Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı yapılan istinaf başvurusunun yaklaşık ispat şartları yönünden değerlendirilmesi.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, yüklenicinin bir inşaat projesini eksik ve ayıplı tamamlaması nedeniyle sözleşmenin feshi üzerine davacı tarafça talep edilen ihtiyati haciz kararı, ilk derece mahkemesince alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık ispatının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddedilmiş olup, bu karara karşı davacının delil tespiti raporunu dayanak gösteren istinaf başvurusu ve davalının bu rapora itirazları dikkate alınarak, ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispat koşullarının sağlanıp sağlanmadığı üst mahkemece değerlendirilmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, mahkemece verilen davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddi kararı sonrasında davacı vekilince talebin reddine dair ara karara karşı istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, ... Mah., ... arsanın maliki olan davacının bu arsa üzerinde işyeri gereksinimi karşılamak üzere davalı taraf ile inşaat yapımı için noter huzurunda 08.08.2023 tarihli bir inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, yüklenici şirketin ilgili arsa üzerinde fabrika ve idari ofis binası yapımı için anahtar teslim usulü olmak üzere yükümlülüğü bulunduğunu, bu inşaat karşılığında yükleniciye harcama bedelinin %10'una tekabül eden kısmın ücret olarak ödeneceğini, ilgili inşaatın sözleşme tarihinden itibaren 18 ay içerisinde anahtar teslim olarak bitirileceğini, malzeme ve işçilik bedellerinin bir kısmı için davacının direkt olarak -davalının talebi üzere- işbu firmalara ödeme yaptığını, günümüze kadar 32.530.000TL davacıya ödeme yapıldığı, yapılacak inşaat için davacı tarafından 9.881.646,50TL demir alımı için kredi çekildiği ve davacıya gönderildiği, fakat tüm bu ödemelere rağmen inşaat seviyesinin halen %50 civarında olduğu, İstanbul Anadolu 46. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığı ve bu tespite göre anahtar teslim maliyetinin 111.868.848TL olarak hesaplandığı, işbu tespitte 12.04.2025 tarihi itibariyle inşaatın %50 seviyesinde olduğu ve ruhsat tadilatı artı imalat süresinin 12 aylık bir süreyi gerektirdiği, 11.12.2024 tarihinde Sancaktepe Belediyesi tarafından ruhsat ve projeye aykırılıklar nedeniyle Yapı Tatil Tutanağı düzenlendiği, bu nedenlerle taraflarca 13.05.2025 tarihli ihtarname ile sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiği, fesih kapsamında; belirsiz alacak davası olarak açılan bu davada yargılama neticesinde arttırılmak üzere fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000TL yükleniciye fazla ödenen iş bedelinin, 100.000TL ayıplı imalat bedelinin ve 100.000TL menfi zarar bedelinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine ek tedbiren ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece 20.05.2025 tarihli ara karar ile; İİK 257, 258/1 ve 259/1 maddelerindeki şartların oluşmadığına, taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesi gözetilerek yapılan incelemede; davanın dayandığı hukuki sebep ve dava değeri alacağın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğine, mevcut delil ve müteallik alacağın varlığına ve miktarına açıkça delalet eden yeterli delil bulunmadığı bahsiyle yaklaşık ispat şartı oluşmadığından davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Mahkemenin ihtiyati haciz kararına karşı davacı vekili istinaf dilekçesi ile; İstanbul Anadolu 46. Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan değişik iş dosyasındaki delil tespitinde yer alan bilirkişi raporunun ihtiyati hacze delil teşkil edilebilecek nitelikte olduğu, öncelikle teminatsız aksi halde uygun bir teminat karşılığında ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesine verdiği cevap dilekçesi ile; davacı tarafın İstanbul Anadolu 46. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ değişik iş sayılı delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunun davacının iddiaları doğrultusunda davalı yan dinlenilmeden sadece teknik tespit içeren bir rapor olduğu, ihtiyati hacze yetecek nitelikte bir delil oluşturmadığını, bu tespite itiraz ettiklerini, davacı tarafın iddia ettiği alacağın muacceliyeti ve borcun varlığına ilişkin durumun tartışmalı olduğunu, müvekkilinin üzerinde baskı kurulmak istenmesi ve ticari itibarının zedelenmek amacı ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, tüm bu nedenlerle yaklaşık ispat şartının oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz talebinin reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yolu başvurusunun reddini talep etmiştir.Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ise hakim, ihtiyati tedbire davanın her aşamasında karar verebilir. İhtiyati haczi düzenleyen İ.İ.K.'nın 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan menkuller ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, borcun vadesi gelmemiş olsa bile ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İ.İ.K.'nın 258. maddesine göre, ihtiyati haciz talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Öte yandan Anayasanın 141/3. maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır.
DEĞERLENDİRME
: Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı, davalı ile 08.08.2023 tarihli inşaat yapımına ilişkin sözleşme yapmıştır. Davacı, sözleşmeye istinaden bir kısım ödeme yaptığını ve kredi çektiğini, sözleşme tarihinden itibaren 18 ay içinde sözleşme konusunun tamamlanması gerektiğini, fakat değişik iş delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporuna göre inşaatın henüz %50 seviyesinde bulunduğunu, Sancaktepe Belediyesi tarafından Yapı Tatil Tutanağı düzenlendiğini, bilirkişi raporuna göre inşaatın bitmesine henüz 12 aylık bir süre öngörüldüğünü, bu sebeplerle sözleşmeyi haklı nedenle davacının feshettiğini beyan ederek ödediği bedellerin iadesine ek olarak; menfi zararının ve ayıplı imalat bedelinin tazmini ile tedbiren ihtiyati haciz istemli dava açmıştır. Değişik iş dosyasındaki delil tespitinde yer alan bilirkişi raporuna göre talebe konu inşaat projesinin ruhsata bağlanıp bağlanamayacağı gibi hususların belediye ve ilgili kurumlar ile yapılacak yazışmalar sonucunda ortaya çıkacağı ifade edilmiş olup davacının alacak miktarı yargılama neticesinde belirleneceğinden ihtiyati haciz talebi yerinde değildir.Bu sebeple davacının iddiası yargılamaya ve ispata muhtaç olup, İİK 257 maddesindeki ihtiyati haciz şartları oluşmadığından mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2025 tarihli ████████ Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!