Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığı suçlarında bölge adliye mahkemesinin duruşma açma zorunluluğuna uymadan verdiği bozma kararını usulden bozdu.
Özet: Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümlerle ilgili temyiz incelemesinde, sanığın doğrudan temyiz başvurusu, yasal gerekçe sunulmadığı için reddedilirken, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyizleri kabul edilebilir bulunmuş; ancak bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını, duruşma açmadan ve yasada belirtilen sınırlı bozma nedenleri dışında bir gerekçeyle bozma kararı vermesi hukuka aykırı görüldüğünden, dosya üzerinden verilen bu hatalı bozma kararı ile buna bağlı hükümlerin iptaline ve bölge adliye mahkemesine yeniden duruşma açılarak hukuka uygun hüküm tesis edilmesi için dosyanın iadesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
I. Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 01.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen kararlar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II. Sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 06.09.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 06.09.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, aynı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!