Bankanın IBAN ve alıcı ismi eşleştirme yükümlülüğü, yanlış havale sebebiyle tazminat davası ve ibra belgesinin sıhhati araştırılmadan verilen bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Mevcut hukuki anlaşmazlık, bankanın havale işleminde alıcı adı ile IBAN eşleştirmesi yapma yükümlülüğünü ihlal ederek, bir şirkete gönderilmesi amaçlanan parayı üçüncü bir kişiye aktarması sonucu ortaya çıkan zararın tazmini talebiyle açılan bir davayı ele almaktadır; ilk derece mahkemesi bankanın sorumluluğunu kabul ederken, bölge adliye mahkemesi, davalı bankanın sunduğu ve üçüncü taraf şirketin bankayı ibra ettiğini iddia eden bir belgeye dayanarak davayı reddetmiş; ancak Yüksek Mahkeme, bu ibra belgesinin gerçekliğinin davacı itirazlarına rağmen yeterince araştırılmadığı ve belgenin altındaki imzanın kime ait olduğunun tespit edilmediği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: RetİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 9. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yaptığı firma personelinin şirket iban numarası vermek yerine şahsi iban numarası verdiğini, yapılan havalenin alıcı olan şirketin eline ulaşmaması üzerine iban numarasının alıcı şirket personeli tarafından bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yanlış bildirildiğinin anlaşıldığını, havale alıcısı olarak belirtilen isim ile iban numarası sahibinin eşleşmediği durumda bankanın ödeme yapmaması ve banka çalışanının havaleyi iade etmesi gerektiğini, fakat paranın alıcısı dışında üçüncü kişiye ödendiğini ileri sürerek zararın tazminini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle, söz konusu işlemin bankacılık tekniği açısından ATM üzerinden gerçekleştirilen bir para transferi yani havale işlemi olduğunu, havale işleminde, bir kişinin parasını başka bir kişiye/hesaba para aktarılması veya başka bir kişiye ödeme yapılması hususunda bankaya talimat ve yetki verdiğini, davacının gerçekleştirdiği bir işlemle ilgili kendi hatasından kaynaklanan bir hususta bankaya husumet yönelterek dava açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile havale işleminde alıcı adı ile hesap numarasının mutlaka bulunması gerektiği, bankaların güven kurumları olup, havalede isim ve isme ait hesap numarasının uyumlu olması yani örtüşmesi hususunu incelemekle sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı yanca istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı banka, yaptığı işlemle özen yükümlülüğüne aykırı davranmışsa da dava dışı alıcı şirketin söz konusu havale işlemi nedeniyle davalı bankayı ibra ettiği, davacı tarafça zarar oluştuğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, bankanın iban ve alıcı eşleştirmesi yapmadan, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek havale işlemini gerçekleştirdiği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.B.Değerlendirme ve GerekçeDava konusu talep hakkında yukarıda açıklanan gerekçe ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalı Banka vekilinin istinaf istemi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir. Bu kez davacı vekilince temyiz isteminde bulunulmaktadır.Somut uyuşmazlıkta çözülmesi gereken husus yurt dışı para transferinde davalı bankanın iban numarası ile alıcı bilgilerinin eşleşip eşleşmediğini kontrol etme zorunluluğunun olup olmadığı, üçüncü kişinin hesabına yatırılan havale bedelinin davalı bankadan talep edip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.Davacı, .... İnşaat firmasına ödeme yapmak istediğini beyan etmiş, ... İnşaat firması davalı Bankaya yaptığı yazılı talimat ile davacı tarafından gönderilen 400.000,00 USD'nin çalışanları olan...'ya ödenmesini istediği savunulmakta ise de davalı yanca sunulan ibra mahiyetindeki belgenin sıhhatine ilişkin davacı yanca ciddi itirazlarda bulunulmuştur. İbra, borcu sona erdiren sebeplerden biri olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilirse de Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan işbu belgenin sıhhati araştırılmaksızın davacı itirazları karşılanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş davalı yanca sunulan belge altındaki imzanın dava dışı adı geçen şirket yetkilisine ait olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.