Hırsızlık davasında sanığın gerekçesiz temyiz istemi reddedilirken, müdafiinin bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın verdiği bozma kararının hukuka aykırılığı nedeniyle hüküm bozuldu.
Özet: Sanığın gerekçesiz temyiz talebi reddedilirken, sanık müdafiinin temyizi kabul edilerek, bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi hükmünü yasalarda sınırlı olarak belirtilen haller dışında duruşma açmaksızın bozma yetkisi olmadığı halde dosya üzerinden inceleyerek bozması ve bu hukuka aykırı bozma kararına dayanarak yeniden hüküm kurulması usulden hatalı bulunmuştur; bu nedenle bölge adliye mahkemesinin bozma kararının hukuki değerden yoksun olduğu ve tarafların çağrılarak duruşma açılıp delillerin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ
: HırsızlıkI. Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.07.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,II. Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.09.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.09.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, aynı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.