden;Dava konusu trafik kazası █████/2016 tarihinde gerçekleşmiştir. Davacı tarafından █████/2016 tarihinde zarar görene 31.000,00 TL sigorta tazminatı ödenmiştir.--------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takip tarihi █████/2017 tarihidir.Görevsiz --------- Esas sayılı dava tarihi █████/2019 günüdür. Dava konusu alacağın █████/2016 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın rücu alacağı olduğu ve KTK 109/son maddesi uyarınca "motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu haklarının, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına" uğrayacağı, davacının zarar görene ödemeyi █████/2016 tarihinde yaptığı ve zamanaşımının bu tarihte işlemeye başladığı, zamanaşımının TBK 154/1-b.2 uyarınca █████/2017 tarihinde --------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibinin yapılması ile kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, anılan takipte alacaklı vekilinin █████/2019 tarihinde dosyanın yeniden işleme konulmasını talep etmesiyle zamanaşımının yeniden kesildiği ve işlemeye başladığı, █████/2019 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının yeniden kesildiği, görevsiz mahkemede açılan dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.---------- Esas sayılı davasının açılmasından sonraki sürece ilişkin olarak;Mahkemece █████/2020 tarihinde görevsizliğe ilişkin gerekçeli kararın yazıldığı, bu tarihten sonraki ilk işlemin █████/2025 tarihinde davacı vekilinin gerekçeli kararın tebliğe çıkartılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin talep dilekçesi olduğu görülmüştür. Davalı tarafça █████/2019 tarihinde süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edildiği, cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 157. Maddesi uyarınca "(1)Bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar. (2)Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. (3)Zamanaşımı, iflas masasına başvurma sebebiyle kesilmişse, iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yenidenistenmesi imkânının doğumundan itibaren yeniden işlemeye başlar."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 158. Maddesi uyarınca "Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda da belirtildiği gibi her ne kadar görevsiz --------- Esas sayılı dava tarihinde zamanaşımı gerçekleşmemiş olsa da, atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca zamanaşımı süresinin dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağı, bu anlamda mahkemece █████/2020 tarihinde görevsizliğe ilişkin gerekçeli kararın yazılmasından sonra dosyadaki ilk işlemin █████/2025 tarihinde davacı vekilinin gerekçeli kararın tebliğe çıkartılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin talep dilekçesi olduğu, yukarıda da belirtildiği gibi somut olayda alacağın iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, belirtilen tarihler arasında alacağın zamanaşımına uğradığı, davacının TBK 158 maddesindeki altmış günlük ek süreyi de geçirmiş olduğu, cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inin bulunduğu, bu sebeple alacağın zamanaşımına uğraması nedeniyle talep edilebilir nitelikte olmadığı kanaatine varılmış, alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,1-Alacağın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle DAVANIN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 529,41 TL harçtan mahsubu ile bakiye 85,99 TL’nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 6,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,6-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (31.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025