Hırsızlık Suçundan Verilen Hükmün, Sanığa Zararı Karşılama ve Etkin Pişmanlık Hükümlerinden Yararlanma İmkânı Tanınmaması Nedeniyle Bozulması Kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkındaki hüküm, temyiz incelemesi sonucunda, şikayetçinin zararının sigorta şirketince karşılanmış olması ve sanığın tazminat ödeme beyanı karşısında, sanığa sigorta şirketine ödeme yapması için makul bir süre tanınarak Türk Ceza Kanununun 168/2. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma imkanının değerlendirilmemesi sebebiyle bozulmuş, sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri ise reddedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ
: Hırsızlık
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin 291/1.maddesi gereği süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmadığına, sanığın talebine rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 32.maddesi kapsamında rapor aldırılmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;
Şikayetçinin soruşturma evresinde alınan ifadesinde 3.889,83 TL zararının olduğunu, bozma sonrası beyanında ise zararın sigorta şirketi tarafından karşılandığını belirtmesi, sanığın 10.10.2023 tarihli duruşmada zararı karşılamak istediğini beyan etmesi karşısında; sanığın, sigorta şirketinin, şikâyetçinin çalıştığı iş yerine yaptığı ödemeyi, şirkete ödemesi için, ödeme yeri de belirlenmek suretiyle sanığa makul bir süre içerisinde şirketin zararını tazmin etme imkanı sağlanıp, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!