Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 466 sayılı kanun kapsamında açılan tazminat davasında manevi tazminatın fahişliği ve vekalet ücreti hataları nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: 466 sayılı Kanun uyarınca açılan tazminat davasında, beraat kararının davacıya tebliğinin dosyadan anlaşılamaması nedeniyle davanın süresinde açıldığı kabul edilmiş; ancak, hükmedilen 5.000 TL manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği, tutukluluk süresi gibi nesnel ölçütlere uymayacak şekilde fazla olduğu ve reddedilen tazminat miktarı üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçeleriyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava
: 466 sayılı Kanuna göre tazminatDava Tarihi
: 01.09.2008Hüküm
: 750 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve 1.250 TL vekalet ücreti ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden 1.250 TL vekalet ücretinin de davacıdan alınıp davalıya verilmesineDosya incelenerek gereği düşünüldü
:Kesinleşmiş beraat kararının bizzat davacıya tebliğ edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılamaması karşısında, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 gün ve ████████ esas, ███████ sayılı kararı da göz önüne alınarak, davanın süresinde açıldığı kabul edilmiş ve bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı tutuklu kaldığı süre, tutuklandığı tarihteki paranın satın alma gücü ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacıya bu ölçülere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmedilmesi,2-Reddedilen tazminat miktarı üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı olup, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 23.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.