7. Ceza Dairesi, Askeri Ceza Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararını, on iki yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozarak kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
Özet: Sanığın 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, mahkeme tarafından temyiz süresinin hatalı belirtilmesine rağmen temyizin süresinde kabul edilmesiyle birlikte, suçun işlendiği 07.06.2009 tarihinden temyiz incelemesine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle bozulmuş ve yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesindeki 15 günlük temyiz süresinin Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararlara ilişkin olarak düzenlendiği, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce verilip Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin "15 gün" olarak belirlenmesi suretiyle sanığın temyiz süresi yönünden yanıltıldığı anlaşıldığından 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde kabul edildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 07.06.2009 tarihinden temyiz
incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!