Kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında etkin pişmanlık indirimi, zincirleme suç hükümleri ve müsadere kapsamındaki hatalar nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Kaçakçılık suçundan mahkum edilen sanık hakkındaki hüküm, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamasına rağmen kovuşturma evresinde ödeme yapması nedeniyle yanlış indirim oranı uygulanması, temel ceza belirlenirken eksik adli para cezası tayini, benzer eylemlerinin zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı hususunun yeterince değerlendirilmemesi ve müsadere kararının yalnızca adli emanetteki eşyaları kapsayarak eksik verilmesi gibi hukuka aykırılıklar tespit edilmesi nedeniyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, eşya müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.1.Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarın sanık tarafından kovuşturma evresinde ödendiği halde belirlenen ceza miktarından 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,2.Sanık hakkında temel ceza belirlendikten sonra, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken cezanın 6 ay 20 gün hapis ve 1 gün adli para cezası yerine 6 ay 20 gün hapis olarak belirlenmesi sureti ile eksik cezaya hükmedilmesi,Ancak;3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, ████████ Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 08.01.2014 olduğu,Yapılan UYAP sorgulamasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ numaralı Esasında kayıtlı olduğıu anlaşılan Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 19.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.11.2013 olduğu,Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,4.Dava konusu eşyanın tamamı hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. fıkrası gereği müsadere karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yalnızca adli emanetteki kaçak eşyalar hakkında karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.