Kanuni temsilciye şirket borçları için ödeme emri gönderilmesi öncesinde asıl borçlunun malvarlığının usulüne uygun araştırılması zorunluluğu.
Özet: Bu hukuki belge, bir şirketin amme alacaklarından kaynaklanan borçları için kanuni temsilciye çıkarılan ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir; temel anlaşmazlık, asıl borçlu şirketin malvarlığı hakkında usulüne uygun ve zamanında bir araştırma yapılıp yapılmadığı noktasına odaklanırken, Bölge İdare Mahkemesi, kanuni temsilciye başvurulmadan önce hukuken geçerli bir malvarlığı araştırması yapılmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin ret kararını bozarak ödeme emrini iptal etmiş, davalı idare ise usulüne uygun araştırma yapıldığı iddiasıyla kararın bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Defterdarlığı-...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLLERİ
: Av. ...-Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait borçların tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin ara kararı üzerine davalı idarece dosyaya ibraz edilen belgelerden, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması üzerine şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırması neticesinde, 6. sırada haciz uygulanan iki adet aracı dışında şirketin borcunu kısmen veya tamamen karşılayacak herhangi bir malvarlığının bulunmadığının tespit edildiği, bu durumun █████/2019 tarihli servis notu ve tahsil güçlüğü bulunan alacaklara ilişkin tespit formuyla da ortaya konulduğu, bunun üzerine anılan borçların tahsili için davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği görüldüğünden, malvarlığı araştırması neticesinde bahsi geçen amme alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği ve ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacıdan tahsili yoluna gidilebileceği sonucuna varıldığı bu nedenle dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Vergi Mahkemesinin ara kararına cevap olarak gönderilen malvarlığı araştırmalarına ilişkin belgelerden; TAKBİS sorgulamasının davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği tarih olan █████/2020 ile tebliğ edildiği █████/2020 tarihinden sonra █████/2020 tarihinde yapıldığı ve dava konusu ödeme emrinin dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin şirkete e-tebliğ edildiği, █████/2019 tarihinden önce █████/2018, █████/2019 ve █████/2019 tarihlerinde şirketin banka hesaplarına e-haciz uygulandığı, █████/2014, █████/2015, █████/2015 ve █████/2019 tarihlerinde şirketin ... ve ... plakalı araçlarına 6. sırada haciz konulduğu, █████/2019 tarihinde asıl borçlu şirket hakkında tahsil güçlüğü bulunan alacaklara ilişkin tespit formunun düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu durumda, asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun malvarlığı araştırması yapıldığının somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı dikkate alındığında, asıl borçlu şirket hakkında malvarlığı araştırması yapılarak amme alacağının şirket mal varlığından tahsili yoluna gidilmesi gerekirken bu yönde hukuken geçerli bir araştırma yapılmaksızın, amme alacağının kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun mal varlığı araştırması yapıldığı ve üzerine kayıtlı mal varlığına rastlanmadığından, şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Davacı adına, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait borçların tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.İLGİLİ MEVZUAT
:6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un olay tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, Kanun'un 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği hüküm altına alınmıştır.213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirket hakkında sahte belge kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden yapılan tarhiyata ilişkin olarak █████/2019 tarihinde, o dönemdeki şirket kanuni temsilcisi olan ...'in vekili ... ile tarhiyat öncesi uzlaşma tutanağı imzalanmış olmasına rağmen, söz konusu borcun ödenmemesi üzerine, asıl borçlu şirketin malvarlığının bulunmadığının tespiti sonrasında, davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, davacının ise █████/2006 tarihinden itibaren şirketin kurucu ortağı ve müdürü olduğu, █████/2018 tarihinde şirket ortaklığından ve aynı zamanda müdürlük görevinden ayrıldığı anlaşılmıştır.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, davacının sorumluluğunun, kanuni temsilciliği döneminde beyanname verilmemesi, beyan edilen bir borcun ödenmemesi veya yapılan inceleme sonucu eksik beyanda bulunulduğunun tespiti gibi hallerde 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yerine getirilmesi gereken ödevler konusunda sözkonusu olabileceğinden, kanuni temsilcilik sıfatı █████/2018 tarihli genel kurul kararıyla sona eren davacının, yeni kanuni temsilci tarafından █████/2019 tarihindeki tarhiyat öncesi uzlaşma sonucu tahakkuk ettirilip ödenmeyen vergi borcundan sorumlu tutulamayacağı açık olduğundan, davanın kabulü ile dava konusu ödeme emrinin iptaline karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Davalının temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.