Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçunda, süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddi, sanık ölümü nedeniyle kamu davasının düşmesi, beraatın onanması ve hukuka aykırı delil sebebiyle mahkumiyetin bozulması kararı.
Özet: Yargıtay, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde, bir sanığın temyiz talebini süresinde yapılmadığı için reddetmiş, hükümden sonra vefat eden diğer bir sanık hakkındaki kamu davasını düşürmüş, bir sanığın beraat hükmünü hukuka uygun bularak onamış, ancak son sanık hakkında usulüne uygun arama kararı olmaması ve hukuka aykırı yollarla elde edilen delillere dayanılması nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmünü bozarak sanığın beraat etmesi gerektiğine karar vermiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: Sanık ... hakkında beraat; sanıklar ... ve ...hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî bozmaSanık ...'ın temyiz isteği yönünden; sanığa usulüne uygun olarak 21.10.2015 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 1 haftalık yasal süreden sonra 02.11.2015 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. Sanık ...'ınTemyiz İstemi YönündenSanığın yokluğunda verilip 21.10.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 02.11.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.Sanık ...'ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 03.09.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,III. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi YönündenYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,IV. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi YönündenOlay tutanağına göre, 29.04.2014 tarihinde, D-715 karayolu üzerinde sanık ...'a ait ... plakalı araç ile ...plakalı sanık ...'nin sürücülüğünü yaptığı, sanık ...'nin ise yolcu olarak yer aldığı araçların yan yana durdukları, durumlarından şüphelenilmesi üzerine, sanık ...'dan aracın bagajını açmasının istenildiğini, siyah poşetlere sarılı üzeri tespit edilemeyecek derecede kapatılmış poşetler içerisinde 60 karton kaçak sigara, diğer sanıkların bulunduğu araçta ise sanıkların rızası ile aracın kasasında üzerine örtü serilmiş ağzı kapalı siyah poşet içerisinde 20 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda; sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla, Anayasa'nın 38/2. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2. ve 230/1. maddeleri gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın savunmasında atılı suça yönelik ikrarının da bulunmadığı gözetildiğinde, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.