Yargıtaydan, cezaevine yasak eşya sokma suçunda, tutukluya kanun yolu hakkının usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle zamanaşımından düşme kararı.
Özet: Sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, sanığın cezaevinde olması sebebiyle kanun yolu bilgilendirmesinin eksik yapılması ve gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek, eylemin zamanaşımı süresinin mahkûmiyet hükmü tarihi ile temyiz incelemesi tarihi arasında dolduğu tespit edildiğinden, hükmün bozulmasına ve yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararSUÇ
: İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05/.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının ve 10.07.2024 tarihli ek kararının sanık tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü:Temyiz süresinin geçmesinden doğan sonuçları ortadan kaldırmak üzere başvurulan eski hale getirme talebiyle ilgili olarak değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'a ait olması karşısında, sanığın eski hale getirme talebi niteliğindeki dilekçesine yönelik yerel mahkeme tarafından verilen 10.07.2024 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;Başka bir suçtan dolayı cezaevinde bulunan sanığın 18.05.2017 tarihli duruşmada hazır edildiği, hükmün kendisine tefhim edildiği ancak yasa yoluna dair kısımda ''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun ) 263/1. maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin'' yazılmadığı ve bu hususun tefhim edilmediği ve gerekçeli kararın da sanığa hiç tebliğ edilmediği anlaşılmakla, sanığın 24.04.2024 tarihli eski hale getirme ve temyiz istemlerinin süresinde olduğu tespit edilmiştir.Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. GEREKÇESanık hakkında yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların, türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1- (e) maddesinde, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.5237 sayılı Kanun’un 67/2 - (d) maddesi uyarınca, zamanaşımı süresini kesen 18.05.2017 tarihli mahkumiyet hükmünden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.II. KARARAçıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.